HaberlerİranOrtadoğu

İRİB’in uluslararası kanallarının hesaplarının engellenmesi, gerçeklerin sansürüdür

İran Radyo ve Televizyon Kurumu İRİB’in uluslararası kanallarının bazı sosyal paylaşım hesapları temelsiz iddialarla engellendi.

İRİB’in uluslararası kanallarının hesaplarının engellenmesi için gerekçe olarak, “bu hesapların yükleme kaynağı ve haber paylaşımı konusunda yanlış bilgiler yayınlamak üzerinde yanıltıcılık yapmak” gösterildi.

İran Radyo ve Televizyon Kurumu (İRİB) Dış Yayınlar Servisi; Facebook, Twitter, Youtube ve Google plus gibi sosyal ağ sitelerinde bu kuruma bağlı bazı hesapların engellenmesine tepki göstererek, bunun bu kanalların dünya medya ortamındaki etkinlik oranını gösterdiğini vurguladı.

Engellemenin kınandığı bildiride, “Sansürün açık bir göstergesi olan bu adım, küresel sosyal ağlar üzerinde farklı gerçek haberler ve görüşlerin yayınlanmasının önlenmesine imkan sağlıyor” ifadesine yer verildi.

Bildiride, “Bağımsız medyaların kısıtlanması ya sosyal medya ofisinin idari kararının bir sonucu olarak ya da siyasi, güvenlik ve finansal güce sahip ABD ile müttefiklerinin baskısı sonucu gerçekleşmişse her halükarda basın ve ifade özgürlüğü çağında yaşanan bir siyasi skandaldır” belirtildi.

İran Radyo ve Televizyon Kurumu Dış Yayınlar Servisi, Hispan TV, Sahar, Al-Alam, Al-Kawthar TV ve Perss TV gibi bağımsız medyaların ABD ile müttefiklerinin yayınlanmasını istemeyen konulara odaklanarak Filistin ve Yemen başta olmak üzere Ortadoğu ve dünyanın diğer bölgelerinde insanlığa karşı suçları tasvir ettiğine dikkati çekti.

Bağımsız medyaya karşı mantıksız hareket ancak hangi hedeflerle gerçekleşiyor? Batı medyası uzun yıllardır milyonlarca dolar para harcamak suretiyle gerçekleri alt üst edip, bilgi dezenformasyonu yaparak, muhataplarına yanlış ve yalan haber ve bilgileri sunuyor. Bu nedenle İRİB Dış Yayınlar Servisi, dünya ve bölgede olan bitenler hakkında gerçekleri muhataplarına aktardığı için Batı medyası öfke duymaktadır.

Hispan TV, Sahar, Al-Alam, Al-Kawthar TV ve Perss TV gibi bağımsız kanallar, ABD yönetimi ve müttefiklerinin yayınlanmasını hiç istemediği gerçekleri yayınlamaktan başka hiçbir suç işlemiş değil. Ancak hesapları temelsiz iddialarla engelleniyor.

İfade özgürlüğünü savunduğunu iddia edenler uluslararası ilkeler ve kuralları çiğneyerek, serbest medya akışını tutsak etmeye ve kısıtlama ve yaptırım uygulamak suretiyle bunu kendi tekelinde tutmaya çalışıyorlar. Bu tarz hareketin hiçbir izahat ve mantığı yoktur ve sırf İran milletine karşı müdahaleci ve düşmanca tavrın derinliğini gösteriyor.

Bu sinsi hareketler yaşanırken ABD de medyayı kullanmak suretiyle İran İslam Cumhuriyeti ile halk arasında mesafe oluşturmaya ve İran halkını ayaklandırmaya çalışıyor.

Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin 19. maddesi ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesi ve Avrupa Konvansiyonu’nun 10. maddesi ve de İnsan Hakları Konvansiyonu’nun 13. maddesi uyarınca, ifade özgürlüğü, serbest bilgi akışına erişimi içeriyor.

Kuşkusuz, ulusal medyanın faaliyeti ve serbest medya akışının engellenmesine yönelik çapalar, siyasi aktörleri kendi hedeflerine ulaştıramayacak çünkü, muhataplar, tercih hakkı ilkesine göre, serbest bilgi ve medya akışının yolunu belirleyecekler.

İran İslam Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurumu dış yayıncılık alanında yazılı ve görsel olarak en doğru haberler ve gerçekleri en iyi şekilde veriyor.

İRİB’nin habercilik ve yayıncılık faaliyetleri konusunda Asya Vizyon Birliği üyeleri arasında parlak bir karneye sahiptir ve bu da dış yayıncılık alanında İRİB’in başarısını gösteriyor.

Kuşkusuz, Dış Yayınlar Servisi, kendi hesaplarını engelleyenlere karşı uluslararası arenada yasal girişimde bulunma hakkını kendi için saklı tutuyor.

Başa dön tuşu
Bugün 12 Haziran 2026 (30) içerik yüklenmiştir.