AfrikaHaberler

Tunus’ta tağuti sistemle mücadele eden herkes yönetime katılmalıdır

Tunus’un Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi, Cezayir tecrübesinin Tunus’ta tekrarlanmayacağını söyledi.

Tunus’un Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi “Haber fi Tunus” gazetesine yaptığı açıklamada, radikalizm, askerin devrime müdahalesi hakkında açıklamalarda bulundu. Gannuşi seçimlerin galibinin Nahda’nın olacağına inanıyor. Ama buna rağmen Tunus’taki sorunların çözüme kavuşturulması için ulusal birlik hükümetinin kurulması çağrısında bulunuyor.

Bugün Cezayir’deki senaryonun tekrarlanması yönünde korku ve endişeler var. Radikal grupların ortaya çıkması vs.. Ama şunu söylemekte yarar var. Öncelikle bu doğru bir kıyaslama değil. Tunus’un ve Cezayir’in durumları birbirinden farklılık gösteriyor. Zaman ve bölgesel, uluslararası, yerel şartlar hepsi birbirinden ayrı. Cezayir’de yaşanan trajediyi hepimiz biliyoruz. Hayatımın en güzel günlerini Cezayir’de yaşadım.

Ama ben şahsen ortada Cezayir’de olan bitenin bizim cenahta da yaşanmasını gerektirecek bir sebep görmüyorum. Bir önceki içişleri bakanına karşı ordu yönetimi elinde tutmak istediği ortaya çıkınca dava açıldı. Biz Nehda hareketi olarak askeriyenin yönetimi elinde bulundurmak istediğini düşünmüyoruz. Eğer bunu yapmak isteselerdi 14 Ocak’ta yaparlardı. Çünkü o tarihte yönetimde bir boşluk oluştu. Bunun yanında Tunus halkı orduya karşı olumlu bir bakış açısına sahip. Ordu devrime katıldı ve onu korudu. Ve devrimi devirmek için çalışmadı.

Tunus’ta Selefi grupların olduğunu kimse inkar edemez. Ama tehlike oluşturacak büyüklükte olduklarını da kimse söyleyemez. “Nasma” kanalına karşı yapılan gösteriler kutsal değerlerimize olan hakaretlere karşı düzenlenen eylemlerdi. İslam akidesine karşı alay ve hakaret söz konusuydu. Bu eylemlere sadece selefiler değil geniş bir halk kitlesi de katıldı. Bu barışçıl eylemlere islami olan ve olmayan bir çok hareket iştirak etti.

Savsa Fakültesinde peçelilerin girmesinin yasaklanması insan hakları ihlalidir. Biz insan haklarını savunuyoruz. Hiç bir üniversite hiç bireyin kıyafetine müdahale etme hakkına sahip değildir. Eğer yüzün açılması güvenlik önlemlerinden dolayıysa açılmalıdır . Ama her insanın yediğini, içtiğini ve giydiğini seçme hakkı vardır.

Nahda’nın içeride ve dışarıda tehdit oluşturacağı ya da Nahda’nın kazanması durumunda sivil özgürlüklerin arkasında durmayacağı yönündeki söylemleri Binali ve rejimi uydurmuştu. Ama bu söylemleriyle ne halkı ne de batıyı kandırabildi. Nahda devrimden önce devrime hazırlık yapmak için bir çok siyasi güçle görüşmeler gerçekleştirdi. Zannımca siyasi hayal kırıklığına uğrayanlar bize karşı bu silahı kullananlardır.

Ama her hâlükârda başarılı olamadılar. sivil hürriyetleri boşlamak bizim programımızda yok. Biz hiç bir hürriyetten ya da Tunus halkının hiç bir kazanımından taviz vermeyeceğiz. Bizim siyasi programımız bütün bu korkuları ortadan kaldırmaktadır. Geniş bir kitle Nahda’yı destekliyor. Biz listemizde bir çok kadını aday gösterdik.

Ben yeni hükümetin Bin Ali rejimine karşı devrimi yürüten bütün hareketler tarafından oluşturulmuş bir koalisyon olmasını istiyorum. Bu seçimlerde en yüksek oyu olan parti hükümeti kurma sorumluluğu alacaktır.

Koalisyona gelince biz şimdiden bazı siyasi partilerle telefon görüşmeleri ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Bu partilerin isimlerini şuan açıklamamızın doğru olacağını zannetmiyorum.”

Başa dön tuşu
Bugün 05 Haziran 2026 (13) içerik yüklenmiştir.