Afganistanİran

Afganistan’da Barış ve Güvenliğin Desteklenmesi İran’ın Bölgesel ve Uluslararası Diplomasisinin Ekseni

“Afganistan halkı 40 yılı aşkın süredir, çoğu yurtdışından kaynaklanan kan dökülmelerine şahit olmuştur. ”

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, bu acı gerçeği Cenevre’de 66 ülkenin üst düzey temsilcilerinin ve 32 uluslararası kuruluşun Afganistan’a barış, istikrar ve kalkınma getirmenin yollarını açıklamak için katıldığı Afganistan 2020 Uluslararası Konferansı’nda dile getirdi.

Zarif konuşmasının bir bölümünde; Bonn Konferansı’ndan 20 yıl sonra Afganistan’daki savaş hakkında konuşmanın büyük bir trajedi olduğunu ve barışı sağlamaya yönelik askeri yaklaşımın başarısız olduğunu gösterdiğini belirtip şöyle bir açıklamada bulundu: “İran, bizzat Afganların önderliği ve katılımında başlayan Afganlar arası diyaloglar desteklemiştir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı da Afganlar arası diyaloğu kolaylaştırmada kilit bir rol oynaması gerekiyor. İran da bunun için işbirliği yapmaya hazırdı.

Afganistan, yıllarca süren savaş ve yıkımla uğraşmaktadır. Ekonomik geri kalmışlık, bölünme, aşırılık ve terörizmden dert çekmektedir. Bu durum çeşitli faktörlerin sonucu olarak değerlendirilmelidir, ancak bunlardan en önemlisi yabancıların bu ülkeye müdahalesi olmuştur. Kabil Üniversitesi’ndeki acımasız cinayetler ve Kabil’in çeşitli yerlerine yapılan roket saldırıları da son terör saldırıları olarak bu acı gerçeğin sonucudur.

Soru şu: Afganistan’da barış ve güvenliğe nasıl yardım edilebilir?

İran Dışişleri Bakanı’nın Afganistan 2020 Uluslararası Konferansı’ndaki sözleri, bu soruya açık ve gerçekçi bir cevap sayılır.

İran Dışişleri Bakanı, yabancı askerlerin Afganistan’dan sorumlu bir şekilde çekilmesini ve görevlerini Afgan güvenlik güçlerine sorunsuz ve etkili bir şekilde devretmelerini kalıcı barışa doğru bir adım olarak nitelendirdi.

İran Dışişleri Bakanı’nın Uluslararası Afganistan Konferansı’ndaki konuşmasında altı çizilen konular aslında yakınlaşmaya dayalıdır. Bu ülkede kalıcı barışa ulaşmak için kolektif etkileşim ve bölge içi kapasitelerin kullanılması şart. Bu bağlamda İran’ın bu ülkeye yönelik diplomasisinde birinci öncelik, barış için diyalog yaklaşımıyla şiddeti ve savaşı durdurmaya çalışmaktır. Afgan halkının ekonomisine ve geçimine yardımcı olmak ve savaşın neden olduğu tahribatı yeniden düzelmek, İran açısından siyasi çabaların yanında başarılması gereken diğer önemli konulardır.

İran Dışişleri Bakanı’nın Afganistan Özel Temsilcisi Muhammed Ebrahim Taheriyanfard, BM Genel Sekreteri’nin Afganistan Özel Temsilcisi Deborah Lyons ile geçtiğimiz günlerde Tahran’da yaptığı görüşmede, İran İslam Cumhuriyeti’nin Afganistan’da barış ve güvenlik çağrısı yaptığını vurguladı. “İran, Afganların sahip olduğu ve Afgan merkezli barış sürecini destekliyor” dedi.

Afganistan konusunda uzman olan Hayrullah Şerifi İran ve Afganistan’ın yakınlıkları nedeniyle bir sistemin bileşenleri olarak görüldüğüne ve birbirlerini etkilediğine inanıyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında; İran Dışişleri Bakanı Zarif’in belirttiği gibi İran, ABD yaptırımlarına ve sabotajlarına rağmen Afganistan’ın altyapısına yardım etmede her zaman ön saflarda yer aldı.

Önümüzdeki günlerde Haf-Herat demiryolunun açılması ve İran ve Afgan demiryollarının bağlantısı ile Afganistan’ın İran’ın güneydoğusundaki Çabahar limanı üzerinden dış dünyaya ticari erişiminin kolaylaştırılması, İran’ın bu alandaki eylemlerinin bir parçasıdır. İran Afganistan’a yardım etmek için etkili enerji girişimlerinde bulunmuştur.
Bu yaklaşımlar ve yapıcı girişimler bir arada göz önüne alındığında, İran’ın bölgesel ve uluslararası diplomasisinin odak noktasının başta Afganistan olmak üzere komşularıyla etkileşim ve işbirliği çerçevesinde barış ve güvenliğin desteklenmesi olduğu ve İran’ın bu hedefe ulaşmada Afgan hükümetinin ve halkının yanında olduğu söylenebilir.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (28) içerik yüklenmiştir.