AmerikaİranOrtadoğu

İran: Füze programı müzakerelerin konusu olmadı ve olmayacak

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin başladığı yönündeki iddialarına tepki olarak, “Ne UAEA Başkanı ile bir görüşmemiz oldu, ne de ajans denetçilerinin nükleer tesislerimizi ziyaret etmesine yönelik herhangi bir anlaşma vardır.” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında ABD’li yetkililerin nükleer müzakerelerin yeniden başladığı yönündeki açıklamalarına yanıt verdi.

Bekayi, İran’ın ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşme gerçekleştirdiğini ne de ajans müfettişlerinin nükleer tesisleri ziyaretine ilişkin bir program bulunduğunu söyledi. 

Bekayi, İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini mevcut prosedürler çerçevesinde sürdüreceğini ifade etti.

Bekayi, UAEA Yönetim Kurulu kararına ilişkin olarak Rusya, Çin ve Nijer’in olumsuz oy kullanmasını “sorumlu bir tutum” olarak nitelendirirken, bazı ülkelerin karara destek vermesini eleştirerek bunun çifte standart olduğunu söyledi.

Dondurulmuş İran varlıklarının kullanımına ilişkin açıklamalarda da bulunan Bekayi, serbest bırakılan fonların nasıl değerlendirileceğine İran’ın karar vereceğini belirtti. 

Petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerinin satışına yönelik ABD tarafından yayımlanan genel lisansın dün itibarıyla yürürlüğe girdiğini ifade eden Bekayi, İran’ın varlıklarının artık kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabileceğini söyledi.

Avrupa’nın müzakerelerde yer alma taleplerine de değinen İranlı sözcü, Avrupalı ülkelerin son iki yıldaki tutumları nedeniyle kendilerini sürecin dışına ittiğini savundu. Avrupa’nın özellikle yaptırımların yeniden devreye alınmasını öngören “snapback” mekanizması sürecinde ve İran’a karşı yürütülen son savaşlarda sorumsuz davrandığını belirtti.

Bekayi, İsviçre’de gerçekleştirilen dörtlü görüşmelere ilişkin olarak ise İran, ABD ve iki arabulucunun katıldığı toplantının yaklaşık bir buçuk saat sürdüğünü, daha sonra ABD tarafının “hakaret içeren açıklamaları” nedeniyle görüşmelerin devam etmediğini söyledi. Bu aşamadan sonra taraflar arasında yalnızca arabulucular üzerinden mesaj alışverişi yapıldığını ve doğrudan temas kurulmadığını kaydetti.

Lübnan’da çatışmaların önlenmesine yönelik oluşturulması planlanan mekanizmaya ilişkin konuşan Bekayi, ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının sürdüğünü belirtti. 

ABD, İran, arabulucular ve Lübnan hükümetinin mutabakat hükümlerinin uygulanmasını denetleyeceğini ifade eden sözcü, mekanizmanın ayrıntılarının henüz netleştirilmediğini söyledi.

İran’ın füze programının görüşmelerde gündeme gelip gelmediği sorusuna ise Bekayi, “İran’ın savunma ve füze kapasitesi kesinlikle müzakerelerin bir parçası olmadı ve hiçbir tarafla yapılacak görüşmelerde de olmayacaktır” yanıtını verdi.

Bekayi ayrıca, bazı bölge ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında rol oynadığına dair ellerinde yeterli kanıt bulunduğunu öne sürerek, bu konuda belge hazırlayacaklarını ve ilgili ülkelerden hesap soracaklarını söyledi.

ABD kamuoyunda savaşa yönelik tepkilere ilişkin değerlendirmesinde ise Bekayi, İran’a karşı yürütülen savaşın Amerikan yönetimi tarafından bölge halklarına dayatıldığını savunarak, Amerikalıların ve dünya kamuoyunun savaşa karşı çıkmasının doğal olduğunu ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsviçre’deki müzakerelerde füze konusunun gündeme geldiği iddialarına ilişkin olarak, İran’ın füze ve savunma kabiliyetlerinin hiçbir şekilde müzakere konusu olmadığını ve hiçbir zaman da olmayacağını vurguladı.

Meclis Başkanı Galibaf’ın Çin’e yapacağı ziyaretle ilgili olarak ise böyle bir ziyaretin planlandığını, ancak zamanlamanın Meclis Basın Ofisi tarafından açıklanacağını söyledi.

Bölge ülkeleriyle olası bir toplantı ihtimaline ilişkin olarak, İran’ın komşu ülkelerle karşılıklı güvene dayalı ve ortak güvenliği garanti altına alacak bir bölgesel mekanizma oluşturulmasından yana olduğunu belirtti. İran’ın daha önce de diyalog önerdiğini hatırlatarak, yabancı güçlerin bulunmadığı her türlü güvenlik girişimini desteklediklerini ve buna hazır olduklarını ifade etti.

Bekayi, ABD’nin taahhütlerine yönelik güvence konusuna ilişkin olarak, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak için tüm araçların kullanıldığını söyledi. İran’ın muhatabının mutabakat muhtırası çerçevesinde ABD hükümeti olduğunu belirterek, “taahhüt karşılığında taahhüt” ilkesini vurguladı ve ABD yükümlülüklerini yerine getirmezse İran’ın da tek taraflı hareket etmeyeceğini ifade etti.

İsviçre’deki toplantının mutabakatın uygulanması açısından önemli bir adım olmasını umduklarını söyledi.

Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin olarak, Umman ve İran’ın boğazın kıyı ülkeleri olduğunu ve gemi trafiğinin güvenliği için iki ülke arasında koordinasyon gerektiğini belirtti ve Meclis Başkanı’nın Umman ziyaretinde bu konunun da ele alınacağını söyledi.

Umman’a yapılacak ziyaretin ikili ilişkileri geliştirmeye yönelik olduğunu ifade eden sözcü, İran ile Umman ilişkilerinin “mükemmel” olduğunu, Umman’ın bölgedeki gerilimin azaltılmasında önemli bir rol oynadığını ve bu yaklaşımın takdir edildiğini söyledi. 

Bekayi, Hürmüz Boğazı konusunda Umman’ın kıyı ülkesi olarak özel bir rolü olduğunu ve bu konuda görüşmeler yapılacağını belirtti.

Pezeşkiyan’ın Pakistan ziyareti hakkında da konuşan Bekayi, bunun dost ve komşu bir ülkeye yapılan ziyaret olduğunu, Pakistan’ın İran ile ABD arasındaki arabuluculuk rolü nedeniyle ilişkilerin önemli olduğunu ifade etti. 

Son aylarda Pakistanlı yetkililerin İran’a çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Bekayi, bu ziyaretin karşılıklı temasların devamı ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacı taşıdığını söyledi.

Başa dön tuşu
Bugün 23 Haziran 2026 (24) içerik yüklenmiştir.