ABD ve Riyad’ın Suriye ve Yemen’e karşı ortak komploları

Beyaz saray bir bildiri yayımlayarak kral Salman ve Donald Trump’ın Pazar günü gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Suriye ve Yemen’de güvenli bölge oluşturma konusunda anlaştıklarını duyurdu.
Amerika Başkanı Donald Trump geçen sene seçim kampanyaları sırasında Fars körfezinin Arap emirliklerinden Suriye’de güvenli bölge oluşturmak için bedelini üstlenmelerini istemişti.
Gerçekte Amerika’nın yeni Başkanı Trump’ın beyaz saraya geldiği ilk günlerde Suud elebaşıları ile Suriye ve Yemen krizlerini görüşmesi, bu ikilinin bölgeye yönelik müdahaleci ve sultacı politikalarında yakın işbirliği içerisine girmek istediklerini ortaya koyuyor.
Amerika ve Arabistan’ın Yemen ve Suriye’de sözde güvenlik bölgeler oluşturmaktan maksadı, Suriye’de destekledikleri tekfirci terör örgütlerini ve Yemen’deki işbirlikçi uşaklarını korumak ve daha fazla hezimete uğramalarını engellemektir. Nitekim Amerika ve Arabistan’ın Suriye’de sözde mültecilere yardım etme bahanesi ile gündeme getirdikleri güvenli bölgenin amacı, teröristleri bu bölgede koruma altına almak ve Suriye ordusu ve direniş güçlerine karşı tam bozguna uğramalarını önlemektir.
Böyle bir atmosferde Amerika güvenli bölge konusundan nemalanarak Suriye’de beslediği teröristleri takviye etmek ve Suriye ordusunun bu canilere karşı uyguladığı operasyonları aksatmak ve teröristlerin bulundukları bölgelerin üzerindeki kontrolünü güvence altına almakm istiyor. Amerika yönetimi bu tür ön hazırlıklar ve aynı zamanda kamuoyunu saptırmakla Suriye ve Yemen topraklarına geniş çaplı askeri müdahalede bulunmak istiyor, ki bu da yeni Başkan Donald Trump’ın savaş çığırtkanlığı yaptığını ve bölgeye yönelik yeni bir maceraya atılmak istediğini, fakata bu durumun aynı zamanda Suriye ve Yemen ve bölge genelinde güvensizlik şartlarını tırmandıracağını gösteriyor.
Gerçekte Amerika yönetimi Suriye’ye karşı askeri hareketliliğini ve yayılmacı planlarını güvenli bölge oluşturma yaftası gibi sinsi planlarla yürütmeye çalışıyor. Bu karar ise bölgeye yönelik illegal müdahaledir ve amacı da bölge ülkelerini parçalamaktan ibarettir ve bu yüzden bölge kamuoyunun tepkileri ile karşılaşmıştır. Amerika ve Arabistan’ın bu kararı BM güvenlik konseyinin 2254 sayılı kararnamesine aykırıdır. Bu kararnamede Suriye krizinin siyasi çözümüne ve milli egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına vurgu yapılmıştır.
Bu arada Fars körfezinde yer alan Arap emirliklerinin Amerika’nın bölgeye yönelik sinsi ve garez-kar politikalarının finansmanını üstlendikleri de belirtilmelidir. Oysa teröristlere destek vermek ve Amerika’nın bölgeye yönelik sinsi planlarını uygulama görevini üstlenmek, Fars körfezinde yer alan Arap emirliklerinin belini iktisadi açıdan bükmüş ve bu emirlikleri ciddi ekonomik krizlere sürüklemiştir. Öte yandan bu ülkelerin Amerika’ya ve sultacı ve yayılmacı politikalarına eşlik etmeleri pratikte bu ülkelerin yönetimlerini çöküş aşamasına getirdiği gözleniyor. Kuşkusuz bu durum söz konusu Arap emirliklerinin Amerika’ya uşaklık etmeleri ve emir kulu olmalarının vahim ve talihsiz sonucudur.
