
Suriye istihbarat bakanlığı, İngiltere’nin BBC kanalını Suriye gerçekleri ile ilgili sahte ve gerçek dışı raporlar ve bilgiler yaymakla itham ederek bu kanalın çalışma ruhsatını iptal etti.
Suriye krizi Mart 2011’de başladı. Bu krizin temel özelliklerinden biri, Suriye yönetimini savunan veya ona karşı birçok aktörün varlığıydı. Kriz yönetimi teorisyenlerinden Michael Brecher, krizlerin uzamasının nedenlerinden birinin birden fazla aktörün varlığı olduğunu belirtmektedir. Suriye krizinin uzamasının nedenlerinden biri de bu krizde çok sayıda aktörün bulunmasıdır. Son 12 yıldır bu ülkedeki rejime karşı hareket eden ve Şam rejimini devirmek için hiçbir çabadan vazgeçmeyen Batılı aktörler, ister Avrupa ülkeleri ister Amerika, Suriye krizinin baş aktörleridir. Batılı ülkelerle birlikte bu ülkelere bağlı medya da Suriye yönetimine karşı politikalarını açıkça örgütledi ve uyguladı. Aslında, medya faaliyetlerinde bağımsızlık ve tarafsızlığın ön planda olması gerekirken, Batı medyası bu ilkeleri ihlal ederek resmen Suriye yönetimine karşı harekete geçti ve muhalefeti ve hatta teröristleri destekledi.
Suriye yönetimine karşı harekete geçen medya kuruluşlarından biri de BBC. İngiliz hükümetine bağlı bu haber ağı ve kanalı, Suriye krizinde muhalifleri ve teröristleri desteklemek ve Şam yönetimine karşı Londra hükümetinin politikaları doğrultusunda hareket etmiştir. Gerçekleri çarpıtmak ve yalanları haber yapmak, Suriye krizi sırasında BBC’nin işlevlerinden biriydi. Bu medya, haber kaynağı olarak teröristlerle bağlantılı kişileri ve Suriye yönetimine düşman grupları hep öne çıkarmaya çalışmış ve bu kaynakları kullanarak “yerel kaynaklar” gibi sahte başlığı altında Suriye ile ilgili haber akışını yönlendirmeye çalışmıştı. Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da bu konuya değinilerek, “Suriye’ye yönelik terör savaşının başlangıcından bu yana BBC kasten gerçek dışı ve sahte bilgiler ve zaman zaman Suriye gerçeğine ilişkin gerçekleri ters gösteren raporlar sunmuştur. ” dedi. Bu kanal ve bağlı ağları defalarca uyarılmasına rağmen Suriye’ye düşman ve terörist grupların beyan ve tanıklıklarına dayalı yanıltıcı haberlerini yayınlamaya devam ediyor.
BBC haber kanalı, analiz ve raporlarında ağırlıklı olarak Beşar Esad ve hükümetinin iktidarda kalmayı hak etmediği ve düşüşünün kesin olduğu ekseninde manevra yaptı. BBC, Suriye krizine yaklaşımında, bu ülkedeki insani krizi haber yapmaya ve bunu Suriye yönetimine mal etmeye çalışırken, Batı’nın Suriye’ye yönelik daha fazla yaptırımını da talep etti. Aslında BBC’nin medya yaklaşımı, Suriye yönetimi hakkında olumsuz ve şiddet içeren bir imaj sunmaya dayanıyordu. Bu yaklaşım, Suriye yönetiminin istikrar kazanmasına ve Arap Birliği’ne dönmesine rağmen devam ediyor.
Bu İngiliz medyası geçtiğimiz günlerde bir haberde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ailesinin Captagon adlı bir tür amfetamin ticareti yapmakla suçlandığını iddia etmişti. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Avrupa Birliği, bu ilacın üretiminden ve ihracatından Suriye hükümetini sorumlu görüyor ve BBC raporu, Batı’nın bu politikasıyla aynı çizgide. Bu arada, Suriye hükümeti uyuşturucu ticaretine karıştığını yalanladı. BBC’nin eyleminin acı ve ironik yanı, bu kanalın Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünü bile Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Captagon işiyle ilgili endişesine bağlamış olmasıdır. BBC’nin Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşüne ilişkin yaptığı bir analizde, “Beşar Esad, bu uyuşturucunun büyük bir miktarının Suriye’de üretilmesine, ardından Lübnan ve bölgeye ihraç edilmesine izin verdi. Bu, özellikle Suriye’nin Arap Birliği’ne yeniden girmesinin uyuşturucu arzını azaltmaya yardımcı olacağını uman Suudi Arabistan için gerçek bir endişe kaynağı.” iddiasında bulundu. Tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesiyle açıkça çelişen bu medya ilkeleri dışındaki işlevi nedeniyle Suriye hükümeti, 12 yıl sonra BBC’nin Suriye’de faaliyet gösterme lisansını nihayet iptal etmek zorunda kaldı.
