HaberlerOrtadoğu

ABD Savunma Bakanı’nın İran aleyhindeki küstahlığı

Şu sıralarda Amerikan yetkililerinin “psikolojik savaş ve propaganda” ve “askeri tehdit” olmak üzere eşzamanlı olarak iki senaryoyu bölgedeki girişimlerinin odağına aldığı anlaşılıyor.

Bu bağlamda ABD Savunma Bakanı James Mattis Afganistan ziyareti sırasında yaptığı küstahça bir açıklamada, “Biz İran’ı Suriye ve Yemen’deki tavrı ve Husiler’e desteği konusunda uyardık. İran, bölgedeki her türlü “kötü” hareketinden dolayı yargılanacak.” iddiasında bulundu.

ABD Savunma Bakanı, Irak ve Suriye’de teröristlerin yenilmesine büyük ve gerçek katkı sağlayan İran’ı müdahalecilikle suçlayarak, İran’ın tavrını “kötü” olarak niteledi.

Oysa ABD, İran’a 28 Mordat Darbesi ve yasal hükümeti düşürmesinden cani Saddam rejimini 8 yıllık dayatma savaşı sırasında desteklemesi ve İran’ın yolcu uçağını düşürmesi ve 40 senelik düşmanca tavrına kadar İran’a çok sayıda müdahalede bulunmuş ve karanlık bir karneye sahiptir.

Washington Post bir süre önce Mattis’in geçen Temmuz ayında İran’da nizamın değiştirilmesi konusunda küstahça yaptığı açıklamasını eleştirerek şöyle yazmıştı: “Musaddık’ın düşürülmesi ve Batı yanlısı ve totaliter bir rejimin iktidara gelmesi, İranlılar arasında ABD ve İngiltere’nin müdahaleci ve neo emperyalist zalimler olduğu düşüncesini takviye etti.”

ABD’nin eski Başkanı Haizen Hoover hatıralarında 8 Ekim 1953 olayına işaretle bu darbe hakkında şöyle yazıyor: Yaptığımız şey gizliydi. İran halkı haberdar olursa, biz sadece bölgede mahcup olmayacağız…”

Amerikan yetkilileri ancak, utanç duymak yerine kendi tarihi hata ve haltlarını unutarak, tehlikeli bir oyuna daha girişerek, İran aleyhinde suçlamalarda bulunarak, gerçekleri dezenforme etmeye çalışıyorlar.

Amerikalı yetkililer, İran’ı suçlamak yerine kendi haklarındaki birçok soruyu yanıtlamaları gerekiyor ki bu sorulardan biri, Irak ve Afganistan’a hangi hedeflerle askeri müdahale bulundukları ve Suriye’de neden yeni krizlere çıkarmaya çalıştıkları ile ilgilidir.

ABD, ana üslerinden biri sayılan Bahreyn’de işlenen insan hakları ihlallerine göz yummuştur. bölgedeki askeri varlığıyla ABD, Fars Körfezi’nin güvenliğine en fazla zarar vermektedir. Sadece Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerine silahlarını satmayı düşünüyor.

ABD her daim, çamurlu sudan balık tutmaya çalışmıştır. Şimdiki durumda bölgenin terörizm ve savaştan dolayı başı dertteyken ABD, bu konuyu İran aleyhinde propaganda yapmak ve psikolojik savaş yürütmek için kullanıyor.

ABD Savunma Bakanı Mattis’in açıklamalarından onun gündem saptırmaya çalıştığı anlaşılıyor.

ABD bölge ülkelerine dayatılan savaşlar, terörizm ve radikalizmden sorumludur.

ABD ve İngiltere’nin askeri müdahaleleri ve yıllar öncesine dayanan girişimleri bölgenin bugünkü hale gelmesine zemin sağladı.

Bu müdahalelerin sonuçlarını bugün Afganistan, Irak, Suriye ve dünyanın diğer noktalarında organize edilen terörizm ve radikalizm olaylarında görülebiliriz.

Amerikan yetkilileri ancak başkalarını suçlamak ve gündem saptırmak suretiyle kendi girişimlerinin üstünü örtmeye ve barış ve güvenlik doğrultusunda girişimlerde bulunuyormuş gibi görüntüsü vermeye alışmışlardır.

Oysa ABD, tüm cinayetleri, müdahaleleri, savaşları ve uluslararası anlaşmaları ihlal etmesi ve yasa dışı yaptırımlarından dolayı kendisinin yargılanması gerekiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 02 Aralık 2022 (21) içerik yüklenmiştir.