AvrupaİranKuzey Amerika

Avrupalılar, Trump’ın karşısında durma gücüne sahip değiller

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Avrupalılar’ın ABD’ye kayıtsız şartsız itaat etmesini bir trajedi olduğunu belirterek, Avrupalıların ABD Başkanı Donald Trump’ın karşısında durma gücüne sahip olmadığını kaydetti.

Alman Der Scpigel dergisine demeç veren İran Dışişleri Bakanı Zarif, Avrupa Troykası’nın Nükleer Anlaşmadaki İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı işletme kararına işaretle, Avrupalılar’ın bu mekanizmayı işletmek için yasal gerekçelere sahip olmadığını kaydetti.

Bakan Zarif, Rusya ve Çin’in de bu konu üzerinde İran ile aynı düşünceyi paylaştığına temasla, Avrupalıların büyük bir mücadele için hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Çözüm İhtilaf Mekanizması, nükleer anlaşma uyarınca anlaşmazlıkların çözümü için öngörülen bir mekanizmadır, bu mekanizma aşamalarını katetmesi halinde BM’nin 2231 kararnamesi uyarınca askıya alınan önceki yaptırımları geri getirilebilir.

Avrupalı ülkeler, Tahran’ı nükleer yükümlülüklerine dönmesi için İhtilaf Çözüm Mekanizmasını işletme kararı aldıklarını ileri sürerek, İran’ın nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerini hafifletmek için 5 adım atmış olmasına rağmen Avrupalılar, kendi politikalarında bir değişiklik yapmamışlar.

İran defalarca nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve yükümlülüklerine bağlı kaldığını deklare etmiştir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve Avrupalı ülkeler de defalarca kendi resmi rapor ve açıklamalarında İran’ın anlaşmaya uyduğunu tasdik etmişlerdir.

Avrupalılar, İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı işletme kararlarının sonuçlarından da endişe duymaktalar, bu nedenle, şimdilik konuyu iki taraf arasındaki anlaşmazlığın çözümü için kurulan ortak komisyona gönderdiler.
Jeopolitik uzmanlarından Abdurrıza Ferecirad, bu mekanizmanın işletilmesinin İran dosyasını BM Güvenlik Konseyi’ne taşıma ve yaptırımların geri getirilmesi anlamına gelmediğini, Avrupalılar’ın İran ile müzakere başlatmak istediklerini, ancak bu müzakere için tehdit dilini kullandıklarını düşünüyor.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un BBC’ye yaptığı açıklamada, nükleer anlaşma yerine “Trump Anlaşması” konulmasından söz etmesi de aynı görüşü teyit eder niteliktedir.

Avrupalı ülkelerin nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getirmemeleri ve nükleer anlaşma çerçevesinde İran’ın ekonomik menfaatlerini karşılamamaları üzerine İran kendi yükümlülüklerini hafifletme kararı aldı. İran’ın bu bağlamda attığı 5. adım uyarınca, Tahran’ın zenginleştirme kapasitesi, oranı, zenginleştirilmiş uranyum stoku ve araştırma ve geliştirme alanlarındaki tüm kısıtlamaları kaldırmış oldu.
Gelinen aşamada, nükleer anlaşma konusunda Avrupalılar iki arada bir derede kalmışlar. İran İslam Cumhuriyeti kendi meşru hakları çerçevesinde hareket ediyor ve attığı karşı adımları da diğer tarafları tehdit etmek doğrultusunda değil.

Nitekim İran Dışişleri Bakanı Zarif, Alman Der Scpigel dergisine verdiği demeçte İran’ın NPT’den çekilme uyarısı ile ilgi bir soru üzerine İran’ın NPT’den çekilmesinin nükleer silah yapma anlamına gelmediğini çünkü İslam Cumhuriyeti’nin ahlaki ve akidevi olarak asla nükleer silah peşinde olmadığını söyledi.

Zarif sözlerinin devamında, Kudüs Gücü Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani’ye yönelik ABD’nin düzenlediği terör saldırısına da işaretle, ABD, Avrupa ve uluslararası camianın IŞİD’in yok edilmesi için Komutan Süleymani’ye borçlu olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Zarif, ABD’nin bu terör saldırısının yanıtını Batı Asya bölgesinin halkından alacağını vurguladı.

bu yüzden, Avrupalılar’ın nükleer anlaşma ile ilgili siyasi kararı, çok taraflı bir anlaşma sayılan nükleer anlaşmayı, tek taraflı eylemlerin kurbanı haline getirdikleri söylenebilir.

Avrupalılar her ne kadar da nükleer anlaşmanın korunması için İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı işletme kararını aldıklarını söyleseler de, olan bitenler, Avrupa’nın bu tavrının ABD karşısında boyun eğmesinin bir neticesi olduğunu gösteriyor.

Başa dön tuşu
Bugün 21 Eylül 2021 (15) içerik yüklenmiştir.