HaberlerİranOrtadoğu

“Amerika’nın yaptırımları, İran halkına karşı cinayettir”

İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei Amerikan yaptırımlarının İran halkına yönelik cinayet olduğunu belirterek bu düşmana karşı direnişe vurgu yaptı.

İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei bugün Kurban Bayramı münasebeti ile radyo ve TV kanallarından canlı olarak yayınlanan halka seslenişinde, Amerika’nın İran karşıtı yaptırımlarının hedefini açıklama bağlamında, “Amerikan yaptırımlarının görünüşte İslam cumhuriyeti nizamına yöneliktir fakat gerçekte İran halkına karşıdır ve bu bir cinayettir” dedi. 
Amerika İslam inkılabının zaferi ardından İran halkına karşı düşmanlığa başladı ve son 40 yılda her yolla bu düşmanlığını sürdürdü. Yaptırım, savaş, terörist gruplara destek ve maksimum baskı siyaseti, Amerika’nın İran halkına yönelik, son 40 yıldaki düşmanlıklarının çerçevesini oluşturdu.
Amerika’da çeşitli dönemlerde görevde olan tüm hükümetler İran halkına farklı yaptırımlar ve kısıtlamalar uyguladılar. Nitekim halen görevde olan Amerikan hükümeti İran halkına karşı ekonomi, sağlık ve ilaç alanlarında bile yaptırım çapını uzatarak genişletti. 
Amerika başkanı Donald Trump hatta Korona salgınının sınır tanımayarak pandemiye dönüştüğü bu günlerde bile  İran’a ilaç ve diğer sağlık malzemelerin ihracatını yasakladı. Böylece İran halkına karşı düşmanlık ve husumetinin ne kadar yoğun olduğunu dünyanın gözleri önüne serdi.
Beyaz Saray’da görevli olan hükümeti İran’a karşı “maksimum baskı” siyasetini uygulamasına rağmen bizzat Amerikalı uzmanlar ve siyasetçilerinin itiraf ettikleri üzere bu siyaset yenilgiye uğramıştır. Nitekim Washington Post gazetesi son günlerdeki sayısında şöyle yazdı: Amerika başkanı Donald Trump’ın İran halkı ve hükümetine karşı maksimum baskı siyaseti yenilgiye uğramıştır ve Tahran’ı müzakere masasına oturtamamıştır.
Amerika yaptırımları çerçevesinde bazı hedefler amaçlıyor, kısa vadede “sıcak yaz” tabiri ile İran halkını hükümet ve yönetim ile karşı karşıya getirmeye çalıştı, orta vadede ülkenin ilerlemesini engellemeye çalıştı ve uzun vadede de İran’ı ekonomi açıdan iflas ettirmeye odaklandı. Fakat Amerika’nın her üç hedefi de İran halkının bilinci ve uyanıklığı ve yerli bilgi ve ilime dayanarak, ulusal ekonomiyi güçlendirip petrolden bağımsızlaştırma çalıştırmasıyla yenilgiye uğradı.
İslam inkılabı rehberinin de belirttiği gibi, “Eğitim jeti ve hassas ve zarif parçaların üretimi, binlerce bilgi tabanlı firmanın çalışmaya başlaması, İslam inkılabı muhafızlar ordusu tarafından Fars Körfezi Yıldızı (Setare-i Halic Fars) rafinerisinin inşa edilmesi, Güney Pars havzasından büyük çalışmaların yapılması ve hayret uyandıran savunma malzemelerin üretilmesi, hepsi yaptırım döneminde gerçekleşti.”
Tüm bu ulusal çalışmalar savunma gücün kuvvetlendirilmesi, bilgi tabanlı firmaların çalışmaya başlaması ile bilimsel kabiliyetlerin güçlendirilmesi, Korona virüs pandemisi krizinin doruğunda sağlık alt yapıların uygun olması ve ihtiyaç duyulan malzemelerin en kısa zamanda ve gerekli oranda üretilmesi ve hatta ihraç edilmesi, Amerika’nın ekonomik ve zalimane yaptırımlarına karşı tek mücadele yolun direniş odluğunu ispatlıyor.
Bu çerçevede İslam inkılabı rehberi “acaba yaptırımların bir çaresi var mı?” sorusuna yanıt vererek şöyle bir vurguda bulundu: 
“Yaptırımların kesinlikle çaresi vardır fakat onun çaresi Amerika karşısında geri çekilmek ve geri adım atmak değil. Zira bu geri çekilmek, saldırganın ilerlemesine sebep olacaktır.”

Başa dön tuşu
Kapalı
Bugün 14 Ağustos 2020 (30) içerik yüklenmiştir.