AmerikaHaberlerOrtadoğu

Amerika’nın Başkanlık Seçimlerine Müdahale Konusunda Gerçekleri Saptırması

Amerika’da tartışmalara yol açan 2020 başkanlık seçimlerine yaklaşılırken Amerikalı makamlar da defalarca yabancı ülkelerin bu seçimlere müdahalesini öne sürerek bu alandaki gerçekleri saptırmaya çalıştılar. Amerika ulusal güvenlik danışmanı Robert Obrien ise İran, Rusya ve Çin’in Kasım ayında düzenlenecek seçimlere müdahale etmeye çalıştıklarını iddia ederek şu açıklamalarda bulundu:

” Bu üç ülke arasından Çin ise, Kasım ayı başkanlık seçimlerine müdahale etmek için daha kapsamlı ve geniş çaplı planlar yapmıştır. ”

Buna rağmen Amerika’da seçimleri düzenlemekle görevli makamlar ve de diğer güvenlik ve istihbarat çalışanları ve görevlileri de defalarca oy toplama ve oylama sistemlerinin güvenli olduğunu ve hiç kimsenin oylama sürecini ve oyların sayım sürecini değiştiremeyeceğini ve sabotajın mümkün olmadığını belirtmiştir.

Buna karşın kimi Amerikalı yetkililer bazı ülkeleri Amerika seçimlerine müdahale etmekle suçlamaya çalışmışlardır. Aslında bu iddialar özellikle de 2016 seçimlerine Rusya’nın müdahale iddiaları ile başladı ve şimdi de Rusya, Çin ve İran bu tür suçlamalar ile hedef alınmaya başlanmıştır. Bu iddiaları iki açıdan incelemek mümkün. İlk olarak Amerikalı makamların seçim sürecindeki sersemliği, plansızlığı ve halelleri diğerlerine yöneltmek ve yüklemek istemeleridir. Böylece ABD’li yetkililer seçimlerin düzenlenmesi alanındaki temel reformlar gerçekleştirme zarureti yönündeki sorumluluklardan da kurtulmak istiyorlar. Diğer taraftan da, Amerikalı makamlar diğer ülkeler ve taraflarca yayımlanan haberlerin ve gerçeklerin Amerikalı oy verenleri etkilemesinden ve onların oyuna da yön vermesinden kaygı duymaktalar. Amerika bizzat diğer ülkelerin seçimlerine müdahale eden başlıca ülkeler arasında yer almakta ve şimdi de aynı olayın kendi başına gelmesinden korku duymaktadır. Amerika uzun yıllar farklı tekniklerle diğer ülkelerin seçimlerini yönlendirmeye çalışmıştır. Bu yüzden Amerikalılar yıllarca düşmanlarına ve rakiplerine karşı baş vurduğu komplo çalışmalarının bu kez de kendilerine karşı bir silaha dönüşmesinden paniğe kapılmıştır.

Bunlara ilaveten Amerika yasalarına göre tüm ülkeler lobicilik üzerinden yasal ve legal bir şekilde Amerika seçimlerine müdahale edip belli adaylar lehinde veya aleyhindeki reklam yapabilirler. Bu arada kimi Avrupalı ülkeler, bir grup Arap ülke ve de Siyonist Rejim İsrail Amerikalı oy verenlerin fikrini etkilemeye çalışan belli başlı aktörlerdirler. Bu doğrultuda Amerika-İsrail ilişkileri-AİPAC halkla iletişim komitesi Siyonist İsrail’in siyasetlerini Amerikalı seçim adayları ile bağdaştıran en önemli kurum olarak biliniyor. Bu gerçek çerçevesinde Amerika üniversitelerin uluslararası ilişkiler dalındaki iki önemli profesörü Stephen Walt ve John Mearsheimer’in kaleme aldığı 2006’da basılan ” İsrail Lobileri ve Amerika’nın Dış Siyaseti ” isimli kitap Siyonist Rejim İsrail’in Amerika seçimlerine müdahalesini açıkça gözler önüne sermiştir.

Buna rağmen Amerika seçim sistemindeki işlevsizlik ve zafiyet de hükümet makamlarını diğer ülkeleri suçlamaya yöneltmiştir. Bu zafiyetler ve işlevsizlikler arasında bugünlerde de yeni bir tartışmaya dönüşen posta üzerinden oy toplama konusuna değinmek mümkün.

Amerika temsilciler meclisi demokrat üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu:” Trump’ın posta idaresini zayıflamaya çalışması kişisel eğilimleri ve demokrasiyi yıkma ve iktidarını koruma yüzündendir. ”

Görünen o ki bu ihtilafların örtbas edilmesi amacı ile Amerikalı makamlar kamu oyunu da bu gerçeklerden uzaklaştırmaya ve gerçekleri saptırmaya çalışmaktadırlar.

Başa dön tuşu
Bugün 07 Ekim 2026 (27) içerik yüklenmiştir.