DünyaHaberler

ABD’nin İnsan Hakları Konseyi’nden çekilmesi ve sonuçları

ABD, başka bir uluslararası örgütten çekildi. Uluslararası anlaşmalar ve örgütlerden çekilmeye devam eden ABD bu kez BM’ye bağlı olarak insan hakları konularına bakan İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi.

ABD’nin siyonist İsrail’i destekleme yönünde siyasetleri devam ederken, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrıldığını açıkladı.
Haley, ABD’nin bu kararının gerekçesi olarak, İnsan Hakları Konseyi’nin İran ve Venezuela gibi ülkelerdeki insan hakları ihlallerine karşı sessizliği olduğunu iddia etti.
ABD’nin BM Temsilcisi, BM İnsan Hakları Konseyi’nin Siyonist rejimin Filistinlilere karşı insan hakları ihlalini sık sık eleştirmesinin de bu karar için dayanak teşkil ettiğini ifade etti.
ABD basınında yer alan haberlere göre, ABD başkanı Donald Trump yönetiminin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrılma kararı aldığı öne sürülmüştü.
Trump yönetiminden isimsiz kaynaklara dayandırılan haberlerde, bu kararın, BM İnsan Hakları Konseyinin ırkçı İsrail’e karşı “uzun zamandan beri takındığı ön yargılı tavır” nedeniyle alındığı iddiasında bulunulmuştu.
Açıklamanın dün ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley tarafından yapılacağı öne sürülmüş, Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un da bu karara destek verdiği iddia edilmişti.
Öte yandan BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2 Temmuz’da toplanarak Filistin-İsrail konusunu görüşmesi bekleniyor.
İnsan hakları konularının görüşüldüğü Cenevre merkezli konseyin 47 üyesi bulunuyor.
Amerika, daha önce de terör rejimi İsrail’e destek yönünde 31 aralık 2017’de UNESCO’dan ayrılmıştı.
Amerikan dışişleri bakanlığı 12 ekim 2017 tarihinde yaptığı açıklamada, UNESCO’yu İsrail’in düşmanı olarak niteleyerek bu kurumdan ayrılacağını bildirmişti.
ABD yönetimi son yıllarda defalarca, İnsan Hakları Konseyi’nin pozisyonlarını diğer birçok insan hakları örgütleri gibi kendi çıkarları doğrultusunda olması için çalışmış ve onları düşmanları cezalandırmak ve müttefiklerini teşvik etmek için dış politikasında bir araç olarak kullanmıştı. Buna rağmen ABD’nin insan haklarını istismar etmesi ve Siyonistler tarafından işlenen cinayetler ve insan hakları ihlallerini gizlemesi karşısında birçok ülke durmuştur. Bu nedenle, BM İnsan Hakları Konseyi gibi bir örgütü kullanmakta başarısız kaldıktan sonra ABD yönetimi, Paris İklim Anlaşması, Trans-Pasifik Ticaret Anlaşması, UNESCO Örgütü ve Nükleer Anlaşmadan çekildiği gibi bu konseyden de çekilme kararı aldı.

ABD’nin yasadışı göçmen ebeveynlerden çocuklarını ayırma kararının küresel öfke ve tepkiye yol açarken İnsan haklarını takip eden en üst düzey örgüte yönelik bu hasmane yaklaşımı takındı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad Hüseyin bu bağlamda yaptığı açıklamada, göçmenlerin çocuklarının ebeveynlerinden ayrıma politikasını mantıksız olarak niteleyerek, ABD’nin bu politikasından vazgeçmesini istedi.

ABD yönetiminin insan hakları ihlalleri sadece küçük yaştaki göçmen çocukları göz altına, tutuklamakla sınırlı değil, geçen son 20 yılda ülke içinde ve dışında çok sayıda ihlallere imza atmıştır.

Küba’daki Guantanmo, Irak’taki Ebu Garip ve Afganistan’daki Begram gibi korkunç zindanlar kurması, tutukluların waterboarding gibi işkencelerden geçirmesi, ABD’deki bazı siyahi gençlerin hayat hakkını alması, insanlık dışı göç politikaları, dünyanın muhtelif noktalarında vatandaşları dinlemesi ve Bahreyn, Suudi Arabistan ve Siyonist rejimi gibi insan haklarını ihlal edenlere büyük destek vermesi, Washington yönetiminin işlediği insan hakları ihlalleri arasında yer alıyor.

Bu nedenlerden dolayı, başka ülkelere karşı insan hakları konusunda müfettiş, savcı ve yargıç rolü oynayan ve insan haklarını geniş şekilde ihlal eden ve insan haklarını ihlal eden ülkeler ve rejimlere büyük destekte bulunan ABD gibi bir ülkenin BM’nin en büyük insan hakları örgütünden çekilmesinin hiçbir sürpriz değil.

Başa dön tuşu
Bugün 06 Ekim 2022 (21) içerik yüklenmiştir.