AmerikaDünyaHaberlerVenezuela

Trump ve Rubio, Venezuela’da rejim değişikliği peşinde

Venezuela hükümetinin talebi üzerine, BM Güvenlik Konseyi, ABD ordusunun Venezuela açıklarında bir ay içinde en az 21 kişinin ölümüne yol açan sürat teknelerine düzenlediği saldırıların ardından Cuma günü acil bir toplantı düzenledi. BM Güvenlik Konseyi üyeleri, ABD ile Venezuela arasındaki artan gerginlikten endişe duyduklarını dile getirerek, anlaşmazlıkların çözümü için diyalog çağrısında bulundu.

Venezuela’nın BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırması, ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçilerin, Trump’ın uyuşturucu kaçakçılığı bahanesiyle Venezuela’ya karşı ölümcül askeri güç kullanma yetkisini kısıtlayacak yasa tasarısını reddetmesinden bir gün sonra geldi.

Venezuela’nın BM Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, ABD’nin “savaşçı eylem ve söylemlerinin” “Venezuela’ya karşı silahlı bir saldırıya” yol açacağını söyledi.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baghaei, Cuma günü yaptığı açıklamada, ABD ordusunun bölgedeki balıkçı teknelerine yönelik saldırılarını kınadı. Bu tür eylemleri “kışkırtıcı ve istikrarsızlaştırıcı” olarak nitelendiren Baghaei, Washington’ın kanunsuzluğunun sonuçları konusunda uyardı.

BM Güvenlik Konseyi toplantısında Rusya ve Çin, Güney Karayipler’deki artan askeri varlığı da kınadı.
Rusya’nın BM temsilcisi Vassily Nebenzia, Venezuela’nın “aylardır eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve askeri işgal tehditlerine maruz kaldığını” söyledi.

Çin’in BM temsilcisi Fu Cong, ABD’nin askeri girişimini “tek taraflı ve aşırı” olarak nitelendirerek, ABD’nin tırmanmayı önlemek için ilgili eylemleri derhal durdurması gerektiğini söyledi.

Trump müzakereleri durdurdu

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve diğer üst düzey Venezuelalı yetkililerle müzakerelere başkanlık eden özel cumhurbaşkanı temsilcisi Richard Grenell,

New York Times’ın haberine göre Grenell, daha büyük bir çatışmayı önleyecek ve Amerikan şirketlerine Venezuela petrolüne erişim imkânı sağlayacak bir anlaşma yapmaya çalışıyor.

Trump, 6 Ekim’de üst düzey askeri liderlerle yaptığı bir toplantıda Grenell’e Venezuela ile tüm diplomatik iletişimi durdurma talimatı verdi.
Uzmanlar, diplomasiyi sonlandırma kararının, ABD’nin bir tür rejim değişikliği operasyonu için askeri seçenekleri artırmayı planladığının bir işareti olduğunu düşünüyor.

Trump, son haftalarda Venezuela’nın Karayip kıyılarında büyük bir donanma takviyesi emri verdi. Venezuela’nın burnunun dibine üç ABD muhribi, bir amfibi hücum gemisi, bir güdümlü füze kruvazörü, nükleer enerjili bir saldırı denizaltısı ve bir F-35 filosu yerleştirdi. Böylesine büyük bir askeri takviyeyle, asıl soru Trump’ın Venezuela rejimini devirmeyi planlayıp planlamadığı. Hiçbir uyuşturucu ele geçirme operasyonunun böyle bir desteğe ihtiyacı yok.

Amerika’nın kentsel “savaş bölgelerinde” Trump, Los Angeles ve Washington, DC’nin ardından Memphis, Chicago ve Portland’a asker konuşlandırdı. Geçtiğimiz hafta Chicago’daki bir apartman bloğuna düzenlenen askeri baskın, Trump’ın Maduro tarafından yönetildiğini iddia ettiği Venezuelalı çete Tren de Aragua’yı hedef aldı.

Venezuela, Amerika’nın önde gelen uyuşturucu tedarikçisi olmaktan çok uzak. Ancak Trump ve “savaş bakanı” Pete Hegseth, Amerika’daki opioid salgınının Venezuela tarafından körüklendiğinde ısrar ediyor.

Amerika’daki fentanillerin hiçbirinin Venezuela’dan geldiği tespit edilmedi. Neredeyse tamamı Meksika’dan geliyor. Amerika’nın en büyük kokain kaynağı Kolombiya.
Trump, Venezuela’da her tekne havaya uçurulduğunda 25.000 Amerikalının hayatını kurtardığını iddia ediyor. Geçen yıl 54.743 Amerikalı opioidler yüzünden öldü. Trump, çok daha yüksek bir rakam olan 300.000’i iddia ediyor.

Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, rejim değişikliği peşinde. İkisi de Venezuela’nın dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olduğunun farkında.

ABD Başsavcısı Pam Bondi, Maduro’nun yakalanması için konulan ödülü 50 milyon dolara çıkararak, onu “dünyanın en büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri” olmakla suçladı. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, yeni ödülün “acınası” olduğunu belirterek, bunu “siyasi propaganda” olarak nitelendirdi.

Trump’ın karadaki hedefleri vurma tehditleri arasında, Chavismo olası bir savaş senaryosuna karşı vatandaşlarını seferber ediyor. Gönüllü olanların çoğu, iktidar partisi Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi’nin (PSUV) destekçileri.

Nobel barış ödülü

Bu arada, Maria Corina Machado, Norveç Nobel Komitesi tarafından bu yılki barış ödülüne layık görüldü. Machado, Temmuz 2024 Venezuela cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Maduro’ya yenildi. Yenilgisini kabul etmeyi reddetti ve siyasi hareketi seçim sonuçlarını tanımayı reddettikten sonra saklanarak yaşamaya başladı.

İran’ın Caracas Büyükelçiliği, Nobel Barış Ödülü’nü Machado’ya veren Nobel Komitesi’ni eleştirdi. Cumartesi günü X hesabından bir yazı yayınlayan büyükelçilik, Nobel Ödülü’nü “barışın gerçek anlamıyla alay konusu olmaktan başka bir şey değil” olarak nitelendirdi. IRNA’nın haberine göre, büyükelçilik, Nobel Barış Ödülü’nü “barışın gerçek anlamıyla alay konusu olmaktan başka bir şey değil” şeklinde nitelendirdi.

Açıklamada, Machado’nun “Gazze’deki soykırımı meşrulaştırdığı ve Venezuela’ya yönelik yabancı askeri saldırıyı savunduğu” belirtildi. Machado, Trump’ın Karayipler’deki askeri eylemlerini desteklemiş ve Trump’tan Maduro’nun devrilmesine yardım etmesini istemişti.

Machado, Caracas’taki son kamuoyu toplantılarından birinde The Guardian’a verdiği demeçte, Maduro’nun iktidardaki günlerinin sayılı olduğuna ve “gidişinin geri dönüşü olmadığına” ikna olduğunu söylemişti. Açıklamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Maduro iktidarda kalmaya devam ediyor ve Venezuela ordusunun yanı sıra Çin ve Rusya da dahil olmak üzere önemli uluslararası destekçilerinin desteğini koruyor.
Şimdi ise sahne, Trump’ın gösterişli bir savaşı için hazırlanıyor.

Başa dön tuşu
Bugün 26 Haziran 2026 (21) içerik yüklenmiştir.