AmerikaDünyaHaberler

ABD’de siyasi şiddet ile ilgili kaygılar artıyor

ABD ara seçimleri Salı günü ülke genelinde düzenlendi. Bu bağlamda dünyada demokrasi bayrağını taşıdığını iddia eden ülkede demokrasiye karşı tehditler ve siyasi şiddetin artması hususundaki kaygılar zirveye ulaştı.

ABC News ve Washington Post tarafından yürütülen yeni bir anketin sonuçları, yüzde 88’e eşdeğer 10 Amerikalıdan neredeyse 9’unun, siyasi farklılıkların yoğunlaşmasının bu ülkede siyasi güdümlü şiddet riskini artıracağından endişe duyduğunu gösteriyor. Bu anket, temsilciler meclisi başkanı Nancy Pelosi’nin kocası Paul Pelosi’nin San Francisco’daki evlerinde aşırılık yanlısı bir kişi tarafından saldırıya uğrayıp hastaneye kaldırılmasından bir hafta sonra yapıldı. Nancy Pelosi, eşine yapılan saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getirirken ve ABD’de demokrasinin tehlikede olduğunu kabul ederken, Amerikan vatandaşlarına şunları söyledi: ” Korkmamalı ve teslim olmamalıyız, ancak cesur olmalıyız. ”   ABD Kongresi öncesinde yaşanan bu siyasi şiddet olayı, yanlış bilgilerin yayılmasının ve derin siyasi bölünmelerin toplumda şiddet eylemlerine yol açabileceğine dair endişeleri artırdı. Amerikan federal yetkilileri, Paul Pelosi’ye yönelik saldırı gibi eylemlerin ve şiddetin arkasındaki itici güçlerin siyasi ihtilaflar ve iki partinin yetkililerinin birbirlerine karşı suçlamaları gibi konuların olduğuna inanıyor. ABD’nin eski başkanı “Barack Obama”, Amerikan siyaseti alanındaki boşlukların ve ihtilafların “tehlikeli bir atmosfer” yaratılmasına yol açtığı konusunda uyardı. Obama, “Birkaç gün önce ABD Temsilciler Meclisi Başkanı “Nancy Pelosi”nin eşine yapılan saldırı, Amerika’daki nefret söyleminin sonucuydu.” dedi. 

Ayrıca yeni bir ankete göre, Amerikan siyasetinin her iki kanadından da katılımcılar demokrasinin tehlikede olduğunu düşünüyorlar.  Quinnipiac Üniversitesi anketine katılanların üçte ikisi Amerikan demokrasisinin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ocak ayında sorulduğu son zamana göre ise bu miktarda yüzde %9 artış görüldü.Dolayısıyla Amerika’da siyasi şiddetin tırmanması ve demokrasiyi tehlikeye atma endişesinin Amerikan vatandaşlarının ve özellikle demokrasi destekçilerinin temel siyasi endişesi olduğu açık. İki ana partiden Demokratlar ve Cumhuriyetçiler hep bu hususta kaygılarının devam ettiğini ve git gide büyüdüğünü belirtmektedir. 

Bununla birlikte, Amerika’daki mevcut anormal siyasi durumun nedenleri ve faktörleri hakkında önemli bir fikir ayrılığı var. Bu bağlamda Amerika’da son dönemde birbirini demokrasiyi yok etmekle suçlayan iki ana partinin karşılıklı suçlamalarına özellikle değinmek gerekiyor. Demokrat Başkan Joe Biden geçen hafta eski Başkan Donald Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” hareketini yarı faşist olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçiler Biden yönetimini Florida’daki Trump malikanesine düzenlenen FBI’a yönelik siyasi amaçlı saldırılar yapmakla suçladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ara seçimlerin sonuçlarına ve Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğunu Cumhuriyetçilerin devralmasına ilişkin tahminlerden ve sonuçlardan da yola çıkarak, bundan böyle ABD’de siyasi bölünmelerin ve çatışmaların yoğunlaşmasına dair karanlık bir vizyonun olduğu da söylenebilir. Böylece dünyanın sözde en büyük demokrasi başkentinde büyük bir zafiyetin ortaya çıktığı söylenebilir. Yeni sorunlar ise peşe peşe gelecek gibi duruyor. Bunlar arasında Cumhuriyetçi Parti, ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü yeniden ele geçirdikten sonra Joe Biden’ı “ciddi suçlardan” dolayı suçlamaya hazırlanıyor. Bu girişim, Donald Trump’ın görevden ayrılmasının Demokratlardan intikamı olarak sayılır. 

Başa dön tuşu
Bugün 29 Haziran 2026 (40) içerik yüklenmiştir.