
Suriye’nin Washington’daki Büyükelçisi İmad Mustafa, “Suriye’nin olaylara yaklaşımında ve karar almada temel dayanak olarak halkın tutumlarını dikkate aldığını belirtti.
Lazkiye’deki Teşrin Üniversitesinde düzenlenen açık diyalog konferansında Büyükelçi Mustafa; Suriye’nin içişlerine her türlü yabancı müdahale ve Arap Liginin kararlarını reddetmek için muhtelif kesimlerden meydanlara akın eden kalabalık halk kitlelerinin komployu hazırlayanların hesaplarının birbirine kattığını ifade etti.
Güvenirliklerini minimum düzeyde korumada başka seçenek bulmayan ABD ve batılı medya kanallarının bu kalabalık mitinglere dar bir şekilde olsa bile değinmek zorunda kaldıklarını ifade eden Mustafa; bunun kamuoyunda bir etki yarattığını ve daha önce gördüğü dezenformasyonu tekrar gözden geçirmeye başladığını ifade etti.
Mustafa; bu vizyonun ışığında Suriye’ye askeri müdahalede bulunma şansının azaldığını kaydederek; kriz özünün Suriye’nin Arap-İsrail çatışmasındaki tutumundan ibaret olduğunu söyledi.
Suriye’ye karşı baskılara karşı koymanın içerdeki durumları iyileştirme ve reform adımlarıyla olduğuna vurgu yapan Mustafa; Suriye yönetiminin de bu yönde çaba harcadığını belirtti. Mustafa; bir çok ülkenin Suriye’deki durumlara ilişkin gerçeğinin ortaya çıktığını açıklayarak, bir kısım ülkelerin Suriye’yi kandırmaya çalıştığını, sözde dostluk ilişkilerinin yanı sıra ekonomik ve ticari ilişkiler çerçevesinde misyonunu sabote etmek istediklerini belirtti.
Büyükelçi Mustafa; bir kısım tarafların ayrıca Suriye’ye müttefiklerinden vazgeçme amacıyla büyük teşviklerde bulunduğunu ifade ederek, Suriye’nin dış politikasını dost ve müttefikleriyle koordine ettiğine dikkat çekti.
Siyonist lobinin ABD’de tüm karar mekanizmalarını kontrollerinde tuttuğuna işaret eden Mustafa; bu lobinin İsrail çıkarlarına hizmet edecek şekilde bir çok yerde müdahale gücüne sahip olduklarını kaydetti. Mustafa; ABD’nin medya kurumlarında iddia edildiği gibi özgürlüklerin bulunmadığına işaret ederken; orada temel medya akımının Suriye’ye düşman bir akım olduğunu söyledi.
Sözlerine devam eden Mustafa; Suriye’ye ekonomik yaptırımlar uygulama politikasının eski bir politika olduğunu ve hiç bir zaman durmadığını kaydederek, günümüzde de ABD’nin elinde bir maşadan ibaret olan bir kısım yönetimlerin Suriye’ye hırçın bir hamle başlattıklarını ifade etti.
Dışarıdaki bir kısım tarafların Suriye’de cereyan eden olaylarla İsrail’in çıkarları arasındaki uyumluluğu görmemelerinin esef verici olduğunu kaydeden Mustafa; İsrail’in en büyük koruyucusu ve savunucusu olan ABD medyasının yaptığı dezenformasyona işaret etti. Aynı zamanda ABD kamuoyunun İsrail’in Filistin halkına karşı uyguladığı düşmanlığı hakkında en ufak bir bilgisi bile olmadığına dikkat çekti.
Mustafa; krizin başından beri Suriye medyasının oynadığı role dikkat çekerek dar imkanlarına rağmen bir şeyler yapmayı başardığını söyledi. Aynı zamanda medya çalışmalarının daha çok geliştirilmesi gereğine de işaret etti.
Suriye’ye uygulanan ekonomik yaptırımlar konusunda ise Mustafa; Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkiler kurma yönlendirmelerinde bulunduğunu ve bunun yaptırımların etkisini azaltacağını kaydetti.
