
Mart 2015’ten beri Yemen’e karşı başlattığı savaşta mütecaviz ve saldırgan Suudi koalisyonuna bazı Avrupalı müttefikleri ile birlikte lojistik, istihbarat ve silah destekleri veren Amerika’nın yeni hükümeti bu yöndeki girişimlerin ve rolü bitireceğini iddia etti.
Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan Amerika başkanı Joe Biden’in bu ülkenin Yemen’e yönelik saldırı operasyonlarına destekleri keseceğini bildirdi. Aslında bu konu Biden tarafından da daha önce açıklanmıştır.
Amerika başkanı Joe Biden Perşembe günü Yemen savaşını stratejik bir felaket olduğunu belirterek “Bu savaş sona ermelidir.” demişti.
Biden sözlerinin devamında da, “Amerika’nın silah satışı dahil Yemen’e yönelik saldırı operasyonların tümü sona erecektir.” ekledi.
Fakat Joe Biden Arabistan’a toprak bütünlüğünü korumak için yardım edeceğini belirterek Suudi Arabistan’ın İran destekli güçler tarafından da saldırılara uğradığını iddia etti.
Görünen o ki Joe Biden’in bu kararı geçmiş Amerika başkanı Donald Trump’ın Yemen hususundaki kararlarını terse çevirme doğrultusundadır.
Trump hükümeti Suudi Rejiminin yakın ortağı olarak hükümetinin son günlerinde beklenmedik bir girişimde, Ensarullah hareketini terör örgütü listesine alarak bu harekete yaptırımlar uygulama kararı aldı.
Trump kendince, bu şekilde Yemen direncini kırmak ve sonuçta denklemleri Suudi koalisyonu lehine çevirme yönünde önemli adım attığını düşünüyordu. Buna rağmen Ensarullah hareketine yaptırım kararı, aslında Yemen’de milyonlarca insana gıda ve insani yardımlarının gönderilmesinin önlenmesi anlamına gelirdi. Nitekim Suudi Koalisyonunun Yemen’e karşı dayattığı savaş, binlerce Yemenlinin ölmesine ve bu yoksul Arap ülkenin altyapısının yerle bir olmasına yol açmıştır.
Birleşmiş Milletler uzmanları Yemen’i dünyanın en büyük insani facianın yaşandığı bölge olarak belirtiyorlar.
Mülteciler Konseyinin Norveçli genel sekreteri Jan Angland یان انگلند “Ensarullah hareketinin terör listesine alınması mantık dışı ve yıkıcı bir girişim” olduğunu belirtti.
Unutulmamalıdır ki Yemen’de görülen geniş çaplı kıtlığı ortadan kaldırmak için büyük çabalar ve girişimler başlatıldığı bir sırada, Amerika’nın geçmiş hükümeti bu girişimde bulundu. Bundan dolayı Trump’ın yaptırımlarının iptal edilmesi için geniş çaplı iç ve dış tepkiler gelmeye başladı.
Aslında Biden yönetimi, çalışmalarının ilk günlerinde Trump yaptırımlarının kaldırılması ve esasen Yemen savaşındaki tutumunu değiştirmek için BM, insan hakları kurumları, savaş karşıtı STK’lar ve de bazı Kongre temsilcilerinin istekleri ve talepleri ile karşılaştı.
Biden hükümeti şimdiye dek Yemen savaşında farklı bir yaklaşım sergilemiştir. Nitekim Husi hareketine yönelik yaptırım kararı önce bir aylığına askıya aldı fakat daha sonra tamamen kaldırdı; fakat yine de, Husilerin terör listesinden çıkarılmasının, onlara karşı bakışı değiştirmeyeceğini, Suudi Arabistan’ın kendisini koruması sürecinde yanında olduklarını savundu.
Biden hükümeti bir başka girişiminde de Suudi Arabistan ve BAE’ne silah satışını da askıya almıştır. Bu ise Amerika’nın geleneksel ortakları için kötü bir haberdir.
Suudi Rejimi ve BAE Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerini kazanarak 4 yıl daha onların bölgesel projelerini desteklemeyi umuyorlardı.
Tabii ki Amerika’nın Batı Asya’daki ortaklarına ve müttefiklerine yönelik genel yaklaşımı güvenlik ve askeri işbirliklerin ve bu ülkelere silah satışının devam etmesi doğrultusunda olacaktır. Bu yüzden Suudi Arabistan ve BAE’ne yönelik askıya alınan silah satışı kararının tez zamanda kalkarken insani kaygıların da unutulacağı beklenir. Buna ilaveten Biden son açıklamalarında bir kez daha Suudi Rejimini desteklemeye de vurgu yapması Riyad ile Washington’un geniş çaplı ilişkilerinin devam edeceği anlamına gelir.
