
Suriye Televizyonunun yayınladığı video görüntüleri Suriye’de bulunan silahlı terör grupları ve onları destekleyen-finanse eden güçlerin yardımlarıyla kanlı terör yanlısı medya kanallarının fotomontaj aracılığı ile gerçekleri çarpıtma, kamuoyunu yanıltma, dezenformasyon ve yalan uydurmalarının bir kısım yanlarını net bir şekilde ortaya koydu.
Bir süre önce yayınlanan ve Homs kırsalının Sultaniye Bölgesinde petrol boru hattını sabote eylemini görüntüleyen video kesitinde, eylemi görüntüleyecek kameraların Lübnan sınırları üzerinden yasadışı yollarla Suriye’ye giren CNN muhabirleri tarafından yerleştirildiği görülmektedir.
Video görüntülerinde CNN muhabirlerinin petrol boru hattını sabote etme eyleminden haberdar oldukları, bu eylemi görüntülemek için teröristlerle koordinasyonda bulunmalarıyla terörde ortak oldukları net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
CNN ekibinin güvenlik kameramanı, spikeri ve foto muhabiri arasındaki diyalog net bir şekilde çıkarken, kameraların eylemden bir gün önce yerleştirilmiş olduğu saptandı.
Tüm bu gerçeklere rağmen CNN kanalı; Amerikalıların eylemin gerçekleştirilmesindeki pozisyonlarından şüpheyi uzaklaştırmak amacıyla sabotaj eylemini gerçekleştirenlerin Suriye ordusu olduğunu iddia etti.
Sunulan bir başka video görüntüsünde ise CNN kanalının muhabiri Danny Dayem’e ilişkin skandalından sonra Danny ile gerçekleştirdiği röportajın gerçeği ve bu muhabirin Homs iline ilişkin gerçekleri çarpıtmaya devam ettiğini ortaya koydu.
Danny tüm dünya kamuoyuna Homs Kentinin şiddetli bombardımana tutulduğunu lanse etmek için arkadaşlarıyla birlikte hazırladığı sahte bir görüntüde bombardımanın kendisinden sadece 200 metre uzaklıkta olduğunu iddia ederek bulunduğu yer ile söz ettiği Halidiye Semti arasında 15 km mesafenin bulunduğunu görmezden geldi.
Danny’nin yalan ve asılsız haberlerinin ortaya çıkması ardından büyük bir skandalla karşı karşıya gelen CNN, Danny’nin temelde muhabiri değil de bir aktivistten ibaret olduğunu iddia etmeye, Homs’ta bulunan ekibinden uzak tutmaya başlamıştı.
Amerika’daki Arap Gazeteciler Birliği Üyesi Refik Lutf videoların yayınlandığı televizyon programında yaptığı açıklamada; ilan edilen ve gelecekte ilan edilecek tüm video kesitlerinin yanı sıra belge ve kanıtların Suriye’ye yürütülen medya savaşının küçük bir kısmını teşkil ettiğini söyledi.
Lutf bu belge ve kanıtların sözde tarafsız, objektif ve dürüst bir şekilde çalıştıklarını iddia eden büyük kanallar ve medya araçları için oldukça ciddi skandallar teşkil edeceğine vurgu yaparak, bu kanalların Suriye’deki şiddette oynadıkları rol ve kanların akıtılmasındaki konumlarını ortaya koyacağını ekledi.
Suriye medyasının savunmadan saldırı sürecine geçtiğini ifade eden Lutf; kanlı terör yandaşı medyanın yalan ve dezenformasyonlarının ortaya çıkmasıyla saldırı sürecinden savunma sürecine geçtiklerini söyledi.
