
Avrupa ekonomisinde alarm çanları çalarken birçok şehirde protestolar düzenlendi.
Ekonomisi 3 yıldır krizde olan Portekiz’de, Avrupa Birliği’nden yardımın önkoşulu olan sosyal harcamaların kısılmasını ve rekor düzeyde vergi artışını öngören 2013 bütçesi, sadece iktidar partilerinin oylarıyla kabul edildi. Bütçeye karşı çıkan binlerce kişi, parlamentonun önünde gösteri düzenledi.
Brüksel’de Avrupa Parlamentosunun önü de 2 gündür süt üreticilerinin gösterilerine sahne oluyor.
Avrupa’nın dört bir yanından Brüksel’e giderek, traktörleriyle trafiği kapatan göstericiler, protesto sırasında polise tazyikli süt sıktı.
Süte verilen fiyatın maliyetin altında kaldığını söyleyen çiftçiler, Avrupa Birliği’nin tarım bütçesini azaltmasının, süt üreticisini öldürmek anlamına geleceğini savundu.
İtalya’da ise huzursuzluğun adresi çelik işçileri oldu. Cenova’da çelik fabrikasının kapatılması kararını protesto eden işçiler, havaalanına giden yolu kapattı.
Güneydeki Taranto kentinde de, fabrikalarının kapatılacağı açıklanan ve işten çıkarılan çelik işçileri, turnikeleri kırdı. Göstericiler, fabrikanın girişini de kapattı.
Yunanistan’da yeni ekonomik tedbirler çerçevesinde işten çıkartılacak olan belediye çalışanları ile öğretmenler başkent Atina’da bir gösteri daha düzenledi.
Gelecek 3 yıl içinde ülkede 200 bin kişinin işten çıkartılmasının planladığını savunan göstericiler, Avrupa Birliği’nin serbest bıraktığı yardım diliminin çalışanlara faydası olmayacağını savundu.
Göstericiler, Avrupa Birliği’nin empoze ettiği tedbirler yüzünden Yunan halkının yoksulluk ve açlığa sürüklendiğini belirtti.
Slovenya’nın Maribor kentinde de halk, yolsuzlukla suçlanan belediye başkanının istifasını istedi. Bu yıl Avrupa’nın kültür başkenti ilan edilen Maribor’da düzenlenen ve 10 bin kişinin katıldığı protesto gösterisinde, yolsuzlukla ve yakınlarını kayırmakla suçlanan belediye başkanının kuklaları yakıldı.
