Azerbaycan

Aliyev Hükümetinin Azeri Dindarlara Baskılarının Devamı

Azerbaycan Cumhuriyeti din adamlarının, işgal altındaki toprakları kurtarmak için binlerce Azeri genci seferber edilmesindeki rolüne rağmen İlham Aliyev hükümetinin Azeri dindarlara karşı baskıları devam etmektedir.

Bu hususta, Azerbaycan Cumhuriyeti savcılığı, Azerbaycan İslam Partisi başkanı Dr. Muhsin Samedov yerine gelen Hacı İlham Aliyev için boş ve temelsiz ithamlar yüzünden 18 yıl kadar hapis talebinde bulundu.
Gerçekte görünen o ki Azeri din alimlerinin son 44 günlük savaşta İlham Aliyev hükümetine destek verip binlerce Azeri genci işgal altındaki toprakları kurtarmak için seferber etmeleri bizzat dindarların zararına olmuştur. Başka bir ifade ile, Azeri dindarlar, Bakü hükümetine verdikleri desteklere karşılık olarak böyle cezalandırıldılar.
Gerçekte Azerbaycan Cumhuriyeti alimleri ve din adamları, kısa bir süre içerisinde 200 bini aşkın Azeri genci işgal altındaki toprakları kurtarmak için seferber etmeyi başarmıştı. Buna paralel olarak 44 gün kadar devam eden ve 27 Eylül’de başlayan İkinci Karabağ Savaşının eşiğinde Azerbaycan Cumhuriyeti devlet başkanı İlham Aliyev Azeri alimlerin bu savaştaki önemli rolüne aldırış etmeden, defalarca “100 binlerce cesur gencimiz cepheye gitmek için kayıt yaptı. Bu da halkın Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının geri alınmasındaki motivasyonu gösteriyor.” Dedi.
Bakü yönetimine Azeri din adamlarının yardım ve desteklerine cevaben, İlham Aliyev hükümeti, uyuşturucu madde taşıma, dağıtma ve tüketme ve İran için casusluk yapmak gibi asılsız ve uydurma suçlamalarla din alimlerini hapse atmaktadır. Bu suçlamalar kanıtlanmazken iki komşu ve Müslüman ülke arasındaki ilişkilere de zarar verebilir.
Bu konuda Azerbaycan Cumhuriyeti siyasi ve din uzmanlarından Arif Yunus, “Azerbaycan Saati” internet sitesinin “Söz Arası” programında son dönemde şunları söyledi: “Yönetim, Azerbaycan Cumhuriyeti içinde hapiste bulunan İslam Partisi genel başkan vekili Hac İlham Aliyev gibi tutukluları İran’a casusluk yapma ve ülkeye ihanetle suçluyor, ancak bu suçlamanın yanlış olduğu açık ve nettir. Herkes Hacı İlham’ın adının, Azerbaycan cum. Cumhurbaşkanına benzerliğinden dolayı tutuklandığını biliyor.”
Azerbaycan Cumhuriyetinde Azeri din ulemaları tutuklama ve hapsetme süreci devam ederken, din özgürlüğü, Avrupa Birliği tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti gibi yeni üyelik isteyen ülkeler için öngördüğü şartlardan biridir. Aslında, din özgürlüğünün Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan kanunlardan biri olduğu söylenmelidir, ancak Bakü’nün iktidardaki yönetimi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin dindar halkına baskı yaparak bu kesimi dini ve inançsal hürriyetlerinden mahrum bırakmıştır.
Halbuki İlham Aliyev hükümeti 2003 yılında iktidara geldiğinden beri, tüm din karşıtı ve hatta İslam dışı örgüt ve grupların Azerbaycan Cumhuriyeti’nde serbestçe faaliyet göstermesine ve propagandalarını yaymasına izin verdi. Ancak mümkün olan her şekilde, özellikle Azeri Şiilerin dini ayin yapma özgürlüğünü yasakladı.
Bakü hükümetinin bu tavrı, laik Azeri yetkililerin ülkede İslam karşıtı ve din karşıtı akımların faaliyet göstermesine izin vermek istediklerini, ancak Azerbaycan Cumhuriyeti Şiilerinin faaliyetlerini engelledikleri anlamına geliyor. İlham Aliyev hükümeti Ulusal Meclis’te yasaların onaylanmasına rağmen İslami faaliyetleri, özellikle Şii faaliyetleri suç saymıştır.
Belki de bu yüzden ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Azerbaycan Cumhuriyeti ile ilgili yıllık raporunda, Güney Kafkasya’daki tek Müslüman ülke olan Azerbaycan cum.’inde insan hakları ihlalleri, dini propaganda özgürlüğünün olmaması ve siyasi tutuklulara işkence ve ifade özgürlüğü ve medyatik sorunlardan bahsediyor.

Başa dön tuşu
Bugün 22 Eylül 2021 (11) içerik yüklenmiştir.