HaberlerİranKuzey AmerikaOrtadoğu

Amerika, tekrar KOEP’i İhlal Etti

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyyid Abbas Erakçi, Amerika’da geçmişteki hükümet ile şimdiki hükümetin 1.5 yıldaki çoğu girişimlerinin 5+1 ve İran arasında varılan nükleer anlamaya aykırı olduğunu söyledi.

Erakçi, Amerikan senatosunun 8 temmuz tarihinde İran aleyhinde yeni yaptırımları onaylamak için oy kullandığını belirterek, bu tasarının Amerikan temsilciler meclisinde son olarak onaylanması ve Amerikan başkanının da imzalaması halinde, bunun İran aleyhinde yeni yaptırımların uygulanması anlamına geleceğini belirterek şiddetle eleştirdi.

Seyyid Abbas Erakçi, İran’ın nükleer anlaşmanın yürütme kurumu başkanı Erakçi, nükleer anlaşmanın 26 ve 29. bendlerine göre, Amerika’nın hüsnüniyet ve yapıcı bir ortamda anlaşma maddelerini uygulaması ve bu anlaşmayı olumsuz yönde etkileyecek her türlü girişimden sakınması gerektiğine vurgu yaptığını söyledi.

İran dışişleri bakanının uluslararası ve hukuk işleri yardımcısı Erakçi, Amerikan senatosunun İran aleyhinde yeni yaptırımlarıyla ilgili tasarının onaylanması halinde bunun Amerika’nın taahhütlerini çiğnediği manasına geleceğini belirterek, İran’ın bu gelişmeleri çok yakından gözetlediğini ve takip ettiğini söyledi.

Bilindiği gibi İran ve 5+1 grubu arasında varılan nükleer anlaşmalar geçen yıl ocak başından beri uygulamaya girmiş ve Amerikan yönetimi de, bu anlaşmanın taraflarından biri olarak sürekli olarak anlaşmayı çiğnemiştir.

Trump’ın başkanlığı döneminde hayata geçirilmek istenen senaryolardan biri KOEP’le ilgili asılsız iddialar ortaya atılarak İran’a baskı yapılması meselesidir. Amerikalılar, KOEP’i resmen ihlal etmeksizin bu anlaşmayı göz ardı edebileceklerini düşünüyorlar. Trump döneminin geçmişle tek farkı ise Amerika bu kez KOEP’le ilgili kendine yöneltilen eleştirilerin dozunu azaltmak için İran’ı KOEP dışında baskı altına almaya çalışıyor ve sözde kendisinin KOEP’e bağlı kaldığını ve KOEP’le ilgili bir sorunun bulunmadığını, ancak İran’ın başka hususlarda kanunlara aykırı davrandığını iddia ediyor. Ancak Amerika’nın bu tutumu, uluslararası desteğin olması şartıyla başarılı olabilir. Şimdi soru şudur ki Acaba Amerika uluslararası alanda böyle bir desteğe sahip mi?

Mevcut şartlarda çok düşük ve kırılgan bir oyla başkanlık koltuğuna oturan Trump’ın BM Güvenlik Konseyinin KOEP’le ilgili kararnamesi çerçevesini aşarak hareket etmesi durumunda kendi müttefikleri ile ciddi sorunlar yaşayabilir. Zira KOEP ve nükleer anlaşma iki devlet arasında yapılmış bir anlaşma olmayıp bilakis uluslararası bir teamül ve uzun görüşmelerin sonucu sağlanmış önemli bir anlaşmadır ve Amerika bu konuda sadece taraflardan biri olup bir takım mülahazalardan dolayı İran ile AB arasındaki görüşmelere katılma mecburiyetinde kalmıştır. Bu mülahazalardan biri, Amerika’nın İran aleyhindeki yaptırımların artık işlevsiz olduğunu anlaması ve AB ve öteki ülkelerin İran’a karşı artık daha fazla Amerika’nın emirlerine itaat etmek istememeleridir.

Bu konuda bir diğer husus Amerika, İran’ın nükleer programının barış amaçlı olmadığına dair en ufak bir kanıt ve belge bulamamasıydı. Öyle ki İran’ın nükleer programının tamamen barış amaçlı olduğu meselesi bizzat Amerika’nın 16 önemli kuruluşu tarafından da yayınlanan resmi bildiri ile teyit edilmişti. Diğer yandan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı UAEA raporları da devamlı olarak İran’ın nükleer programının ajans ve NPT anlaşması kurallarına uygun ve barış amaçlı olduğunu bildirmişti. Bunun için Amerika KOEP çerçevesinde nükleer görüşmeye dahil olmaktan başka bir çaresi yoktu. Bunun için tek taraflı girişimler ve KOEP dışı yaptırımların korunması, kendi siyasi oyununu sürdürebilmesi için Amerika’nın elinde kalan tek karttır. Bununla birlikte Amerikalı yetkililer iki hususu gözardı etmemekteler. Birincisi bu hususta ne kadar siyasi bir desteğe sahip olduklarını bilmeleridir. Zira Trump’a karşı başlatılan uluslararası muhalefet ve Amerika’nın anlaşmaları ihlal etmesine dair oluşan kaygı ve kamu oyu nedeniyle halı hazırda Amerika’ya böyle bir desteğin olmadığı bir gerçektir.

İkinci bir husus şudur ki Amerika, İran aleyhindeki girişimleri karşısında oluşacak uluslararası muhalefete gerekli cevabı verebileceğinden emin olmak istiyor. Zira İran’a karşı yaptırımlara geri dönmesi durumunda Amerika’nın bütünüyle inzivaya itileceğini tahmin ediyor. Ayrıca bu muhalefetlerin bazı bölümleri hukuki ve stratejik bir takım gereklilikleri beraberinde getirmekte ve KOEP’in öteki tarafları yani AB, Rusya ve Çin açısından bu büyük öneme sahiptir. Nitekim Amerikanın KOEP’le ilgili tutumu Beyaz Saray tarafından stratejik bir girişim olarak değerlendirilebilir ama her haliyle bu, uluslararası bir anlaşma olan KOEP’in ihlali demektir ve Amerika bu ihlalin cevabını vermelidir.

Başa dön tuşu
Bugün 14 Haziran 2026 (24) içerik yüklenmiştir.