
Myanmar’da, ülkenin Bin Ladin’i olarak tanınan radikal Budistlerin lideri, ülkenin en büyük kenti ve eski başkent Yangon’da düzenlediği gösteride, ordunun Müslümanlara karşı işlediği cinayetleri desteklerken, dünya toplumunun Arakanlı (Rohingyalı) Müslümanlara karşı işlenen cinayetleri incelemek üzere askeri komutanların adli takibi nedeni ile yoğun bir şekilde eleştirdi.
Myanmra’da Arakanlı Müslümanların kasabı olarak tanınan آشین ویراتو Ashin Wirathu, ülkenin batısına Rahin eyaletinde Müslümanların soykırımını yoğunlaştıran girişimleri nedeni ile Myanmar Kıdemli Rahipler Konseyi tarafından konuşması yasaklandığı halde yine kozmopolit bir yapıya sahip Myanmar’da Müslümanlara karşı nefret duyguları saçmaya başladı.
Bu yüzden onun tekrar destekçileri arasında hazır bulunması ve fırkacı çalışmalarına tekrar başlayarak nefret saçması, Myanmar toplumunda Arakanlı Müslümanların tekrar aşırı Budistler ve de radikal askerler tarafından katliam edilmesi konusunda endişelerin yoğunlaşmasına sebep oluyor.
Wirathu’nun konuşması Myanmar Kıdemli Rahipler Konseyi tarafından yasaklanması, onların Myanmar toplumunda her türlü fırkacı ve nefret saçan düşüncelere karşı olduklarını gösteriyor. Zira Budizm düşüncesi barışçıl bir felsefedir ve her türlü şiddeti nefyediyor. Bu sebepten dolayı Myanmar halkı, Kıdemli Rahipler Konseyi’nin kendi faaliyetlerini yoğunlaştırarak ülke halkını bilinçlendirmek ve bilgilendirmekle, Ashin Wirathu’nun sebep olduğu soykırımın tekrar başlamasını engellemesini bekliyor. Zira Myanmar’ın Bin Ladin’i olarak tanınan Wirathu düşüncelerinin yayılması, aşırı Budistler ve radikal askerlerinin Rahin eyaletinde Arakanlı Müslümanlara yönelik vahşi ve insanlık dışı saldırıların yapılmasına, binlercesinin feci şekilde öldürülmesine ve en az bir milyon müslümanın evini terk ederek mülteci duruma düşmesine sebep olmuştur.
Siyasi meseleler uzmanı Muhammed el-Maseri, “Myanmar ordusunun ülkede tam anlamı ile soykırıma başladığını, radikal Budistlerin de onların program ve siyasetlerine yardım ettiğini, hal bu ki Budizm’in barış ve kardeşlik felsefesi olduğunu” belirtti.
Aralarında BM raportörlerin de bulunduğu uluslararası çevreler tarafından yayınlanan raporlara göre Myanmar askerleri Arakanlı Müslüman kız ve kadınlarına tecavüz ederek yaptıkları işkenceden sonra onları öldürüyorlar.
Bu sebepte dolayı BM inan hakları konseyi en son raporunda Myanmar ordu komutanı “آنگ هلاینگ مین ” Ang Helaing Min ile birlikte diğer 6 ordu komutanın yargılanmasını istedi.
Bu arada uluslararası adalet divanı da söz konusu kişilere karşı bu uluslararası mahkemede dosya açıldığını duyurdu. Ashin Wirathu da bu açıklamaya tepki olarak, söz konusu divandan her hangi bir temsilcinin, Arakanlı Müslümanların soykırımı hakkında araştırma yapmak üzere Myanmar’a ayak bastığı günün, kendisinin silah kuşanacağı gün olacağı gibi tehditte bulundu.
Bu arada, Myanmar ordu komutanı Ang Helaing Min’in BM ve dünyada diğer hiçbir mahkemenin Myanmar işlerine müdahale etme hakkına sahip olmadığına dair sözleri, uluslararası mahkemelerde kendileri hakkında insanlığa karşı suç işleme suçundan dosya açılmasından endişesini gösteriyor.
El-Alem kanalı baş editörü bu konuda şöyle diyor:
Genel olarak insanlığa karşı suç, bir grubu, siyasi, ırk veya dini nedenlerden dolayı katliam etmek, yok etmek, zayıf düşürmek, köle etmek veya sürgün etmektir. Hali hazırda insanlığa karşı suç ise Katliam, ırk ayrımcılığı, uluslararası terörizm, yasa dışı uyuşturucu ticareti, çevreye kasıtlı ve önemli zararlar vermeyi kapsıyor ki bunların bir çoğu myanmar’da aşırı Budistler ve radikal askeri eylemleri hakkında geçerlidir.
Dünya tarihi ve gelişmeleri, cinayetkarların hiçbir zaman adalet ve hukuktan kaçamadıklarını gösteriyor. Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara karşı işlenen cinayetler, uluslararası kurumların , ondan insanlığa karşı cinayet şeklinde söz ederek suçluların en ağır şekilde cezalandırılmalarını isteyecek kadar geniş çaplı ve korkunçtur. Bu yüzden aşırı Budistleri Arakanlı Müslümanları öldürmeye teşvik eden Ashin Wirathu ve Myanmar ordusunun katil komutanları, yakın bir gelecekte uluslararası mahkemelere çağrılmaları veya Kıdemli Rahipler Konseyi’ne yapılan uluslararası baskılar nedeni ile onların adalet önünde yargılanmalarından korkuları her geçen gün artmaktadır. Bu yüzden Ashin Wirathu ise Arakanlı Müslümanlara karşı işlediği cinayetleri hakkına her türlü uluslararası incelemeye karşı muhalefet ediyor./
