Irak

Irak’ta tanıdık maskeciler ve yabancı destekçilerinin fitnesi

Yıkıcı unsurlar, geçtiğimiz günlerde Necef’teki İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğuna saldırıp, bazı bölümlerini ateşe verdi.

Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali -Hekim, İran’ın Necef Başkonsolosluğu binasının ateşe verilmesi nedeniyle İran’dan özür diledi. İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Iraklı mevkidaşı Hekim ile telefonda görüştü. Hekim’in görüşmede, Irak hükümetinin, İranlı diplomatlar ve diplomatik misyonların korunmasıyla ilgili taahhüdünü yinelediği belirtildi. Irak, son iki ay içinde halkın barışçıl itirazlarının bir güvenlik krizine dönüştüğüne tanıklık ediyor. Son iki ay içinde, Irak’ta 120’den fazla kamu ve özel kuruluş protestocuların talebi ile hiçbir ilgisi olmamakla beraber isyancılar tarafından ateşe verildi ve her şeyden daha çok ülkede kriz oluşturan hücrelerin şekillenmesinin göstergesidir.

Unsurları maskelenmiş olan bu hücrelerin yeni faaliyetlerinde, hükumetin değişimini sürdürmek, reform yapmak, yolsuzluk ile mücadele gibi konular incelenmeden, şiddet uygulayıp Irak’ın dini mercine ve İran İslam Cumhuriyetine karşı çıkmak bunların birincil hedefi olarak takip edilmektedir.

Irak’ın son gelişmelerinde, İran İslam Cumhuriyeti Necef Konsolosluğu ateşe verilirken, mercilerin bürolarına yönelik saldırıların yanı sıra dini mercilere karşı yapılan hakaretler açıkça görüldü. Ancak burada bir soru akla geliyor. Irak’ta kim taklid merci alimleri ve İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilere karşı çıkıyor? Bu hedefli ve organize saldırıların arkasında kim var? Bir ay içinde Kerbela ve Necef’teki İran Konsolosluğuna kim saldırdı ve neden ABD ve Suudi müdahalesine karşı çıkan yaygın Irak gösterilerine rağmen diplomatik yerlerine saldırılmıyor?

Bu soruların cevabında iki noktaya değinmek mümkün. İlk olarak, “Necef’teki İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğuna kim saldırdı?” sorusuna Irak kaynakları, halihazırda Irak milletvekili ve daha önce Necef valisi olan El Nasır fraksiyon üyesi Adnan El Zurafi’ye yakın Ahmet Şerbeh ve çetesinin Necef’teki İran Konsolosluğuna ayrıca Irak’ta taklid merci bürolarına saldırdıkları söylüyorlar.Önemli olan nokta, Adnan el-Zarafi’nin son aylarda Amerikalılara çok yakınlaştığı ve aile üyelerinin şu anda ABD’de olduğudur.

İkincisi, çeşitli Iraklı ve İranlı şahsiyetler açıkça Irak’ta bu saldırıların ve halkın barışçıl itirazlarını güvenlik krizine dönüştürmek Amerika, İsrail ve Suudi Arabistan tarafından yönlendirildiği ve bu şer üçgenin Irak’ı güvensiz hale getirmek ve İran ile Irak arasındaki ilişkileri zedelemek olduğunu bildirmişler. Irak Yüksek İslam Konseyi Başkanı Hammam Hamoudi, bu hususta “Hepimiz Ayetullah Sistani’ye kurbanız.” ifadesine vurgu yaparak ” Bugün Irak’ı güvensiz yapmak isteyen her türlü tehlike ile yüzleşmeye hazırız. Öyle bir ülke ki halkının sığınağı Necef Eşref’te dini taklit merciidir.”

İran’ın Irak büyükelçisi İrec Mescidi de, Erbain yürüyüşünün tamamen güven içinde düzenlendiği ve bunun İran ve Irak halkı arasında hiçbir düşmanlık olmadığını ortaya koyduğunu belirterek ” Kuşkusuz bu saldırının faillerinin hedefi , İran-Irak ilişkilerini zedelemektir.Onlar yabancı paralı askerle olup, İran düşmanlarının medyasının teşvik ve kışkırtmasıyla İran ve Irak’ın kardeşlik ilişkilerinde sıkıntıdan başka bir şey istemiyorlar ve bu konu tabiki Irak halkı ve hükumetinin isteği değildir.”

Irak’ın El Fetih koalisyonu temsilcisi Muhammed El Beledavi de ABD’nin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve bir dizi diğer Fars Körfezi ülkelerinin Irak’taki protestoları yönlendirmedeki rolünü açıkça ortaya koydu ve “Bu ülkeler bir çok medya çevreleri ve merkezleri satın alarak şiddeti yayma ve hükumetin devrildiği senaryosunu propaganda etmek vesilesiyle itiraz yönünü saptırmak istiyorlar. Bu kurumlar şu anda göstericilerin taleplerinin farklı bir resmini sunmaya ve Irak’ı bir iç kaosa sokmaya çalışıyor.” ifadeleriyle tepki gösterdi.

Sonuç olarak, bu güdümlü güvenlik krizlerinin devam etmesi Irak’ı bir iç savaşa götürebilir. Bu nedenden dolayı Irak halkı ve yetkilileri ile gruplarının krizin çekirdeğine ve iç kaos ve fitne yaratılmasına karşı fikir birliği göstermesi bir zarurettir.

Başa dön tuşu
Bugün 11 Haziran 2026 (68) içerik yüklenmiştir.