İslam Devrimi’nin yüce lideri Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin şehit edilmesi üzerine Mesud Pezeşkyian’ın taziye mesajı:

İslam ümmetinin büyük komutanına yönelik suikast, özellikle dünyanın dört bir yanındaki Şiilere karşı açık bir savaş anlamına gelmektedir. Şehit İmam Ali Hamenei’nin zulme karşı direnişi ve metaneti, tarihin derinliklerinde ebedi ve kalıcı bir isim bıraktı. İran İslam Cumhuriyeti, bu cinayetin failleri ve azmettiricilerinden intikam almayı hem görevi hem de meşru hakkı olarak görmektedir.
Bismillahirrahmanirrahim
“Ve Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, bilakis onlar diridirler ama siz bunu anlamazsınız.”
Büyük bir üzüntü, keder ve teessürle, İslam ümmetinin büyük komutanı, yüce ve aziz İslam Devrimi lideri Ayetullah el-Uzma İmam Hamenei, dünyanın en zalim ve kötü niyetli kişilerinin elinde şehit edildi. Bu olay, günümüz İslam dünyasının en büyük imtihanıdır. İran İslam Cumhuriyeti’nin en yüksek siyasi makamına ve Şii dünyasının önde gelen liderine yönelik Amerikan-Siyonist eksenli bu hain suikast, özellikle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara ve Şiilere karşı açık bir savaş ilanı olarak kabul edilmektedir.
Sevgili İran, 37 yıl boyunca şehit yüce lider Ayetullah el-Uzma İmam Hamenei’nin bilge rehberliği ve liderliğiyle, İmam Humeyni’nin (ra) aydınlık yolunu kararlılık ve güçle sürdürmüş ve emperyalizme karşı direnişin ve bağımsızlık arayışının merkezi haline gelmiştir. Halkın iradesine dayanan bu büyük ve ilahi lider, İran milletine onur ve şeref kazandırmış, İslam ve İran düşmanlarının gözünde bir diken olmuştur.
İmam Humeyni’ye olan bağlılık, zulme karşı direniş, bilgelik, şefkat, ilim, sabır, samimi iman ve Allah’a olan derin bağlılık, şehit yüce lider İmam Hamenei’nin çağdaş tarihte İmam Humeyni ile birlikte ebedi ve kalıcı bir isim bırakmasını sağlamıştır. Gerçekten de, İslam düşmanlarıyla mücadelede şehitlikten başka, Ayetullah el-Uzma Seyyid Ali Hamenei’nin ismine ve makamına layık başka bir durum yoktur.
İran İslam Cumhuriyeti, bu tarihi cinayetin failleri ve azmettiricilerinden intikam almayı hem görevi hem de meşru hakkı olarak görmekte ve bu büyük sorumluluğu yerine getirmek için tüm gücüyle çalışacaktır.
İslam ümmetine, İran halkına ve bu büyük liderin takipçilerine bir kez daha başsağlığı diler, bu büyük tarih adamının yolunu sürdürme konusundaki kararlılığımı ve sarsılmaz irademi vurgularım. Yüce Allah’tan, İran halkı ve yetkilileri arasında artan dayanışma ve birlik için, İslam Devrimi’nin yüksek ideallerinin gerçekleştirilmesi ve toplumda adalet ve özgürlüğün yaygınlaşması yolunda başarılar dilerim.
Mesud Pezeşkiyan
İran İslam Cumhuriyeti Başkanı
