Asrın Anlaşmasına karşı, Filistin milli cephenin kurulması

Filistin direniş grupları, Amerika patentli Asrın Anlaşması’na karşı Filistin milli cepheyi kurdular.
Amerika başkanı Donald Trump, damadı ve danışmanı Jared Kushner, Filistin meselesini tamamen silmek için gündeme getirdikleri Asrın Anlaşması’nı hala resmen açıklamadılar, fakat planın temel bölümleri pratikte gerçekleşmiştir. Kudüs kentinin Yahudileştirilmesi, iki ülkenin kurulması, site inşaatlarının resmiyete tanınması, Suriye’nin işgal edilen Golan tepelerinin işgal topraklarına ilhak edilmesi ve de müzakerelerden Filistinli mülteciler konusunun tamamen silinmesi ise Asrın Anlaşmasının başlıca temellerindedir.
İşgal altında olan Kudüs kentinin Siyonist rejim başkenti tanınması ve Amerika elçiliğinin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınması, bu kutsal kentin tamamen Yahudileştirilmesi için atılan önemli bir adımdı. Siyonist site inşaatı da BMGK 2334 sayılı karara rağmen korsan rejim tarafından üstelik daha hızlı bir şekilde yapılmaktadır. Filistinli mülteciler ve onların anavatanlarına geri dönme hakları ise Asrın Anlaşmasında yer almamıştır. Bu yüzden mart 2018’den başlayan geri dönüş yürüyüşleri halen devam etmektedir. Bu gösteriler sırasında şimdiye kadar 272 Filistinli şehit olurken binlercesi de yaralandı.
Asrın Anlaşması için pratik adımlar atılmaya başlamışken maalesef Filistinli gruplar arasında pasiflik halen devam etmektedir. Asrın anlaşmasına karşı şimdiye kadar atılan tek adım, her hafta Cuma günü düzenlenen geri dönüş gösterileridir, ki elbette o da korsan rejim tarafından bastırılıyor ve dünya toplumu da korsan rejimin bu şiddetine karşı hiçbir tepki ve girişim gerçekleştirememiştir.
Filistin siyasi grupları ise ırkçı içerikli Asrın Anlaşmasına karşı özel bir girişimde bulunmadılar. Bu bağlamda gerçekleşen tek adım ise 27 nisan günü Filistin milli cephenin kurulmasıdır. Fakat yine de milli cephe sadece Filistin İslami direniş hareketi Hamas ve İslami cihat tarafından kuruldu ve Fetih hareketi ile müttefikleri bu cephede yer almadılar.
Gerçek şu ki korsan İsrail ve Amerika, uluslararası hukuka aldırmazlıkları ve tek yanlı tutumları bir yana başta Fetih hareketi ve direniş grupları olmak üzere Filistinli gruplar arasındaki ihtilaflarını, kendi amaçları ve Asrın Anlaşmasını gerçekleştirmek için kullanıyorlar.
Bu yüzden İslami cihat ve Hamas, kurdukları milli cephe ile Asrın Anlaşmasına karşı ciddi iradelerini sergilediler. Bu bağlamda Hamas komutanlarından Salah el-Berdavil geçen gün “Asrın Anlaşmasına karşı birlik” konferansında, “Asrın Anlaşmasına karşı ilk adımın Filistin’de tüm iç güçlerin toplanması ve Filistin meselesi konusunda Arap ve İslami ümmetin birlik olması gerektiğini” söyledi.
Hamas komutanlarından Salah el-Berdavil’in açıklamalarında Filistin iç kapasite ve imkanlarının birleştirilmesine ilaveten var olan diğer önemli konu, Arap ve İslami ümmetin birleşmesidir; bu konunun eksikliği ise Trump ve korsan rejim başbakanı Benyamin Netanyahu için Filistinli gruplar arasındaki ihtilaflardan daha fazla fırsat oluşturuyor, böylece kendi sömürgeci Asrın Anlaşması planlarını daha rahat ve kolay ilerletebiliyorlar.
Hiç şüphesiz eğer İslam dünyasında tefrika ve çatlak olmaz, bazı Arap yöneticileri Trump siyasetlerine paralel hareket etmez ve pasif davranmazsa Amerika başkanı Trump ve korsan rejim elebaşı Benyamin Netanyahu, Filistin ve Suriye topraklarını işgal etmek ve işgalci hedeflerini gerçekleştirmekte bu kadar küstah olamazlardı.
