
Amerika dışişleri bakanlığı Pazartesi günü Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ile Çin cumhurbaşkanı Xi Jin Ping arasındaki görüşmeye tepki gösteridi.
“Anthony Blinken” bu görüşmeyi Pekin’in Ukrayna savaşında Moskova’ya verdiği desteğin bir işareti olarak değerlendirdi ve “Dünya, Rusya’nın Çin’in de destekleyebileceği taktiksel eylemlerine aldanmamalı” dedi. Blinken, dünya çapında insan haklarına ilişkin yaptığı konuşmada şunları vurguladı: “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkında tutuklama emri çıkarmasının ardından Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile görüşmesi, Pekin’in Moskova’nın liderinin tutuklanmaması gerektiğine inandığını gösteriyor. Ukrayna saldırısından dolayı cevap vermemesi gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.”
Rusya ve Çin devlet başkanlarının görüşmesine Washington’ın sert tepkisi, aslında ABD’nin bu Avrasya ve Asya gücünün bir yandan bir birine yakınlaşması ve bunun ABD’nin uluslararası güç ve nüfuzu üzerindeki olumsuz etkileri konusunda artan endişesini de açıkça gösteriyor.
Rusya ve Çin ise son yıllarda ABD’nin tek taraflı politika ve eylemlerine karşı işbirliğini genişletmek ve ortak tavır almak için önemli adımlar attılar ve çok taraflı bir yaklaşım benimsemek istiyorlar. Böylece yeni uluslararası düzenin temelini atmak istiyorlar. Moskova ve Pekin, uluslararası gelişmelerin ve dünya sisteminin gerçeklerinin çok kutuplu bir sistemden yana ve buna işaret olduğuna inanırken, ABD tek kutuplu sistemi sürdürmekte ısrarcı olmaya devam ediyor ve hedefleri doğrultusunda küresel polis rolünü oynamaya çalışıyor. Tek taraflılığı ayakta tutmaya çalışıyor.
Rusya ve Çin’in üst düzey yetkilileri çok taraflılığı vurgularken, sembollerinden biri Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS grubu olan yükselen dünya güçleri arasındaki ikili ve çoklu ilişkileri olabildiğince geliştirmek ve işbirliğini artırmak istiyorlar.
Rusya ve Çin artık çeşitli ekonomik, ticari, askeri ve güvenlik, askeri, siyasi ve diplomatik alanlarda geniş ilişkiler kurmuş ve aynı zamanda iki ülkenin Şanghay İşbirliği Örgütü gibi bölgesel ve uluslararası örgüt ve kurumlara katılımı sağlanmıştır. BRICS Grubu, Batı’nın hegemonyası ve ABD’nin çeşitli alanlardaki saldırgan eylemleriyle başa çıkmak ve sorunların çözümü için bölgesel ve küresel işbirliğini güçlendirme ihtiyacı konusunda aynı yaklaşımları göstermektedir. Atlantik Konseyi düşünce kuruluşunun bir üyesi olan Matthew Kroenig, “Moskova ve Pekin, stratejik konularda konumlarını giderek daha fazla uyumlu hale getiriyor. Bunun kanıtı, bu iki ülke devlet başkanlarının Şubat 2022’de bir araya gelmesi ve Moskova ile Pekin’in ortak tutumlarını açıklayan benzeri görülmemiş bir açıklamanın yayınlanmasıdır.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping yaptıkları ortak açıklamada, “Bu iki ülke arasındaki dostluğun sınırı yoktur.” ifadelerini kullandılar. Bu bildiride dünyanın mevcutta geniş çaplı değişimler yaşadığı ve insanlığın yeni bir gelişme çağına girmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda çok kutuplu olmak, ekonomik küreselleşme, bilgi toplumlarının oluşturulması, kültürel çeşitlilik, ve küresel hakimiyet sisteminin değiştirilmesi ve küresel düzenin gözden geçirilmesi gibi süreçler değiştirilmeye el verişli. Bu doğrultuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile Moskova’da yaptığı son görüşmede, Çin’in son yıllarda gösterdiği olağanüstü kalkınma sıçramasından ötürü Çin’e övgüde bulundu ve “Moskova’nın Pekin ile birçok ortak görevi ve hedefi var” dedi. Aslında Rusya ve Çin arasında artan iş birliği ve ortaklık, Batı bloğunun ve başta ABD liderliği bloğundan her zaman olumsuz tepkisiyle karşılaşmıştır. Çin ve Rusya’nın artan bölgesel ve uluslararası güç ve nüfuzundan endişe duyan ABD, bu iki Asya ve Avrasya gücüne karşı Sinofobi ve Rusofobi olarak özetlenebilecek korkulu bir tehdit imajı sunmak için her türlü çabayı göstermiştir.
