
Tahran son günlerde Afganistan komşularından bazı ülkelerin güvenlik konseyi sekreterleri ve bazı güvenlik yetkililerini ağırladı. Bugün de Hindistan dışişleri bakanını ağırlıyor. Bu ziyaret dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Hintli mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar’ın eşbaşkanlığı ile İran ve Hindistan ortak komisyonu 19. Oturumu çerçevesinde düzenlendi.
İran ve Hindistan dışişleri bakanları daha önce de enerji, Afganistan gelişmeleri ve bölgesel çok yönlü işbirliği ekseninde ortak oturumlar düzenlediler. Bu ziyareti de ikili siyasi ve ekonomik teamüller ve ilişkiler çerçevesinde değerlendirmek gerekir.
Hindistan dünya çapında en büyük petrol tüketicilerden biridir. Bu yüzden bu süreçte oluşacak her türlü engel ve yapılan sabotaj, Hindistan’ın enerjiye ulaşmasını engellerken ülkenin ekonomisini de olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden Hindistan İran ile ekonomik ilişkilerin korunması ve gelişmesine özel önem veriyor.
Tabi ki İran çok yönlü bölgesel teamüller, Hindistan’ın Afganistan ve orta Asya bölgesine ulaşmada yeni Delhi’ye kolaylıklar sağlarken bu konu bölgesel ortak stratejik çıkarların sağlanması için özel önem taşıyor.
Buna dayanarak, Hindistan’ın da aralarında olan bölge ülkelerin güvenlik üst düzey yetkilileri ve milli güvenlik danışmanları ve sekreterlerinin 2. Otrumunun sonunda yayınlanan bildirinin 3. Bendinde, bölge ve dünya ülkelerin ekonomi gelişmesi ve kalkınmasında enerjinin önemine işaretle, enerji piyasalarının ihtiyacını sağlamak için petrol ve doğal gaz ihracatçı tüm ülkelerin hakkına, ayrıca ithalatçı tüm ülkelerin enerji piyasasına serbestçe ulaşma hakkına vurgu yapılmıştır.
Yapılan bu vurgudan, Çabahar limanı ve kuzey-güney koridoru yolu ile İran transit yollarına ulaşma ve enerjinin sağlanma konusunun İran etrafındaki ülkelere stratejik önem taşıdığı anlaşılıyor.
Bu konular göz önüne alınınca Hindistan dışişleri bakanının İran ziyaretini bir açıdan Tahran ve Yeni Delhi ilişkilerinin gelişme sürecinde değerlendirmek gerekirken diğer yandan da iki ülkenin bölgesel diplomasisi açıdan büyük önem arz ettiği anlaşılıyor.
Siyasi meseleler uzmanı Vahid Dindari bu konuda şöyle diyor:Hindistan yetkilileri İran ile, enerji temini ve yük transiti alanında ilişkiler sayesindeki çıkarlarını göz ardı edemeyeceklerini çok iyi biliyorlar.
Aslında Hindistan dışişleri bakanının Tahran ziyareti, iki ülkenin ticari ilişkileri geliştirme konusunda anlaşmaya vardıkları ve bunun için daha fazla yollar aramaya başladıkları bir ortamda gerçekleşiyor.
Ekonomi meseleler uzmanı Surajit Ayer ticari ilişkiler veya enerji ithalatında İran’ın Hindistan için önemine işaretle şöyle diyor:Eğer Hindistan’ın Amerika gibi müttefikleri, Yeni Delhi’nin Tahran ile iyi ilişkilerine itiraz ederlerse, Hindistan’ın bu konuda sert tutum sergilemesi ve onların isteklerine teslim olmaması gerekir. Hiç şüphesiz Hindistan böyle bir tutumdan kârlı çıkacaktır, aksi halde kendi müttefikleri ve özellikle Amerika olmak üzere küresel güçlerin siyasetlerinin kurbanı olacaktır. Eğer Hindistan bunu yapamazsa altından bir fırsatı kaybedecektir.
İran’daki diplomasi mekiği, Amerika’nın kendi zannınca İran’ı tecride sürüklemek için Avrupa ve Asya müttefiklerine yoğun baskı uyguladığı bir dönemde gerçekleşiyor. Fakat İran İslam cumhuriyeti bölgesel gelişmelerde önemli ve etkin bir güç konumundadır.
Bu bağlamda cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Kuala Lumpur zirvesi ardından Malezya’nın ardından Japonya’ya gitti. İran ilişkilerinin doğuya doğru gelişmesi, söz konusu ziyaretlerin önemli müzakere eksenlerini oluştururken, Hindistan’ın bu konudaki önemli payının da unutmamak gerekir.
Bu yüzden Hindistan dışişleri bakanının Tahran ziyareti ve iki ülke ortak komisyonların düzenlenmesini Tahran ve yeni Delhi’nin bu bağlamdaki iradesinin göstergesi bağlamında değerlendirmek gerekir.
