İran

İran Dışişleri Bakanlığı’ndan Amerika’nın Direniş Karşıtı Hareketliliğine Tepki

Amerika savaş uçakları Washington’un saldırganlık siyaseti çerçevesinin devamında Suriye’nin Doğusundaki bazı bölgeleri bombaladı.

Amerika savunma bakanlığı Pentagon Perşembe günü yayımladığı bildiride Amerika ordusu savaş uçaklarının Amerika başkanı Joe Biden talimatı ile Suriye’nin Doğusundaki direniş grupları mevzilerini ve bulunduğu noktaları bombaladığını duyurdu. Amerika Suriye ve Irak sınırında bulunan direniş güçleri mevzilerine yönelik saldırılarının Irak’ta Erbil havalimanı Amerikan üssüne yapılan saldırıya cevaben gerçekleştirildiğini ve misilleme olduğunu iddia ediyor. Amerika bu bağlamda İran İslam Cumhuriyeti’ne bağlı grupları bu saldırılardan sorumlu tutmaktadır. Buna rağmen kanıtlar ve belgeler Erbil havalimanı Amerikan üssüne yapılan saldırının da Bağdat’taki Amerikan büyükelçiliğine yapılan saldırı gibi tereddüt uyandırıcı olduğu ve Amerika’nın Irak parlamentosunun Amerikan güçlerinin sınır dışı edilmesi yönündeki kararını gözardı ederek bu ülkedeki varlığını sürdürmek için bahane uydurmak peşinde olduğunu gösteriyor.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatipzade ise Amerika’nın Suriye’ye yönelik yasa dışı ve saldırganlığa dayalı saldırılarını kınayarak Amerika’nın yeni hükümetinin bu girişimini Suriye toprak bütünlüğünün ve hakimiyetinin ayrıca uluslararası kuralların ihlali olduğunu bildirip bu girişimin bölgede daha fazla istikrarsızlığa ve askeri çatışmaya yol açacağını ve çatışmaları şiddetlendireceğini söyledi.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Amerika’nın Suriye’deki yasa dışı üslerinde terörist güçlerin eğitildiğine değinerek Amerika’nın bu güçleri araçsal olarak kullandığını belirtip şu açıklamalarda bulundu:” Amerikan güçleri son yıllarda yasa dışı bir şekilde Suriye’ye girmiş ve bu ülkenin bazı bölgelerini işgal edip petrol dahil doğal kaynaklarını çalıp Suriye halkının doğal haklarını ihlal etmiştir. ”

Amerika ve Siyonist Rejim İsrail şimdiye dek bir kaç kez Suriye, Irak ve Lübnan’da Direniş Güçlerinin mevzilerini hatta askeri açıdan değer taşımayan mevzilerini bile hedef almıştır. Bu saldırganlığa dayalı girişimin gerçekleşmesine rağmen birçok siyasi çevre Amerika’nın yeni başkanı Joe Biden’in Trump’tan farklı dış siyasetler uygulamasını beklediği sırada geldi. Bu çevreler Biden’in gerilim ve çatışmalardan uzak durmak istediğini düşünüyorlardı. Zaten Trump’ın seçimlerdeki yenilgisinin nedenlerinden biri de bölgeye yönelik bu karman çorman siyasetleri idi. Bu noktadan yola çıkarak görünen o ki Amerika aldatıcı girişimlerde bulunarak İran’ı müzakere masasına davet etmektedir. Amerika tarafından önerilen bu tekrarlanan müzakere senaryosu aslında Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesi ile başlayan bir süreçtir. Trump’ın tutumları ve onun ardından Joe Biden’in açıklamaları da bu bağlamda değerlendirilmelidir. Bu açıklamaların ortak yanı bu meselenin çözülmesi için bahane uydurmaktır. Ancak Amerika’nın doğal olarak Siyonist Rejim’e bağlı olması yüzünden Amerika başkanının bölgedeki Amerikan tavrını değiştirmek için pek meyilli olmadığı söylenebilir.

Uluslararası meseleler uzmanı Hasan Hanizade bu hususta şunları belirtiyor:” Amerika başkanı Donald Trump ve Pompeo ve de John Bolton’dan oluşan takımı son üç yılda baş vurduğu girişimleri ile İran ve Amerika’nın bölgesel meseleler, küresel meseleler ve iki taraflı meseleler gibi farklı alanlarda müzakere masasına oturmalarını engellediler. Bu bağlamda Amerika BERCAM nükleer anlaşmasından çekildi, yaptırımları arttırdı ve İran petrolünün ihracatını engelledi. Buna esasen şöyle bir değerlendirme yapmak da mümkündür: Amerika İran’a yönelik iyi niyete dayalı pratik bir adım atmazsa iki taraf arasında her türlü müzakerenin düzenlenmesi ihtimali yoktur. ”

Biden’in müzakere savı ise başka bir ifade ile maksimum ekonomik ve güvenlik baskıdan ibarettir. Amerika bu yaklaşımı çerçevesinde tek taraflı olarak sırf kendi çıkarlarını temin etmek istiyor. Doğal olarak müzakerelerin başlaması için yaptırımların tam olarak kaldırılması ve Amerika’nın BERCAM anlaşmasına geri dönmesi ve yapılan yanlışların tekrar yapılmaması için uygun mekanizmaların kararlaştırılması gerekiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.