HaberlerİranOrtadoğu

Ahmedinecad’ın Basın Toplantısı

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Türk meslektaşi Abdullah Gül ile İstanbul’da düzenlediği ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerini derin, kardeşce ve gelişmekte olan ilişkiler olarak değerlendirdi.

Abdullah Gül ile yapıcı , geniş ve yararlı görüşme yaptığını belirten Ahmedinejad, iki ülke görüşlerinin bölgesel ve uluslararası konularda birbirine çok yakın olduğunu belirtti.

Varılan anlaşmaların iki ülkenin bölgesel ve uluslararası konularda daha yakın hareket etme olanağı sağlamasını umut ettiğini belirten Ahmedinejad, iki ülke arasında derin ve geniş ilişkiler olduğunu ve iki ülke ilikilerinin daha fazla gelişmesi için her hangi bir engel olmadığının altını çizdi.

İki ülkenin gelecek dört yılda Ticaret hacminin şu anki 10 milyar dolar seviyesinden 20 milyar dolara çıkacağını belirten Ahmedinejad, Petrol, Doğalgaz ve Elektrik ortak yatırımları konusunda iyi anlaşmalara varıldığını söyledi.

Ahmedinejad, İki ülke ilişkilerinin ulaştırma ve Demiryolu taşımacılığı konusunda da anlaşmaya vardığını ve gelecek yılın İran- Türkiye yılı olarak adlandırıldıklarını kararlaştırdıklarını ifade etti.

İki ülke halklarının birbirini tanımasının ilişkilerin gelişmesine yardımcı olacağını belirten Ahmedinejad, bu yakınlaşma ile kendi kültür, medeniyet ve tüm özelliklerini dünyaya tanıtma fırsatı doğuracağını söyledi.

Ahmedinejad, İran ile Türkiye arasındaki mevcut ilişkilerin ve bu ilişkilerin gelişmesinin hiçbir ülkenin aleyhine olmadığını belirterek, ”Aksine (bu ilişkiler) iki halk, bölge güvenliği ve uluslararası barışın lehine olan bir şey” dedi.

Ahmedinejad, iki ülke bakış açılarının bölgesel ve uluslararası bir çok konuda ortak olduğunu belirterek , Irak’ın güvenlik ve toprak bütünlüğünün İran, Türkiye ve tüm bölgenin yararına olacağını ifade ederek,’’ İrak’taki siyasi süreci destekliyoruz ve Irak hükümetinin tam olarak ülkenin idaresini elinde bulundurmasını umut ediyoruz’’ dedi.

Ahmedinejad, bir soru üzerine, Türkiye’yi bağımsız ve medeniyetlerin beşiği olan bir ülke olarak tanıdıklarını ifade ederek, ”Yüzyıllardır aramızda dostluk ve kardeşlik ilişkileri mevcut. Mevcut ilişkilerimiz ve bu ilişkilerin gelişmesi, hiçbir ülkenin aleyhine değildir. Aksine iki halk bölge güvenliği ve uluslararası barışın lehine olan bir şey” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, İran’ın nükleer programı ile ilgili bir soruya ise şu yanıtı verdi: ”İran’ın nükleer meselesi, ne teknik bir sorun, ne de hukuki bir sorun. Tamamen politik ve siyasi bir sorundur. Amerikan hükümeti 30 yıldır halkımıza karşı her seferinde bir bahane öne sürmektedir. Nükleer mesele gündemde değilken, yalan bahanelerle bize ambargo uygulamışlardır. Nükleer mesele sadece Amerika hükümetinin halkımıza karşı olan kötü niyetini ortaya koyması için bir bahanedir.

Bu meselede önemli bir yol katettik diyebilirim. Tüm taraflar bu meselenin diyalog yoluyla çözüme kavuşturabileceğini kararlaştırmışlardır. Biz de diyaloğu olumlu karşılıyoruz. Cenevre’de iyi görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerin süreklilik kazanmasını olumlu karşılıyoruz. Doğru bir yol açıldığını düşünüyoruz. Biz kendilerine bir öneri paketi sunduk. Onlar da bize bir öneri paketi sundu. İki paketteki ortak noktalar üzerinde konuşup, uzlaşma sağlamanın mantıklı bir çözüm yolu olduğunu düşünüyoruz. Bu ihtilaf, yaşadığımız sorun ve görüş ayrılıklarının çözüme kavuşması için yol açabilir. Bu süreci destekleyecek, bu sürecin güçlenmesine neden olacak her türlü öneriye açık olduğumuzu da bir kez daha ifade etmek isterim.”
Ahmedinejad, Türkiye’nin bu konuda her zaman olumlu ve pozitif bir rol üstlendiğini de vurguladı.

Yasa ve adaletin herkes için gerektiğini, bunun gerginliklerin aşılması ve uzlaşma sağlanması için bir ilke olduğunu belirten Ahmedinejad, nükleer enerjinin bütün halkların gereksinim duyduğu bir enerji olduğunu kaydetti ve ”bunu unutmayın” dedi.

