Umman dışişleri bakanının Tahran ziyareti

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Umman dışişleri bakanı Yusuf bin Alevi Salı günü Tahran’da bölgedeki son gelişmeleri ele aldılar.
Böylece Yusuf bin Alevi son iki haftada ikinci kez Tahran’ı ziyaret etmiş oldu.
Bu ziyaret dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif’in diplomatik bir ziyarette Hindistan’dan dönüşte kısa bir süre Maskat’ta Kanadalı mevkidaşı ile görüşmenin ardından Yusuf bin Alevi ile de bir araya gelmesi ardından gerçekleşti
Umman’ın bölgedeki seçkin rolü, bu ülkeyi İran İslam Cumhuriyeti ile bölgesel görüşmelerde güvenilir ve yakın bir ülke olmasına sebep olmuştur. Umman nükleer görüşmeler ve Bercam’ın şekillenmesinde önemli rol ifa ederken aradından da İran’ın her zaman bölgesel konularda danıştığı ve görüşüne baş vurduğu taraflardan biri olmuştur. Bu konu ise iki ülkenin siyasi ilişkilerinin en üst düzeyde olmasına neden oluyor.
Şimdi ise iki konu Tahran ve Maskat arasındaki görüşmelerin önemini daha da arttırıyor.
Birincisi, Amerika’nın Irak’taki son terör saldırısının ardından bölgede gerginliklerin artmasıdır.
Amerika 3 ocak tarihinde Bağdat havaalanı yakınlarında gerçekleştirdiği terör girişiminde Irak ülkesinin hakimiyeti ve milli egemenliğini çiğneyerek İran devrim muhafızları Kudüs gücü komutanı korgeneral Kasım Süleymani ve ebu Mehdi Mühendis ile birlikte 8 silah arkadaşını hava saldırısı ile kalleşçe şehit etti.
Bu terör saldırısı şehit Süleymani’nin Bağdat yetkililerin resmi davetlisi olarak Bağdat’ta bulunduğu sırada yaşandı. İran ise bu terör saldırıya karşı ilk misillemede Amerikalıların Irak’taki en önemli ve büyük üslerinden Ayn el Esed üssüne ağır füze saldırısı gerçekleştirerek adeta üssü yerle bir etti.
İkinci önemli konu, Bercam nükleer anlaşmanın kaderi ve Avrupa troykasının Amerika’nın hedefleri doğrultusunda pasif ve mantıksız tutumudur, öyle ki Bercam nükleer anlaşmayı tamamen yok olma eşiğine kadar sürüklemiştir.
Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesi konusunda ise Umman dışişleri bakanlığı Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkelerinden farklı bir bildiride, “Umman kraliyeti Amerika’nın karar gelişmelerini izleyerek her zaman bölgede güvenliğin korunması için dostane ilişkilerine devam edecektir” dedi.
Söz konusu bileşenler dikkate alındığında İran ve Umman dışişleri bakanlarının Tahran’daki görüşmelerin, bölgede ortak çıkarlar, toplu güvenlik ve istikrar çerçevesinde yapılan siyasi görüşmeler doğrultusunda yapıldığı anlaşılıyor.
Bölge meseleleri Amerika’nın tek yanlı siyasetlerinin Batı Asya’da toplu güvenlik ve istikrar ile çeliştiğini gösteriyor. Bu tutum ve Amerika’nın müdahaleci askeri varlığının devam etmesi kabul edilemezdir zira tüm bölge ülkelerinin çıkarları ile çelişiyor. Bu şartlarda Maskat çok taraflı diplomasi ile bölgedeki krizlerin çözümüne yardımcı olmaya çalışıyor.
Bundan önce de Umman’ın merhum kralı “Sultan Kabus” mart 2019’da Tahran ziyaretinde çıkar sahibi tüm ülkelerin katılımı ile kapsamlı bir toplantının düzenlenmesi önerisinde bulunmuştur. Bu konu her zaman İran açısından olumlu ve sorumlu değerlendirilmiştir.
İran’ın eski Maskat büyükelçisi Hüseyin Nuşabadi iki ülkenin yakın münasebetlerine ve bölgesel istikrar üzerindeki etkisine işaretle şöyle diyor:
“Umman’ın bölgesel konularda ve İran ile siyasi görüşmelerdeki arabulucu rolü, her kes tarafından biliniyor. Umman son 40 yılda her zaman kendi lobisi ve görüşmeleri ile başta Fars Körfezi bölgesinde gerginlikleri ve krizleri azaltmakta önemli ve seçkin rolü olmuştur ve her zaman bölgede bir arabulucu rolüne göre davranmıştır.”
Umman şimdi de bölgesel stratejilere dayanarak ve dış siyaset sahnesinde net tutum sergileyerek bölgede gerginliğin artmasını engellemeye çalışıyor.
İlişkilerin bu düzeyde olması ve istikrar ile güvenliği sağlama çalışmaları, Tahran ve Maskat’ın diplomasiden derin anlayışa sahip olduklarını, bölgede toplumsal çıkarları sağlamaya çalıştıklarını gösteriyor.
