AfrikaHaberlerİranOrtadoğu

Mısırlı devrimciler Ahmedinecad’ı Mısır’a davet etti

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, Mısırlı entelektüellerden oluşan geniş bir heyetle yaptığı görüşmede Amerika ve müttefiklerinin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ucuz enerji hakimiyeti ve Siyonist Rejim’in kurtuluşu peşinde olduğunu, bu yüzden milletlerin uyanık ve dikkatli olarak, bu kişileri tekrar aynı oyunları oynamalarına fırsat vermemek için sahne dışında tutmaları gerektiğini söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Mısırlı aydın, yazar, akademisyen, devrim gençleri, medya ve siyaset alanından kişilerden oluşan bir heyetle yaptığı görüşme sırasında; İran halkının bölge halklarına ve Mısır halkına olan samimi duygularının altını çizerek, iki milletin birçok ortak noktaları olduğunu, her iki milletin de tek parçalı yapı, adalet ve gerçek özgürlük peşinde olduklarını vurguladı.
Ahmedinecad, iki milletin de ulus üstü, ırk üstü ve coğrafya aşan özellikleri olduğunu belirterek, İran ve Mısır ülkelerinin fikir, kültür, ilim ve medeniyetlerin kaynaştığı ülkeler olduğunu ve iki ülkenin yüzlerce yıl insanlık medeniyetlerinin bayraktarlığını yaptıklarını söyledi. Diğerleri geri kalmışlık ve kavim kavgaları ile uğraştıkları sırada, İran ve Mısır ülkelerinin düşünce, ilim, medeniyet ve bilim beşiği olduklarını belirtti.
Ahmedinecad, İran ve Mısır milletlerinin insanlık ve dünya ilişkilerine bakışlarına dikkat çekerek, İran ve Mısır’ın hiçbir zaman diğerleri üzerinde sulta kurma ve diğer milletlerin hukukunu çiğneme peşinde olmadıklarını, bu iki ulusun her zaman bütün milletlerin adalet, özgürlük, şeref ve refahının yanında olduklarını belirtti.
Ahmedinecad, İran ve Mısır halklarının canlı ve uyanık olduklarını işaret ederek, bugün İran ve Mısır milletleri arasında derin bir uyanış meydana geldiğini söyleyerek bu durumu büyük gelişmelere ve tarihi arzuların tecellisine bağladı.
Ahmedinecad, İran ve Mısır halklarının dünyanın bu günkü durumundan razı olmadıklarını, bu durumunu insan onuruna yakıştırmadıklarını, her iki milletin zalim ve sultacı güçlerin karşısında durduklarını söyledi.
Ahmedinecad, her iki ülkenin de ortak düşmanları olduğunu belirterek, kapitalismin, kapitalizmin lideri Amerika’nın ve Siyonist Rejimin sadece kendilerinin değil, bütün dünyanın düşmanı olduğunu vurguladı.
Ahmedinecad, dün dünyaya hakim olan sömürgeci ve kapitalist devletlerin, bugün yüzlerine insan hakları ve demokrasi maskesi taktıklarını ve 500 yıldan beri bölgeyi sulta altına aldıklarını belirtti. Sultacıların yüz yıl önce hem tarihi bir gafleti ve hem de milletlerin derin uykuda olmasını fırsat bilerek, bölgedeki en hassas noktaları elde ettiklerini ve fesat bir projeyle suçlu Siyonist rejimi zorla Filistin’de yerleştirdiklerini söyledi.
Siyonist rejimin kolonici zihniyetin temsilcisi ve bölge ülkelerinin ortak düşmanı olduğunu söyleyen Ahmedinecad, bu rejimin daima ihtilaflar yaratması ve bölge milletlerini tahkir etmesi için yaratıldığını böylelikle kendini beğenmişlerin yağmalarını genişletmesine imkân verildiğini belirtti. Fakat bugün bir şekilde bölge milletlerinin uyanışının gerçekleştiğini, siyasi unsurlar da dâhil olmak üzere, gerçek düşmanların Amerika ve Avrupalı müttefikleri ve Siyonist rejim olarak gördüklerini vurguladı.

Ahmedinecad, eğer bölge milletlerinin bütün imkan ve kapasiteleri birleştirilirse bölgenin dünyanın esas enerji merkezi ve İslami ve insani kültür beşiği olacağını söyledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı, Mısır ile İran’ın ikili ilişkilerinin geliştirilmesine verdiği önemin altını özellikle çizerek, bu açıdan iki ülke için çok önemli bir fırsat oluştuğunu da sözlerine ekledi. Ahmedinecad ayrıca Mısır Heyeti’nin kendisini Mısır’a davetinden onur duyduğunu ve kendisinin en büyük arzularından birisinin de Mısır’ı ziyaret etmek olduğunu belirtti.
Ahmedinecad, İmam Humeyni (ra)’nin öngörülerine de dikkat çekerek, kendisinin insanları ilahi yola davet ettiğini ve bütün insanlar için şan ve şeref yolunu açtığını belirterek sözlerini tamamladı.
Mısır Heyeti’nden söz alan bazı siyasi ve aydınlar ise Mısır Devrimi ile İslami Devrim çizgisi arasındaki benzerliklerin altını çizdiler ve iki ülke arasında kültürel, ekonomik ve ticari alanlardaki gelişmelerin önemini ve ikili işbirliklerinin kurulması gerektiğini belirttiler.

Başa dön tuşu
Bugün 05 Haziran 2026 (13) içerik yüklenmiştir.