
Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad, Suriye’deki olayları değerlendirme konuşmasına başlarken, ulusal birliğe bağlılıklarını ifade eden, vatanın güçlü kalması için fedakarlıkta bulunan tüm vatandaşları selamladı.
Kendisi ve halk arasında teşkil olan güvenirliğe değinen el-Esad; bu güvenirliğin sözler değil pratik, şekil değil içerik üzerine yapılandırıldığını belirtirken, halk heyetleri ile bulunduğu görüşmelerde hissettiği güvenin bunun sonucunda geldiğini ifade etti.
Ülkenin tarihinde önemli bir ayırım sürecinde bir araya gelindiğine işaret eden el-Esad; masum kanların aktığı, acıların ve sorunların olduğu bu süreci kendi irademiz ve ısrarımızla bu ayırım sürecinden ayrılmak ve umut dolu bir geleceğe yönelmek gerektiğini belirtti.
Konuşmasına devam eden el-Esad; “ zor günler yaşadık, bu günlerde kalkınmamız, güvenliğimiz ve istikrarımızdan acı bedeller ödedik, vatan üstünde alışılagelmişin dışında bir kara bulut dolaştı… kaos ve korkutma, katletme ve sabotajcılık eylemleri sonucunda sorunlar ve hayal kırıklığı yaşadık… halk protestoları içinde gerek vatandaşlardan gerek güvenlik güçlerinden polislerden yada silahlı kuvvetlerden bir çok şehit düştü bir çoğu da yaralandı… tüm bunlar şehit yada yaralıların ailelerine akrabalarına ve vatanın yanı sıra benim için de büyük bir kayıp oldu. Şahsen ben bunları kendim için büyük bir kayıp olarak sayıyorum… Yüce Allahtan tüm şehitler için rahmet dilerken ailelerini de taziye etmek istiyorum…” dedi.
Cumhurbaşkanı el-Esad; yaşanan acı deneyimin hem olumlu hem de olumsuz yönden ele alınması gereğine vurgu yaparak, tek seçeneğin geleceğe bakmak olduğunu ifade etti.
El-Esad; geleceğimizi olayların yapılanması yerine bizim umut ve ısrarla yapılandırmamız gerektiğini, olayların bizi kontrolü altına alması yerine bizim bu olayları kontrole almamız gerektiğine vurgu yaptı. Bu bağlamda sorun ve aksaklıklara işaret ederek bunları ortadan kaldırma gereğine işaret eden el-Esad, vatan için şehit düşen ruhların rahat olması için kayıpları kazançlara çevirmek gerektiğine dikkat çekti.
Geleceğe bakmakla geçmişi şeffaf ve derin bir şekilde değerlendirme gereğine işaret eden el-Esad; doğal olarak bugünlerde yaşanan olayların neden ve analizini dürüst bir şekilde yapma önemini belirtti. Bu bağlamda el-Esad, Suriye’nin yaşadığı bu olayların bir komplodan ibaret olup olmadığı, arkasında kimlerin bulunduğunu, içerdeki durumların olaylara etkileri gibi konuları ince bir şekilde düşünmek gerektiğini söyledi.
Tarih boyunca Suriye’nin değişik komplolara maruz kaldığını ifade eden el-Esad; bunun coğrafi konumu, siyasi tutumları ve ulusal ilkeleri gibi bir sürü nedeni olduğunu dile getirdi.
Komploları insan vücudundaki bakterilere benzeten el-Esad; bakterilerin her an ve her yerde çoğaldığını ifade ederek, bilimin bu bakterileri yok etmek yerine vücut direnişini pekiştirme üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı el-Esad, sokakta olanların üç bileşeni olduğunu söyledi. Bu bileşenlerin ilkinin hak yada talep sahibi olanlar olduğunu ifade ederek, devletin şüphesiz bu talepleri yerine getirmesinin bir yükümlülük olduğunu kaydetti. İkinci bileşenin ise değişik suçlarda kanun kaçakları olduğunu; bunların gayrı meşru amaçları önünde kamu kurumlarını engel olarak gördüklerini ve dolayısıyla kaos ve bozgunculuğa başvurduklarını kaydetti. El-Esad, üçüncü bileşenin ise en tekfirci gruplar olduğunu, bunların hacminin küçük olmasına rağmen en büyük tehlikeyi teşkil ettiklerine işaret etti.
Asırlardan beri tekfirci grupların bulunduğuna işaret eden el-Esad, bunların günümüzde değişik maskeler ve yöntemlerle tekrar karşımıza çıktıklarını söyledi. Bu grupların buldukları her fırsatta din adına masum insanları katlettiklerini, din ve reform adı altında kanlı eylemlerde bulunduklarını söyledi.
El-Esad, silahlı kişilerin hedeflerine ulaşmak için barışçıl gösteriler arkasında saklanarak, kaos ve katletme eylemlerinde bulunduklarını, sivillere polislere, askerlere saldırdıklarını, askeri noktalara saldırı yada suikast eylemlerinde bulunduklarını kaydetti.
Fanatik düşünce sahiplerinin vatanın portresini kirlettiklerine işaret eden el-Esad, ülkeye karşı dış müdahale kapılarını açtıklarını ve bu bağlamda çağrı yaptıklarını, Suriye’nin siyasi ve ulusal tutumlarını baltalamaya çalıştıklarını belirtti.
Bu grupların uygunsuz mezhebi hitaplarda bulunduklarını ifade eden el-Esad; Suriye’nin bu hitap türünden uzak olduğunu, ne dinin ne tarihin ne de Suriye’nin bu kirli düşünceleri kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
El-Esad, fanatik düşünceli gruplara cevabın Suriye halkı tarafından verildiğine dikkat çekerek, bu halkın ulusal birlik-beraberliğini kanıtlamak için adeta seferber olduğunu belirtti.
Olanların reform yada kalkınmayla ilgisi olmadığını kaydeden el-Esad, kaosun artmasıyla ideallerimiz ve kalkınma hedeflerinden uzaklaştıracağını açıkladı. El-Esad kalkınma sürecini sürdürmek için bozduğumuzu restore etmemiz ve ve bozguncuları azletmemiz gerektiğine dikkat çekti.
Yolsuzlukla mücadele konusunda el-Esad; fırsat eşitliği ve adaletin sağlanmasında yolsuzluğu kökünden sökmede büyük bir arzuya tanık odluğunu belirtirken, sorumluluğun üstlenilmemesinde kesinlikle müsamahakarlık gösterilmeyeceğinin altını çizdi.
Ulusal diyalogun belirli bir elit grubuna, muhalefete, yanlılara yada otoriteye bağlı olmadığını kaydeden el-Esad, bu diyalogun politikayla sınırlı olmadığını, ulusal tüm konuları ve halkın tüm kesimlerini içerdiğini belirtti.
