HaberlerKuzey Amerika

ABD’li yetkililer yaptıkları işkenceleri resmen kabul etti

ABD yönetimi, BM’nin İşkenceye Karşı Komitesi karşısında, 11 Eylül 2001 olayı sonrasında, tutukluları sorgularken işkenceden geçirdiğini itiraf etti.

BM İşkenceye Karşı Komite’nin, BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen ABD hakkındaki periyodik inceleme oturumunda konuşan komite üyeleri, ABD’de polisin uyguladığı şiddet, Guantanamo’daki tutukluların durumu, ülkedeki idam cezaları, hapishanelerin durumu ve ülkedeki diğer tutukluların maruz kaldığı kötü muamele hakkında ABD delegasyonundan bilgi istedi.

Oturumda açılış konuşmasını yapan ABD’nin BM İnsan Hakları Konseyi Temsilcisi Büyükelçisi Keith Harper, işkenceye karşı bir duruş sergilemenin, ABD’nin temel ilkeleri arasında olduğunu söyleyerek ülkesini savundu.

ABD Dışişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri Vekili Mary Mcleod, ABD’de işkencenin her zaman ve her yerde yasak olduğunu ve işkencenin engellenmesi için elinden geleni yaptığını söyledi.

“Değerlerimize her zaman bağlı kalamadık” diyen Mcleod, “Obama’nın da kabul ettiği gibi biz sınırları aştık. Sorumluluğu alıyoruz” ifadesini kullandı.

Mary Mcleod, BM İşkenceye Karşı Komitesi üyeleri karşısında ifade vermek için çağrılan ABDlı 30 temsilciden biriydi.

Oturumda, ABD devleti adına katılan birkaç temsilci de, Eski Başkan Joerge W. Bush döneminde tutukluların işkence gördüğünü bir kez daha onayladı.

2006 yılından şimdiye kadar ABD hükümetinin işkence dosyası ile ilgili düzenlenen ilk duruşma olma özelliğini taşıyan oturumda, böylece ABD’li yetkilileri resmen, Washington yönetiminin işkencelerini kabul etmiş oldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Tom Malinowski, ABD’nin işkenceyi durdurduğunu ileri sürmüştü.

Aynı yetkili, ABDli yetkililerin Başkan Barak Obama döneminde işkenceye karşı konvansiyona uyma zorunda olduklarını ifade etmişti.

ABD, 156 ülkenin taraf olduğu sözkonusu konvansiyonu 1994 yılında imzaladı, ancak ABD Başkanı Barak Obama, konvansiyonu farklı yorumlamak suretiyle işkenceye karşı göz yummaya çalışıyor.

Aslında ABD yönetimi, insan haklarını savunma konusunda öncü ülke olduğunu ileri sürse de, yaptıkları birçok girişimin insan haklarının ihlalinden başka bir şey değil, özellikle terörle mücadele adına yaptıklarına bakıldığında, ABD’nin insan haklarını ne ölçüde ihlal ettiği anlaşılıyor.

Terör zanlılarını, suda boğma yöntemi olarak bilinen ‘Waterboarding’ ile işkence uygulayan ABD’nin dönemin Başkanı Yardımcısı Dich Cheney gibi eski yönetim yetkilileri Washington’un bu barbar girişimini savunmuştu.

Guantanamo gibi ABD hapishanelerinde uygulanan işkenceleri gizleme çalışmaları, Demokratların döneminde de devam etti.

Aslında ABD, 11 Eylül 2001 sonrasında terörle mücadele planı çerçevesinde el-Kaide bağlantılı olabilecek kişileri tutuklamak ve sorgulamak için dünyanın dört bir yanında bir sistem geliştirdi. Bu doğrultuda, el-Kaide zanlılarını kaçırdıktan sonra, yargılamdan ABD dışındaki gizli hapishanelerde, acımasız yöntemlerle sorguluyordu.

CİA’nın bu zanlılara yönelik ne kadar vahşi ve acımasız yöntemler kullanarak sorguladığı ifşa edildikten sonra dünya genelinden yoğun tepki ve itirazlar geldi.

İnsan haklarını savunmada dünyada öncü ülke olduğunu ileri süren ABD’nin işkenceleri böylesine ortaya çıktıktan sonra, artık ABDli yetkililer, bu işkenceleri kabul etmek zorunda kaldı.

BM İşkenceye Karşı Komitesinin ABD’ye yönelik eleştirilerinden biri, Guantanamo hapishanesinde 150 kişiyi yargılamadan tutmasına ilişkindir.

Sözkonusu komite, ABD’nin Merkezi Haberalma Teşkilatı CİA’nin yasa dışı ifade alma yöntemlerini de eleştirdi.

Irak’ta Ebugureyp Hapishanesi’ndeki tutuklulara yönelik kötü muamele, idam cezası ve Amerikan polisinin şiddet uygulamaları, BM İşkenceye Karşı Komitesinde ele alındı.

BM İşkenceye Karşı Komitesi, 28 Kasım tarihinde, belli önerileri içeren bir raporu ABD yönetimine sunması bekleniyor.

BM İşkenceye Karşı Komitesi ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi insan hakları örgütleri ve Nobel ödüllü gibi bazı uluslararası şahsiyetler, ABD’nin tutuklulara yönelik işkence ve kötü muamelesine tepki göstererek, Washington’dan bu süreci durdurmak için pratik eylemde bulunmasını istiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 21 Temmuz 2026 (23) içerik yüklenmiştir.