Afganistan yönetiminin “İslami Emirlik” sistemine karşı çıkması

Afganistan hükümeti, bölge ve dünyada etkili ülkelerin bu ülkenin siyasi yapısının İslami Emirlik Sistemi’ne dönüştürülmesine topyekun muhalif olduklarını bildirdi.
Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Etmer, bir grup Afgan araştırmacı ile yaptığı görüşmede, terörle ortak mücadelenin sürmesi ve Afganistan halkının siyasi, ekonomik ve toplumsal kazanımlarının korunması ve de halkın özgür iradesine uygun bir siyasi çözümün bulunması konusunda bölgesel ve uluslararası mutabakatın korunması gerektiğini belirterek, ulusal konsensüsün güçlenmesinin oldukça önemli olduğunu belirtti. Bu arada Afganistan cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı Emrullah Salih de yaptığı açıklamada, Taliban’ın barış müzakereleri planının kamuoyunu kandırmak için olduğunu vurguladı.
Afganistan Dışişleri Bakanı’nın Taliban’ın kurulması için takip ettiği İslami Emirlik Sistemi’ne karşı çıkmasının Afganistan yönetiminin Taliban’ın bu ülkenin siyasi geleceği için çizdiği modeli reddettiği anlamına geliyor. Bilindiği üzere Taliban, barış görüşmelerinde İslami Emirlik Sistemi’ni esas hedefi olarak takip ediyor.
Taliban defalarca, Afganistan yönetimi ve anayasasını tanımadığını duyurmuştur ve barış anlaşmasının Afganistan’da İslami Emirliğin kurulmasıyla sonuçlanması gerektiğini açıklamıştır. Taliban’ın Afganistan yönetim sistemini İslami Emirlik sistemi olarak değiştirilmesi üzerindeki baskı ve ısrarına rağmen, Afganistan yönetimi şimdiye kadar bu baskı karşısında Dışişleri Bakanı’nın ifadelerinden anlaşıldığı gibi teslim olmuş değil. Afganistan halkı ve hükümeti, barış anlaşmasının anayasa, demokrasinin elden gitmesi ve Taliban’in istediği sisteme geri dönülmesiyle sonuçlanmaması gerektiğini bildiriyor.
Bu bağlamda bir süre önce, Afganistan’da binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen gösteride, “yaşasın cumhuriyet” ve “emirlik ve geçici hükümete hayır” sloganı atılarak, Afganistan’da İslam Cumhuriyeti’nin sürmesine ve anayasal değerlerin korunmasına vurgu yapıldı.
Taliban’ın İslami Emirlik için öngördüğü modelde halk hükümeti ve kendi kaderini belirleme hakkını kaybediyor.
Oysa Afganistan anayasasının bu ülkenin siyasi sisteminin özü olarak nitelediği cumhuriyet sisteminde halkın belirleyici olduğuna ve seçimlerin hükümetin totaliterizme evrilmesini önlemek için önemli bir araç olduğuna vurgu yapılmakta.
Afganistan halkı, Taliban’ın iktidar dönemi ve siyasi, kültürel, toplumsal ve ekonomik alanlar üzerindeki etki ve sonuçları hala unutmuş değiller, bu yüzden kesin bir biçimde İslami Emirlik sisteminin yeniden gelmesiyle sonuçlanabilecek her türlü barış müzakerelerine karşı çıkarak, Afganistan yönetiminden savaşa son vermek ve barışın sağlanması için Taliban ile barış sürecinde anayasanın Cumhuriyet ilkesi dahil tüm ilkelerini savunmasını istiyorlar.
Taliban’ın barış sürecinde sıklıkla yarattığı sorunlara göre, Afganistan Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı, Taliban’ın barış görüşmelerine katılmasının kamuoyunu kandırmak için bir şovdan ibaret olduğunu söyledi.
Anlaşılan Taliban, anayasanın değişmesi ve Afganistan’da İslami Emirlik sisteminin konuşlanması gibi ülkenin siyasi yapısını alt üst edecek isteklerinden vaz geçmediği sürece, Kabil yönetimi ile Taliban arasında barış sürecindeki çıkmazlık devam edecek ve yıllardır Afganistan’da süren çatışmaların sonlandırılması için oluşan fırsat yok olacaktır.
