HaberlerİranKuzey AmerikaOrtadoğu

Amerika’nın yaptırımlara geri dönmesi, yenilmiş bir senaryonun tekrarıdır

İran Merkez bankası başkanı Abdunnasır Himmeti, İran hükümetinin tam iktidar içinde Amerika yaptırımlarına karşı hazırlıklı olduğunu söyledi.

Himmeti Pazar akşamı İRİB 2. Kanalında katıldığı canlı yayında Amerika’nın İran’a karşı illegal yaptırımlarının geri dönmesine işaretle, Salı gününden itibaren İran’da yeni döviz siyasetinin yürürlüğe gireceğine işaretle, İran’da ekonomik şartlar ve döviz desteğinin iyi olduğunu, temel maddelerin temini konusunda hiçbir sıkıntının olmadığını söyledi.
Amerika yaptırımlarının ilk etabı, 6 Ağustos tarihinden itibaren başlayacaktır. Bu yaptırımların daha yoğunu ve adeta felç edenleri daha önce tecrübe edildi ve tabi ki iç temellerin güçlenmesinden başka sonucu olmadı.
Amerika eskiye nazaran uluslararası alanda daha ciddi muhalefetlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde İran’a karşı tekrar yaptırım uygulamaya çalışıyor. Tabi bu arada İran da söz konusu yaptırımlara ve muhtemel etkilerine karşı gereken girişimlerde bulunarak önlemlerini almıştır.
İran halkı Amerika tarafından dünya toplumunun isteklerine karşı anormal davranışlarının Washington’un Tahran’a karşı zati düşmanlığından ve Trump’tan önce bile Amerika hükümetlerinin dış politikasının temellerinden olduğunu çok iyi biliyor.
Uluslararası meseleler uzmanı ve yorumcu Dan Glazebrook şöyle diyor: İran’ı yok etmeye yönelik bu çılgınlığın sebebi çok açıktır; İran’ın bağımsız bir ülke olarak var olması, bizzat, emperyalizmin bölge kontrolünü tehdit ediyor ve bu mesele de bizzat kendisi hem Amerika’nın askeri gücünü ve hem de doların dünyadaki rolünü zayıflatıyor.
Günümüzde İran’ın ekonomisi, İslam cumhuriyeti tarihinin de benzer krizlere karşı tecrübesinin gösterdiği gibi az bir ayarla ile düzelir ve Trump’ın yaptırımları da istediği amaçlara ulaşamaz.
İran ise Amerika yaptırımlarına karşı bazı önlemler almıştır; örneğin döviz üzerinden yapılan resmi ticaretlerde doların silinmesi ve Çin ile Rusya gibi büyük ülkelerle karşılıklı ticaret yapması gibi.
Bu arada Beyaz Saray’ın beklediği gibi, sahip olduğu araçlar çeşitli sebeplerden dolayı uluslararası meşruiyetten yoksun ve işlevsizlerdir.
İran’ın seçkin bölgesel ve uluslararası konumu, hali hazırda Amerika için büyük bir sorun sayılıyor. İran dünyanın İpek Yolu gibi büyük ticari projelerin gelişmesinde hayati role sahiptir ve Çin’in yanında ise bu konuda kilit rol ifa ediyor. İran Hürmüz Boğazı gibi stratejik ve önemli bir boğazda tamamen kontrol sahibidir ve karalarla çevrili ülkelerin açık denizlere ulaşması için İran topraklarından geçmekten başka çare yoktur.
Gerçek şu ki artık Amerika’nın zorbacılık ve tek yönlü hareketlerinin dönemi çoktan sona ermiştir. Artık ülkelerin ilişkileri uluslararası ilkeler ve karşılıklı saygı temeli üzerine kuruludur. Amerika yönetimi, uluslararası toplumu yok ederken başkalarının siyasi çıkarlarını ele geçirme çalışmalarının başarısız olduğunu ve bu süreçte artan bir şekilde inzivaya sürüklendiğini kabul etmesi gerekiyor. Amerika’nın popülist başkanı Donald Trump 8 mayıs tarihinde boş bahanelere dayanarak uluslararası Bercam nükleer anlaşmasından çekildi, üstelik dünyayı da İran’a karşı seferber ederek baskı uygulamayı amaçladı. Fakat bu arada Amerika’nın eline geçen ise dünya çapında itibarsızlaşma ve güvensizleşmekten başka bir şey olmadı.
Zaman aşımı ile Bercam nükleer anlaşması ile ilgili yayınlanan raporlarda daha fazla göze çarpan konu ise, Bercam nükleer anlaşma, Amerika olmadan devam etse ya da etmese, başına gelecek belanın nükleer anlaşmanın başına gelecek beladan daha büyük olmasıdır.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Temmuz 2026 (19) içerik yüklenmiştir.