
BERCAM nükleer anlaşması bağlamında ahitsizlikleri zirveye taşıyan Amerika ve Avrupa İran’dan taviz almak zannıyla kendilerinin ihlal ettiği anlaşmayı değiştirmek üzere İran ile tekrar müzakere masasına oturmak istiyor.
İran İslam Cumhuriyeti ile bu nükleer anlaşmayı imzalayan üç Avrupalı ülke ise bu doğrultuda Cuma günü ortak bir bildiri yayımlayarak bir kez daha Tahran’ın BERCAM nükleer anlaşması bağlamındaki taahhütlerine bağlı kalması ile ilgili evhamlarını ve ithamlarını tekrarladılar.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise bu bildiriye tepki olarak Twitter’daki mesajında üç Avrupa ülkesinin BERCAM nükleer anlaşması çerçevesindeki taahhütlerine değinerek şöyle yazdı:” İran, hangi mantığa dayalı olarak Amerika’nın hala ihlalini sürdürdüğü Washington’un anlaşmadan çekilmesinin bir yıl sonrasında izlediği düzeltici girişimleri durdurmalıdır?”
Bu anlamda sorulması gereken soru, Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan BERCAM nükleer anlaşmasının kaderinin nereye varacağıdır. Acaba BERCAM nükleer anlaşması tarafları başka bir anlaşmaya varmak için, taahhütlerine bağlı kalmışlar mı ki?
Gerçekte İran’ın asıl talebi de Amerika’nın BERCAM nükleer anlaşması değil. İran’ın talebi yaptırımların kaldırılması ve bir milletin gasp edilen haklarının geri verilmesidir. Bu da Amerika ve Avrupa’nın görevidir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, son haftalarda İran hava kuvvetleri subaylarının 19 Behmen 1357’deki tarihi biat günü yıldönümünde yaptıkları konuşmada bu hususta şöyle buyurmuşlardır:” İran, Amerika’nın tüm yaptırımları sözde veya kağıt üzerinde değil pratikte iptal ettiği zaman, ve bu iptalin İran tarafından doğrulandığı zaman BERCAM’daki taahhütlerine geri dönecektir. Bu, İran’ın geri dönülmez ve kesin siyasetidir. Bu siyaset tüm sorumlular tarafından kabul edilmiştir. Kimse bunu gözardı edemez. ”
İran üzerinde azami baskı siyaseti ve kampanyasının amacının, BERCAM nükleer anlaşması yükümlülüklerini yerine getirmesi karşılığında tavizler elde etmek olduğu açıktır. Ancak hiçbir mantık bu şantaj senaryosunu hiçbir başlık altında kabul edemez. Bu senaryoda Joe Biden geçmiş hataların yolunu tutmuştur.Şimdi de aynı yol tekrarlanırsa ABD’nin anlaşmayı dört yıl içinde bir kez daha iptal etmeyeceğinin garantisi olabilir mi?
Siyasi analist Abdul Bari Atwan şöyle diyor: “BERCAM anlaşmasının felsefesi tam olarak nedir? Nükleer anlaşma, Joe Biden başkan yardımcısıyken Obama yönetiminin kabul ettiği bir anlaşmadır, bu nedenle İran Amerika Birleşik Devletleri’ne anlaşmanın şartlarına uyması gerektiğini söylüyor ve ancak bu şekilde İran’dan da buna uymasını isteyebileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda, müttefiklerimizle istişare etmemiz gerek, yeni bir anlaşma lazım, İran’ın füze programının kaldırılması şart, İran’ın milisleri desteklemeyi bırakması zarureti gibi sözler de ne demek? Onlar İran’ın elini her şeyden kesip teslim olmaya zorlamak istiyorlar. Tıpkı Kuveyt savaşından sonra Saddam’ı teslim olmaya zorladıkları veya Muammer Kaddafi ve diğerlerini teslime zorladığı gibi.”
Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve diğer tarafların BERCAM yükümlülüklerine uymamasına yanıt olarak İran, BERCAM’da sağlanan yasal mekanizmalara uygun olarak bu anlaşmadaki yükümlülüklerinin bir kısmını azaltmıştır. Ancak ABD yanlış hesaplara dayanarak, BERCAM’dan tek taraflı olarak çekilmiş, kaldırılan yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş ve sahte iddialar ve asılsız suçlamalarla İran’a yeni yaptırımlar uygulamış ve diğer ülkelere yaptırımları uygulamaları için baskı yapmıştır. Amerika ve Avrupa için tek mantıklı yol; BERCAM yükümlülüklerine geri dönmektir.
