
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yalnızlaştırılmasına dair sözlerine gösterdiği tepkide, Washington’un İran’ı yalnızlaştırma gücüne sahip olmadığını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump Pazar günü Riyad zirvesinde yaptığı konuşmada kendince İran İslam Cumhuriyeti’ni bölge sorunlarının bir parçası olarak görüp, terörizme destek verdiği suçlamasıyla İran’ın yalnızlaştırılması gerektiğini ifade etti.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, Fransız basınından Le Figaro gazetesinde bugün yayınlanan demecinde, Trump’ın İran’ın yaptırımlar döneminde bile yalnızlaştırılamadığını ve ilerleme yoluna devam ettiğini bilmesi gerektiğinin altını çizdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, Trump’ın nükleer anlaşmayı iptal etme olasılığı hakkında ise, nükleer anlaşmanın ABD’liler tarafından iptal edilmesi halinde, İran’ın kendi nükleer faaliyetlerine geri döneceğini ve hatta faaliyetlerini hızlandıracağını kaydetti.
Salihi, Trump’ın Fars Körfezi ülkelerinin paralarından sonuna kadar yararlanmak istediği için İranofobi ve İran tehdidi gibi temelsiz iddialara sarıldığını belirtti.
Nükleer anlaşmanın imzalanmasının ardından ABD, tehdit içerikli bir yaklaşım takip etmiştir. Nükleer anlaşmadan sonra ABD, İran’ın füze denemesi bahanesiyle; yurt içinde ve dışındaki bazı tüzel şahıslar ve firmaları daha yaptırım listesine alarak, nükleer anlaşma için meydan okudu. Ancak Trump’un ne kadar bu doğrultuda adım atabileceği konusunda kuşku var. ABD Başkanı 19 Mayıs’da İran’da düzenlenen seçimlere birkaç gün kala, İran’a yönelik yaptırımların bir kısmının iptalinin askıya alınmasını nükleer anlaşma uyarınca imzalayarak, nükleer anlaşmaya bağlı olduğunu lanse etmeye çalıştı, ancak İran’ın füze kabiliyetinin tehdit oluşturduğu bahanesiyle Tahran’a karşı yeni yaptırımlar uyguladı.
Trump’ın son sıralarda Suudi Arabistan’a yaptığı ziyareti sırasında Riyad’da oluşturulan olumsuz havanın etkisi altında gündeme getirdiği sözleriyle, nükleer anlaşma konusunda yeniden müzakere için ön zemin hazırlamaya çalıştı. Oysa, nükleer anlaşmanın yeniden müzakere konusu olması için kabul edilir hiçbir mantık yoktur. Bu yüzden Trump, nükleer anlaşmanın uygulanması yönünde sansasyonel girişimlerini takip ederek, başka bir senaryoyu düşünüyor; Ancak nükleer anlaşmanın uluslararası bir anlaşma ve Güvenlik Konseyi’nin kararnamesi çerçevesinde bir anlaşma olduğu için; ABD, tek taraflı kararlarını nükleer anlaşmayı imzalayan diğer taraflara dayatamaz. Bunun için, ABD için geri kalan tek seçenek, tehdit içeren açıklamaların sürmesidir.
Oysa, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü “Den Kuts” 23 Mayıs Salı günü Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi’nin oturumunda yaptığı açıklamada, İran’ın 2015’de imzalanan nükleer anlaşmanın maddelerine bağlı olduğunu ifade etti.
Uluslararası camiaya göre de, bu anlaşmanın gözardı edilmesi, ABD’nin AB, Çin ve Rusya gibi nükleer anlaşmanın diğer taraflarıyla ilişkilerinin çetrefilleşmesine neden olacak ve ABD de geçmişe geri dönme ve çok taraflı yaptırımları tekrarlama gücüne sahip değil.
ABD Dış Siyaset Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de daha önce yaptığı açıklamada, nükleer anlaşmanın tek taraflı olarak ele alınmasının mümkün olmadığını, nükleer anlaşmanın imzalayanlarının tamamının çıkar ve yararına olduğunu ve BM Güvenlik Konseyi’nin kararnamesinin da bu anlaşmayı teyit ettiğini belirtmiştir.
