Genel

ABD, Suriye’yi istikrarsızlaştırma hayalinden vazgeçmiş değil

Suriye’de IŞİD’in ve terörizm krizinin son bulmasına rağmen, Washington hala Suriye’yi karıştırmak ve istikrarsızlaştırma çabalarına devam ederek, Suriye’nin yasal Devlet Başkanı Beşar Esas’ı düşürme planını dikkatle takip ediyor.

The Defense Post sitesine konuşan ABD öncülüğündeki koalisyon sözcüsü Albay Thomas Veale, “Koalisyon, Demokratik Suriye Güçleri’yle (DSG) birlikte Suriye’de yeni sınır güvenlik gücü kurmak ve bu gücü eğitmek için çalışıyor. Şu anda açılan ilk sınıfta yaklaşık 230 kişi eğitim görüyor. Nihai amacımız, yaklaşık 30 bin kişilik bir güç oluşturmak” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamanın ardından Rusya Duma Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuriy Şvıtkin yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye’nin iç işlerine müdahalesi ve bölgenin istikrarını bozma çabalarını eleştirerek şöyle dedi: “ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye’de sınır güvenlik gücünü kurma planı, Beşar Esad’ı devirmek için yapılıyor.”

Rus yetkili, Beyaz Saray’ın Demokratik Suriye Güçleri’nin yardımıyla Suriye’de sınır güvenlik gücü kurmaya çalıştığını kaydetti.

Reuters’in bildirdiğine göre, Moskova, bu girişimi kınarken, Ankara da yaptığı açıklamada Washington’un bu hareketleri desteklemesinin Ankara-Washington münasebetlerini daha fazla gerginleştireceğini belirterek, bunu “kabul edilemez” olarak niteledi.

İran, Rusya ve Türkiye, diplomatik üçgen kurmak suretiyle Suriye krizine son vermek için önemli rol ifa etmeyi başarmıştır. Buna rağmen Suriye gelişmeleri karşısında yenildiklerini gören ABD ve müttefikleri, Suriye’de yeni anti güvenlik planları ve destekçi arayışıyla bir kez daha Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya çalışıyor.

Bu bağlamda son haftalarda, Siyonist rejim, Suriye’de direniş güçlerine hava saldırısı gerçekleştirdi ki kuşkusuz bu saldırılar Washington’un desteğiyle oldu ve Suriye’nin iç işlerine dış müdahalelerde yeni bir sayfa sayılıyor.

Suriye’nin iç işlerine müdahale için başka bir girişim de, Kürt güçlerinin Esad yönetimi ile mücadele ve Suriye topraklarında Türk askerleriyle çatışmak için eğitilmesidir. Sözde Demokratik Güçler, ABD’nin ve bazı Batılı ülkelerin desteği altında, Suriye devlet güçleriyle çatışıyor.

Buna ilaveten, İran, Türkiye ve Rusya’nın üçlü ittifakını bozma çabalarına da son sıralarda tanıklık ettik.

Suriye yönetimine karşı kitle imha silahları kullanma noktasında yeni suçlamaların da gündeme getirilmesi de bu çerçevede değerlendirilebilir.

İşte bütün bunlar özellikle koalisyonun siyasi, askeri ve propagandik planları hepsi ve hepsi Esad’a karşıdır, onlar, IŞİD’in artık yok edildiğinden sıranın Suriye yönetimine geldiğini ve yasal Şam yönetimini zayıflatmaya geldiğini düşünüyorlar.

Gelinen noktada Suriye’nin iç işlerine karışmak için sözde terörizm karşıtı koalisyonun IŞİD varlığı diye bir bahanesi yok, ancak koalisyonun Suriye’nin iç işlerine askeri ve siyasi müdahaleleri devam ediyor. Demek ki, koalisyonun gerçek iç yüzü ortaya çıkmış ve Suriye’nin iç işlerine 5 yıldır devam eden müdahaleleri koalisyonun gündeminde hiçbir zaman IŞİD teröristleriyle mücadele değil, daha ziyade Suriye yönetimini düşürmek ve yerine kukla bir rejimi getirmek olmuştur.

Görünüşte, Washington’a Suriye’de doğrudan müdahalelerinde eşlik etmeyen terörizm karşıtı koalisyonun Avrupalı üyelerinin göçmen krizinin AB’yi derinden etkilediği için İran, Rusya ve Türkiye’ye katılarak, Suriye’nin yeniden yapılandırılması sürecine yardım etmeleri ve böylece Suriyeli göçmenlerin kendi evlerine dönmeleri için zemin sağlanması gerekiyor.

Avrupa, ABD’ye destek vermek ile kendi doğu sınırlarındaki istikrarsızlığın sürmesi ve İran ile işbirliği yapmak ve göçmen krizine son vermek arasında stratejik tercihini yapması gerekiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 20 Eylül 2021 (14) içerik yüklenmiştir.