
İran İslam cumhuriyeti 8 Mayıs 2018 tarihinde Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmadan illegal çekilmesinden bir yıl sonra 8 Mayıs 2019 tarihinde ve Avrupa’nın İran’ın nükleer anlaşmadaki çıkarlarının garanti edilmesi bağlamında önerilerinin işlevsizliğinin ispatlanması ardından bizzat Bercam anlaşmasının 26 ve 36. maddeleri uyarınca belirli takvime göre 5 aşmada nükleer sorumluluklarını askıya aldı.
Söz konusu 5 aşama, yüzde 3,67 oranında zenginleştirilmiş 300 kg rezervin aşılması, zenginleştirilmiş uranyum oranını yüzde 4,5’a yükseltilmesi ve nükleer araştırma alanındaki kısıtlamaların kaldırılmasıydı. Beşinci ve son aşamada ise İran İslam cumhuriyetinin gönüllü olarak durdurduğu nükleer kısıtlamaları yani “santrifüjlerin sayısının kısıtlanması” bir kenara bırakıldı.
İran’ın en yeni nükleer adımıyla ilgili olarak İran’ın BM Viyana Daimi Temsilcisi Kazım Garibabadi, ‘Uranyum hekzaflorür veya UF6 gazının bir santrifüje enjeksiyonu, uranyumu zenginleştirmenin ve 238 uranyumunun 235 uranyumundan ayrılması için son adımdır. Yeni santrifüjler faaliyete başlayarak, uranyum zenginleştirmede yeni aşamaya adım attık’ dedi.
Garibabadi ayrıca “Netenz’de birinci nesil santrifüjlere ilaveten yeni IRM2 santrifüjlerden 174’lük bir zincirin zenginleştirme çalışmalarına başlayacağını” duyurdu.
Amerika’nın Bercam’ı ihlaldeki tek yanlı ve mantıksız siyaseti ve Avrupa’nın da anlaşmadaki sorumluluklarını yerine getirmemesi, İran’ın dayanaksız vadeleri beklememesi sonucuna vardı.
İran’ın BM Viyana Daimi Temsilcisi Garibabadi’nin de belirttiği gibi Bercam’da yaptırımların kaldırılmasına ilaveten çeşitli alanlarda etkilerinin de yaşanması gerekiyor, başka bir ifade ile İran pratikte bu etkileri yaşaması gerekiyor.
Nitekim Garibabadi de bu konuya değinerek, Nükleer Anlaşma ve İran’ın amacının kağıt üzerinde yaptırımların kaldırılması olmadığını ve yaptırımların kaldırılmasına ek olarak, çeşitli alanlardaki yaptırımların kaldırılmasının etkileri adı verilen bir kategorinin de olduğuna dikkat çekti.
Bercam’ın diğer tarafları İran’ın geri dönüşü olan girişimlerinden vazgeçmesini istiyorlarsa Bercam’a denge kazandırarak yaptırımları kaldırılmasına çalışmalı.
Uluslararası meseleler uzmanı Mehdi Fezaili bu bağlamda şöyle diyor:
“İran İslam cumhuriyeti ve ulusal güvenlik konseyi, Mayıs 2019’da aldığı kararla Bercam çerçevesinde, çok makul ve doğru bir karardır. İran İslam cumhuriyeti yapmak için farklı eylemleri vardır, örneğin Fordo nükleer tesislerin yeniden başlatılması veya zenginleştirilmiş rezervlerin arttırılması.
İAEK başkanı Ali Ekber Salihi bir süre önce yeni nesil IR6 modern santrifüjlerin tanıtılarak devreye sokulması töreninde yağtığı açıklamada “söz konusu santrifüjlerin birinci nesil santrifüjlere oranla 10kat daha fazla uranyum zenginleştirebileceklerini” belirtti.
UAEA raporuna göre Netenz ve Fordo’da zenginleştirme çalışmaları, bu cümleden yeni ekipmanlar ve Bercam’da belirtilen yüzde 3,67 oranından fazla olarak yüzde 4,5 oranında zenginleştirme çalışmaları devam ediyor. İran Bercam anlaşmasından önce zenginleştirilmiş uranyum miktarı mevcut miktarın 3 katı ve anlaşmada belirtilenin yaklaşık 36 katıydı fakat hiçbir zaman barışçıl çalışmalardan sapmadı.
İran İslam cumhuriyeti Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile en yüksek düzeyde işbirliği yaparken Ajans üye ülkeler arasında en fazla denetçiyi ağırlayan ülkedir. Nitekim İran’da yılda en az 33 kez kapsamlı denetlemeler gerçekleşiyor.
Zenginleştirilmiş uranyum düzeyinin yükseltilmesi, İran’ın bizzat Bercam nükleer anlaşmada belirlenen haklarına bir tepkidir ve aynı zamanda İran’ın nükleer anlaşmaya tek taraflı olarak bağlı kalmasının, diğer tarafların siyasi ve ekonomik yaptırımlarına seyirci kalacağının imkansız olduğunun göstergesidir.
