Afganistan’da İranofobi; İran’da Afganistanofobi

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, iki komşu ülke olan İran ve Afganistan arasındaki derin tarihi ve çok katmanlı bağlara değinerek, iki ülke arasındaki komplocuların ve kötü niyetli garazkar kişilerin planları hakkında uyarıda bulundu.
Pazartesi günü haftalık basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Said Hatipzade, Afgan yönetim organının diplomatik tesislerin güvenliğini sağlama konusundaki kesin sorumluluğunu hatırlattı ve İran İslam Cumhuriyeti’nin Herat’taki büyükelçilik ve misyonlarının tam güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Diğer Afgan şehirlerinde de tam olarak güvenliğin sağlanmasına ve diplomatik merkezler ve kurumların güvenli çalışması için gerekli garantileri sağlamasına vurgu yaptı.
Pazartesi günü, İran İslam Cumhuriyeti’nin Kabil’deki Büyükelçiliği ve İran’ın Herat’taki Başkonsolosluğu önünde toplanan kişiler İran’ın diplomatik binalarına taş atmaya başladı. Bu olay, yaklaşık bir ay önce, hem İranlıların hem de Afganların duygularını tahrik etmek amacıyla siber ortamda Afgan mülteciler hakkında bazı yanlış haberler ve görüntülerin yayınlanmasından sonra yaşandı.
Geçen Salı günü, Meşhed kentindeki sekizinci Şii İmamı olan İmam Rıza as’ın türbesinin avlusunda bir tekfirci tarafından ikisi şehit olan üç din talebesi ve hocasına yapılan saldırı Afgan siyasilerinin geniş çaplı tepkisine de yol açtı. Bunun ardından İran’da yaşayan Afgan göçmenlere yönelik işkence ve kötü muameleye ilişkin gerçekçi olmayan görüntüler yayınlandı.
Son haftalardaki haber akışlarının değerlendirilmesi İran ve Afganistan’da kamuoyunu etkilemek için düşmanın planlı eylemleri çerçevesinde İranofobi ve Afganistanofobi üzerinden faaliyetlerini yoğunlaştığını gösteriyor Afgan mültecilerin İran’a akın ettiğine dair uydurma ve bazen eski haberler ya da İran’ın farklı şehirlerinde terör eylemleri planlayan Afgan uyruklu grupların tutuklandığına dair asılsız haberlerin yayınlanması bu bağlamda değerlendirilebilir.
Etnik ve dini farklılıklar ve ihtilaflar yaratmak veya mevcut sorunları belirginleştirmek ve yoğunlaştırmak, Batı ülkeleri de dahil olmak üzere düşmanların komşu ülkelerde kriz ve güvensizlik yaratma politikalarının bir parçası olmuştur. Batılı ülkeler de göçmen meselesini İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı bir koz olarak kullanıyorlar, oysa kendileri hiçbir zaman Afgan halkına karşı insancıl bir görüşe sahip olmamışlardır.
Bu arada, İran İslam Cumhuriyeti kırk yıldan fazla bir süredir Afgan göçmenlere ev sahipliği yapıyor ve şu anda göçmenlerin en az 5 milyonu İran’da yaşıyor ve İran vatandaşı olarak İran İslam Cumhuriyeti’nde bulunan imkanlardan olabildiğince adil bir şekilde yararlanıyor. Afganistan’daki son gelişmeler aynı zamanda yeni bir Afgan vatandaş dalgasının İran’a akın etmesine neden oldu ve İran İslam Cumhuriyeti, sert yaptırımların getirdiği ekonomik zorluklara ve uluslararası yardım olmaksızın girişlerini engellemedi ve bu göçmenler için değerli bir ev sahibi ülkesine dönüştü.
