
İran’ın güneyinde yer alan Buşehr Nükleer Santrali’nin ikinci reaktörünün inşaat çalışmaları dün İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi ve Rosatom Firması Başkanı Aleksi Lihaçev’in katıldığı temel atma töreniyle başladı.
Rosatom Başkanı da iki yeni reaktörün kazı çalışmalarının başladığı törende yaptığı açıklamada; İran ve Rusya’nın Buşehr Nükleer Santrali’nin inşaat sürecindeki işbirliğinin ümit verici olduğunu belirtti. Salihi de İslam inkılabı öncesi İran’ın batıya bağımlı olma yolunda adım atarken, batılılar Buşehr nükleer santralin inşaat ve faaliyete geçmesi için yardımda bulunmadıklarını, İran’ın nükleer teknoloji alanına, Rusya’nın yardımları ile ayak bastığını belirtti.
Buşehr nükleer santralin 2.ve 3.reaktörlerin inşaat anlaşması Kasım 2014’te iki ülke arasında imzalandı. Söz konusu iki reaktörün yapımı 10 yıl içince İran ve Rus uzmanların ortak çalışması ile 10 milyar dolardan fazla bütçe ile gerçekleşecektir.
Bundan önce de “İran-Rusya nükleer İşbirliğinde 25. Yıl ve karşımızdaki Ufuklar” başlıklı 2 günlük konferans Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenedi. İran Atom Enerjisi Kurumu İAEK başkanı Salihi söz konusu konferansa gönderdiği mesajda, İran ve Rusya’nın uluslararası arenada etkili ve önemli iki oyuncu olduğuna temasla, iki ülkenin yakın işbirliğinin uluslararası toplum için yararlı ve etkili olduğunu bildirdi. Salihi, bu gibi seminerlerin düzenlenmesinin iki ülke arasında nükleer alanda bilim ve teknik açısından işbirliğin gelişmesinde daha etkili olacağını belirterek, dünyada barış ve istikrarın en iyi garantisinin tehdit ve çatışma olmadığını aksine ülkeler arasında samimi işbirliği olduğunu bildirdi.
İran ve Rusya arasındaki nükleer işbirliği, iki ülkenin uzun vadeli ve stratejik ilişkilere sahip olduklarını gözler önüne seriyor. Buna ilaveten, söz konusu işbirliği İran’da nükleer sanayinin gelişmesi ve iki tarafın karşılıklı olarak güvenilir oraklar haline gelmesine sebep olmuştur. Bu süreç ise Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in bugün İran’a yapacağı ziyaretle bir kez daha ilgi odağına yerleşiyor. İran ve 5+1 grupları arasında sağlanan nükleer anlaşma sayesinde İran’ın uluslararası nükleer işbirliği alanı da genişledi; bu süreçte tabi ki Rusya belirleyici rolü oldu.
Buşehr nükleer santralin yapımı ve dün temeli atılan iki reaktörün inşaatı ile ilgili anlaşmaya ilaveten ağır su alımı ve kalıcı izotopların üretimi ise iki ülkenin nükleer sanayideki işbirliği çerçevesinde yer alıyor. Nükleer sanayinin gelişmesi, halkın refahı ile doğrudan bağlantılıdır ve İran’ın tabi ki bu alanda göz alıcı ilerlemeleri söz konusudur. Nükleer elektriğin üretilmesi ve tıp, tarım ve sanayi gibi bir çok alanda nükleer bilimin kullanılması ise nükleer sanayinin gelişme önemini İran için daha da arttırmıştır. Kanser gibi hastalıkların önlenme, teşhis ve tedavisi için kullanılan akıllı ilaçlar, hayati önem taşıyorlar. İran’ın tıp alanında nükleer bilimi kullanması ise örnek sayılan başarılarını, Tahran ve Moskova işbirliği semeresi sayılır. Bu çerçevede ise Buşehr nükleer santrali ve üniteleri ile reaktörlerinin gelişmesi ise, İran nükleer sanayinin gelişmesi amacı ile her zaman Tahran tarafından dikkate alınan İran ve Rusya’nın stratejik işbirliğinin simgeleri sayılır.
