
SANA’nın İdlib muhabir; basın muhabirleri ve fotoğrafçılarının Cisreşşuğur’un girişinde silahlı örgütlerin kurduğu bir pusuya düştüklerini, teröristlerin onlara karşı yoğun ateş açtıklarını ifade ederek, gazetecilerden kimsenin yaralanmadığını belirtti.
SANA muhabiri; Cisreşşuğur ahalisinden naklen; silahlı örgütlerin kendilerini tehdit ettiklerini ve kimlik kartlarını aldıklarını ifade etti.
Silahlı örgütlerden sabotajcı grupların bir çok bölgeden geldiklerini ve Cisreşşuğur’da toplandıklarını ifade eden muhabir; bu grupların halk arasında korku ve dehşet yaydıklarını ekledi.
Silahlı terör grupları dün, İdlib’e bağlı Muarratulnuman kentine saldırarak saraydaki dosyaların bir kısmını çalıp bir kısmını yaktı.
Kentte Halk Ordusu karargâhına da saldıran terör grupları, kamu ve özel tesislerine silahlı saldırıda bulunarak bu tesisleri kasıtlı şekilde tahrip edip vatandaşları korkuttu.
Muhabir, terör grubu elemanlarının, kentte aralarında Bölge Müdürlüğünün bulunduğu devlet kurumlarına silahlı saldırılar düzenleyerek yakmaya çalıştığını, bununla birlikte kent hapishanesi ve İç Güvenlik Güçleri Karakoluna saldırdığını bildirerek teröristlerin önlerine gelen her kamu ve özel malına zarar verdiklerine dikkat çekti.
SANA muhabiri, silahlı terör gruplarının açtıkları yoğun ateşle insanları korkutup güvenlik güçleri, polis ve sivil vatandaşlara saldırdıklarını söyleyerek ambulans ve itfaiyelerin bölgeye ulaşmasını engellediklerini, kurdukları toprak ve metal bariyerlerle hareketi engelleyip kaos yarattıklarını kaydetti.
Muarratulnuman sakinlerinden Halit adlı vatandaş SANA’ya yaptığı açıklamada, ordunun acilen müdahale edip güç dilinden başka bir şey anlamayan, vatan evlatlarına karşı katliamlar yapmasını engelleyecek caydırıcı hiçbir ahlaki ve insani değere sahip olmayan bozguncu grupları engellemesine çağrıda bulundu.
Bölge sakinlerinde Ahmet ise, bu tür yöntemlerin Suriye halkının inancı, ulusal birliği ve vatan sevgisini yok edemeyeceğini söyleyerek “vatanın onur ve haysiyetini korumak amacıyla sahip olduğumuz her şeyi feda etmeye hazırız” dedi.
Um Edhem, uygulanan terör ve şiddetin ana hedefinin Suriye’de atılan kapsamlı reform adımlarının önünü kesmek, kalkınma sürecini durdurmak ve Suriye halkının reform adımlarından yaralanmasını engellemek olduğunu belirtti.
Bununla birlikte bir kısım kent sakinleri, özgürlük çağrıları ve hak taleplerinin işlenen bu katliam ve suçlarla çeliştiğini söyleyerek tarım mahsullerinin yakılması ve mahkemelere saldırılar düzenlenip içindeki dosyaların yakılmasının bu örgütlerin sahip olduğu suç ve yıkım zihniyetini ortaya koyduğunu ifade etti.