Birkaç ülkenin bu teknolojiyi tekeline alarak, diğer ülke halklarını bu teknolojiden mahrum bırakmaya hakları olmadığını belirten Ahmedinejad, yapılan çirkin işlerden birinin de ”nükleer enerjinin nükleer bomba ile eş hale getirilmesi olduğunu” belirtti.

Ahmedinejad, nükleer enerjiyi en kötü şekilde kullanan ve depoları bombalarla dolu olan ülkelerin, bomba bahanesiyle diğer ülkelerin nükleer teknolojiden yararlanmasını engellemeye çalıştıklarını savunarak, sözlerine şöyle devam etti:
”Bunun tüm insanlığın aleyhinde bir hareket olduğunu düşünüyoruz. Ellerinde bomba olan ülkelerin nükleer enerjiyi bombalardan ayırarak, temiz, çevre dostu ve dönüşebilir enerjiden yararlanma olanağı tanımaları gerekir. Umarız bu açık mantığı algılayabilirler. Ancak bunu anlamazlarsa da gerçekler değişmez. Biz diyaloğa açığız. Yasa ve adalet çerçevesinde. Yasa ve adalete boyun eğmeyenler, kendileri zararlı çıkacaktır. İran halkının iradesinde bir değişiklik olmayacaktır. Bu alanda, gelecek konusunda ve diğer konularda değerli kardeşimle görüştük, istişarelerde bulunduk. Geleceğin açık ve iyi olduğunu düşünüyorum. Önümüzde çok ciddi bir sorun görmüyoruz.”

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül açıklamasında, Türkiye’nin İran’ın nükleer programı meselesine diplomatik yollarla çözüm bulunmasından yana olduğunu belirterek, ”İran’ın nükleer programına ilişkin çözümün uluslararası toplumun kaygılarını dikkate alan, aynı zamanda İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması çerçevesindeki meşru haklarını gözetecek bir içerik taşımasını arzu ediyoruz” dedi.

Gül, Ahmedinejad’ın kendi davetleri üzerine Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirterek, kendisine bir kez daha ”hoşgeldiniz” dedi.

Türkler ve İranlıların iki büyük kardeş millet olduğunu ve bu iki büyük milletin kurduğu uygarlıkların tarih boyunca etkileşim içinde olduğunu ifade eden Gül, dost ve komşu İran ile köklü, beşeri, kültürel ve tarihi bağların bulunduğunu kaydetti.

Yaklaşık 400 yıldır istikrarlı komşuluk ilişkileri muhafaza edilen komşu İran ile ilişkilere değer verdiklerini, önem atfettiklerini anlatan Gül, ”Konuk Cumhurbaşkanı Sayın Ahmedinejad ile görüşmelerde, ilişkileri içişlerine karışmama, karşılıklı saygı, iyi komşuluk ve güvenlik işbirliği ilkeleri zemininde her iki halkın ve bölgemizin yarar ve istikrarına katkı sağlayacak şekilde sürdürme arzumuzu karşılıklı olarak teyit ettik” dedi.

Gül, görüşmelerde ikili ilişkilerde sağlanan genel ilerlemeden duydukları memnuniyeti kaydettiklerini dile getirdi.

Bu yıl sonu itibariyle 10 milyar dolara yaklaşması muhtemel toplam ticaret hacminin kısa sürede 20 milyar dolara çıkarılması hedefini bir kez daha teyit ettiklerini vurgulayan Gül, ikili ticarette Türkiye aleyhine olan dengesizliğin azaltılması konusuna da değindiklerini kaydetti.

Gül, bu hususların Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile İran Dışişleri Bakanı Muttaki’nin eş başkanlıklarında 10 gün sonra Tahran’da gerçekleştirilecek olan 20. Dönem Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı sırasında detaylı bir şekilde ele alınacağını bildirdi.

Elektrik, petrol ve doğalgaz gibi enerji alanlarında her iki ülkenin sağlayacağı karşılıklı faydaların da görüşmelerde kapsamlı olarak ele alındığını belirten Gül, ”Bu çerçevede İran’dan halen ithal etmekte olduğu doğalgazda kış aylarında görülebilen kesintilerin önüne geçilebilmesi için alınabilecek tedbirlere değindik ve bu konuda teknik kurum ve kuruluşlarımızın ortaklaşa çözüm arayışına girmesi hususunda mutabık kaldık” dedi.

Gül, görüşmelerde uyuşturucu kaçakçılığı, terörizm ve örgütlü suçlarla mücadelede alanındaki ikili işbirliğine verdikleri öneme de değinerek bu alandaki işbirliğini ahdi bir temele oturtmaya karar verdiklerini söyledi.

Temaslar sırasında ayrıca iki ülke arasındaki kültür anlaşması imzalanmasının 50. yıl dönümüne denk gelen 2009’un karşılıklı olarak ”Türkiye-İran Kültür Yılı” olarak kutlanması hususunda mutabık kaldıklarını belirten Gül, bu çerçevede düzenlenecek kültürel faaliyetlerin organizasyonu için karşılıklı olarak ilgili kurumları görevlendirdiklerini kaydetti.

