HaberlerBahreynDünyaOrtadoğu

Bahreyn halkı protestoları ve Al-ı Halife’nin dehşeti

Cuma günü Bahreyn’in birçok kenti, siyonist ırkçı rejim dışişleri bakanı Yair Lapid’in bu ülkeye ziyaretini protesto gösterilerine sahne oldu.

Korsan rejim dışişleri bakanı Yair Lapid Perşembe günü ve bazı gerici Arap rejimleri ile ilişkileri normalleştirme projesi çerçevesinde, Bahreyn’de büyükelçilik açmak için başkent Manama’ya gitti. Irkçı rejim ve Al-ı Halife rejiminin bu kışkırtıcı hareketi, ülkelerinin işgalci rejim ile ilişkilerini normalleştirmeyi kabul etmeyen Bahreyn halkını bir kez daha sokaklara indirdi. Göstericiler attıkları sloganlarla Al-ı Halife rejimin bu kararının Bahreyn için kara bir leke olduğunu altını çizdiler. 
Bahreynli aktivistler de Cuma günü sosyal medyada ülkedeki camilerin resimlerini yayınlarken ibadet edenlerin camilere girerken Siyonist rejimin bayrağını ayaklar altına alarak çiğnediklerini gösterdiler.
Bahreyn halkının söz konusu davetsiz misafire karşı protesto gösterileri bir kez daha Ali Halife rejimince ve uluslararası toplumların rezil sessizlikleri gölgesinde bastırıldı fakat bu ülke yöneticileri ve halkı arasında büyük bir çatlak ve görüş ayrılığını olduğunu gösterdi; tabi ki bu konu bizzat Al-ı Halife rejimin halktan kaynaklanmadığı ve halkçı bir hükümet olmadığını, onların dünyadaki değişik olaylara karşı görüşlerinin farklı ve hatta çatışmada olduğunu gösteriyor. Zira Lapid’in Manama’ya gitmesi bizzat Bahreyn halkı ve hükümeti arasında var olan ayrışmanın göstergesidir. 
İşte tam da bu konu Al-ı Halife için korku sebebi olmuştur ve bu yüzden kendini meşruiyetten yoksun görüyor. Bu meşruiyet esasen halktan kaynaklanmalı ve onlar tarafından onaylanmalıdır. Bu yüzden Bahreyn rejimi kendi meşruiyetini sınırlar dışından adeta dileniyor ve bu yüzden eli kanlı siyonist rejimi, kendine meşruiyet gerekçesi olarak görmüştür. Fakat söz konusu rejim bizzat meşruiyetten yoksundur ve kendine meşruiyet kazanmak için gerekçe arıyor.
Al-ı Halife rejimin endişeleri ve dehşete kapıldığı konulardan biri, ülke içinde kendi halkına karşı işlediği insan hakları ihlalleridir. Bu bağlamda Al Jazeera TV kanalı bir raporda 2011-2021 yılları arasında Al-ı Halife rejimin yaklaşık 607 çocuğu hapishanelerde çeşitli yöntemlerle işkence ettiğini ifşa etti. 
Bu rapora göre çocukların sorgulanması onların aileleri veya avukatları yanlarında olmadan yapılmış ve hala 150’si, Al-ı Halife hapishanelerinde bulunuyorlar.
Bu yüzden Al-ı Halife rejimi hem iç muhalefet ve hem dış baskılar nedeni ile bağımsız uluslararası kurumların muhtemel faaliyetleri ve eylemlerinden yoğun şekilde endişe ediyor, bu yüzden siyonist rejime yönelmiştir; fakat bu rejimin kendisini devrilmekten kurtaramayacağı üstelik devrilme sürecini daha da hızlandıracağından gafildir. Zira Perşembe günüden itibaren başlayan halk ayaklanmaları Al-ı Halife rejiminin dehşete kapılmasına sebep olmuştur. 
Diğer yandan Filistinli gruplar Bahreyn rejiminin bu kararını kınarken bunun Filistin ülküsüne ihanet olduğunu belirttiler. Filistinli gruplar Gazze şeridinde ortak bir bildiri yayınlayarak işgal rejimi dışişleri bakanı Yair Lapid’in Bahreyn ziyareti ve başkent Manama’da büyükelçilik açmasını, İslam’a, Arap kavime, Bahreyn ve Filistin halklarına karşı ihanet şeklinde değerlendirdiler. 
Bu yüzden gelecek günler ve hatta aylarda, korsan rejim ile ilişkileri normalleştirme sonucu Al-ı Halife rejimine karşı iç, bölge ve uluslararası 3 alanda baskıların artması ve devrilmesinden başka bir şey beklenmediği anlaşılıyor./  

Başa dön tuşu
Bugün 28 Ocak 2022 (14) içerik yüklenmiştir.