
İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdindeki temsilcisi, Ajansın Genel Konferansı’nda 8 numaralı gündem maddesi olan “Guvernörler Kurulu Üyelerinin Seçimi” kapsamında, ABD’nin Ajans Guvernörler Kurulu üyeliği adaylığına itirazını açıkladı.
İran temsilci heyetinin bildirisinin tam metni şöyledir:
Sayın Başkan,
İran, Guvernörler Kurulu toplantısı sırasında ABD’nin Kurul üyeliği adaylığına itiraz etmişti. Bugün de aynı ilkeli itirazı dile getiriyorum. Bu, hukuk, sorumluluk ve Ajansın itibarıyla ilgili bir meseledir.
Hukuki açıdan hiçbir devlet, yalnızca nükleer enerji teknolojisindeki ilerlemesi nedeniyle Kurul üyeliğine aday gösterilemez. Bu, Tüzüğün 6. maddesinin A bölümünün 1. paragrafının çarpıtılması anlamına gelir. Tüzük, uluslararası antlaşmalar hukukuna uygun olarak tutarlı bir bütün olarak yorumlanmalı ve uygulanmalıdır.
3. maddenin B bölümünün 1. paragrafı ile 4. maddenin B bölümü, Ajansı ve üyelerini Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkeleri doğrultusunda hareket etmeye, barışı teşvik etmeye ve silahsızlanmayı ilerletmeye yükümlü kılmaktadır. 4. maddenin C bölümü, tüm üyelerin Tüzük kapsamında kabul ettikleri yükümlülükleri iyi niyetle yerine getirmeleri gerektiğini hükme bağlamaktadır. Bu hükümlerin bütünü, Kurul üyeliği için ehliyetin yalnızca teknolojik kabiliyete indirgenemeyeceğini açıkça göstermektedir.
ABD, 2025 ve 2026 yıllarında İran’a karşı, Birleşmiş Milletler’in en temel ilkelerinden biri olan güç kullanma yasağının ağır ihlali niteliğinde kapsamlı saldırılar gerçekleştirdi. Buna ek olarak, Minab’daki bir ilkokulda 7 ila 12 yaşları arasındaki 168 masum çocuğun şehit edilmesi dâhil çok sayıda savaş suçu işlediler. Ayrıca ABD, Siyonist rejimle birlikte İran’ın barışçıl ve denetim altındaki nükleer tesislerine karşı 18 saldırı dalgası düzenledi.
Bu hukuk dışı saldırılar, bu Konferansın kararları uyarınca Birleşmiş Milletler ilkelerinin, uluslararası hukukun ve Ajans Tüzüğü’nün ihlali sayılmaktadır. Bu tür eylemler, nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarının teşvik edilmesi ilkesiyle açıkça çelişmektedir.
Herhangi biri, bu denli karanlık bir sicile sahip, Tüzük hükümlerini ağır biçimde ihlal eden bir devletin yükümlülüklerini yerine getirdiğini dürüstçe ve iyi niyetle iddia edebilir mi? Böyle bir ülkenin üyeliği askıya alınmamalı mıdır — 19. maddenin B bölümünün öngördüğü gibi?
Sayın Başkan,
Bu Kurul, Ajansın ana organlarından biridir ve hassas sorumluluklar taşımaktadır. ABD’nin bu Kurulda üyeliği derin bir çelişki yaratacaktır. Bu durum, saldırgana doğrudan kendi hukuk dışı eylemleriyle bağlantılı meselelerde yargıda bulunma imkânı tanıyacaktır.
Böyle bir adım, yapısal bir çıkar çatışması yaratacak, Kurulun tarafsızlığını zayıflatacak, kararlarına kuşku düşürecek ve Ajansın kendisine duyulan güveni daha da aşındıracaktır. Bu nedenlerle, ABD’nin Guvernörler Kurulu üyeliğine belirlenmesi, Tüzüğün lafzı ve ruhu ile Ajansın temel ilkeleriyle çelişmektedir.
Bu temelde, İran İslam Cumhuriyeti ABD’nin Kurul üyeliğine belirlenmesine karşı çıkmakta ve kendisini bu karardan beri saymaktadır.