Gül, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile gerçekleştirdikleri görüşmelerde ikili konuların yanı sıra bölgenin iki önemli ülkesi olarak bölgesel meseleler ve ayrıca İran’ın nükleer programına yönelik hususları da ele aldıklarını kaydetti.

Gül, şöyle konuştu: ”Türkiye, İran’ın nükleer programı meselesine diplomatik yollarla çözüm bulunmasından yanadır. Bu çerçevede 6 ülkenin sunduğu kapsamlı bir teşvik paketiyle çözüm için yeni ve çok önemli bir fırsat penceresi açan görüşme süreci başlamıştır. Bu sürecin tüm ilgili tarafların ortaya koyacakları yapıcı ve sorumlu bir irade ve iyi niyet çerçevesinde akamete uğramaksızın devam etmesini ve kısa sürede olumlu bir sonuca ulaşmasını arzu etmektedir. İran’ın nükleer programına ilişkin çözümün uluslararası toplumun kaygılarını dikkate alan, aynı zamanda İran’ın nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşması çerçevesindeki meşru haklarını gözetecek bir içerik taşımasını arzu ediyoruz. Malumunuz olduğu üzere, diplomatik süreci teşvik amacıyla geçen sene Ankara’da Doktor Solana ile İran muhatabı doktor Laricani arasında görüşmelerden birinine ev sahipliği yapmıştık. Türkiye’nin aynı mülahazalarda diplomatik sürece katkı sağlayıcı faaliyetlere geçmişte olduğu gibi bugün de hazır olduğunu İranlı dostlarımızla bir kez daha görüştük ve dikkatlerine getirdik.”
Gül, Güney Kafkaslarda barış, istikrar ve refah ortamının egemen kılınmasının, Türkiye’nin dış politika hedefleri arasında öncelikli yer işgal ettiğini bildirerek, ”Güney Kafkaslarda barış, istikrar ve refah ortamının egemen kılınması, Türkiye’nin dış politika hedefleri arasında öncelikli yer işgal etmektedir. Bölgedeki kriz ve donmuş ihtilafların, bölge ülkelerinin egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüklerine saygı temelinde barışçıl yollarla çözümünü destekliyoruz. Bu bağlamda karşılıklı olarak Gürcistan’ın Güney Osetya özerk bölgesinde 7 Ağustos günü başlayan çatışmalardan duyduğumuz üzüntü ve endişeyi paylaştık’’ dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görüşmelerde, Irak’ın bölgesinde istikrar kaynağı ve ulusal uzlaşı zemini bulabilmiş bir ülke olması yönünde Türkiye ve İran’ın fikir birliği içerisinde olduğunu bir kez daha tespit ettiklerini aktararak, ”Bu hedef doğrultusunda komşu ülkeler platformu çerçevesinde de ikili olarak İran’la birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ayrıca Afganistan’ın istikrar, güvenlik ve refahı için de gayretlerimizi beraber sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Komşu ve dost ülke İran’la iki ülke halkları ile bölgenin istikrar ve kalkınması odaklı görüşmelere her düzeyde devam etme yönündeki iradelerini bu ziyaret çerçevesinde bir kez daha paylaştıklarını dile getiren Gül, ”Bu vesileyle değerli misafirim ve beraberindeki heyete bir kez daha Türkiye’ye ‘Hoşgeldiniz’ diyorum ve bu görüşmelerimizin her iki ülke halkının ve bölgenin çıkarına olmasını temenni ediyorum” dedi.

Abdullah Gül de İranlı bir basın mensubunun, ”Ahmedinejad’ın İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geleceği konusuna değindiğine işaret ederek, kendisinin iki ülke arasındaki tarihi bağları da dikkate alarak bu konudaki görüşlerini sorması” üzerine, İran ve Türkiye’nin bu bölgenin iki önemli ülkesi olduğunu ve büyük medeniyetlere iz bıraktıklarını söyledi.

Gül, bugün de komşu olan bu iki ülkenin en ileri derecede işbirliği yapmasının, halklarının çıkarına olduğunu ve yakın ilişki içinde olmasından daha doğal bir şey bulunamayacağını vurgulayarak, ”Şunu da herkesin hatırlamasını isterim ki, Türkiye ile İran arasındaki sınır, birçok ülkenin tarihinden çok daha eskidir. 1500’lü yıllara kadar uzanır. Bizim ilişkilerimiz bölgenin istikrarı, huzuru ve dünyadaki barışa katkı yapma doğrultusundadır. Ve tabii ki ekonomik ilişkilerimiz, halklarımızın çıkarınadır” diye konuştu.

Gül, Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ile nükleer konuyla ilgili düşüncelerini açık, dürüst ve samimi bir şekilde paylaştığını, O’nun da kendisine izahları olduğunu belirterek, ”Türkiye olarak biz bu işin diplomatik yollardan çözümüne katkı yapmak için elimizden geleni yapmaya çalışacağız” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 04 Haziran 2026 (15) içerik yüklenmiştir.