BahreynHaberlerİranOrtadoğu

Bahreyn’in siyaseti; Esen rüzgarın yönüne göredir

Geçenlerde Bahreyn dışişleri bakanı Halid Bin Alı Halife, paylaştığı bir tewitte İran aleyhinde küstahça iddialarını tekrarlayarak, “Faşist İslam Cumhuriyeti (İran) tehlikesine karşı birlikte savaştığımız bir dönemde ABD ile tali bir mesele (oylama) için kavga çıkarmanın hiç bir faydası yok” şeklinde ifade kullanmıştı.

Bunun üzerine İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi, Bahreyn dışişleri bakanının İran toprakları ve İran hükümetiyle ilgili yaptığı küstah açıklamasına sert tepki göstererek, ”muhteşem bir tarih, kadim ve parlak medeniyetin beşiği olan İran hakkında açıklama yapmaktan çok daha hakir ve küçüksünüz’ ifadesini kullandı.

Kasımi, eski asil ve seçkin halkıyla, çok ender tarihiyle, bölgede Özgurluk timsali ve en bağımsız ülkelerden biri olarak İran’ın, Bahreyn’in ve bölgedeki öteki ülkelerin liyakatsiz yöneticilerinin kabusu olduğunu, söz konusu rejimlerin kendi halklarının ekseriyetinin isteklerini baskıyla susturmaya çalıştıklarını, onlara karşı cinayet işlediklerini söyledi.

Aslında Bahreyn dışişleri bakanı daha önce de Amerikan ve siyonist İsrail rejimi yetkililerinin desteğini elde etmek için Kudüs meselesinin tali bir mesele olduğunu açıklayarak Filistin meselesi yüzünden Amerika ile anlaşmazlığa girmenin hiç bir faydasının olmadığını bildirmişti.

Bu çirkef açıklama, Bahreyn halkı nezdinde kendi meşruluğunu yitiren ve yıllardır Bahreyn halkının kıyamını bastırmaya çalışan bir rejimin dışişleri bakanı tarafından dile getirtilmektedir ve kendi bekalarına tek umutları ise Amerika ve siyonist İsrail rejiminin gittiği yoldan hareket etmek ve onların desteğini kendi arkasına almakta görmektedir.

Kendi halkını yıllardır ezen, katleden, hapseden, zulmeden Bahreyn rejimi açısından halihazırda en önemli tehlike İrandır ve bunun için de öteki Arap yönetimlerinden tali olarak nitelediği Kudüs meselesi yüzünden Amerika ve siyonist İsrail rejimi ile ihtilafa düşmekten kesinlikle kaçınmalarını istemekte.

Bahreyn dışişleri bakanının bu tali diye nitelediği husus ise geçtiğimiz perşembe günü BM Genel kurulunda 9 ret oyu ve 35 çekimser oyuna karşılık 128 evet oy ile Kudüs kararnamesinin büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi meselesidir. Bilindiği üzere ABD Başkanı Trump Kudüs’ü işgal rejimi İsrail’in başkenti ilan ederek ABD dışişleri bakanlığına Amerikan elçiliğini Telaviv’den Kudüs’e aktarması için direktif vermiş, ancak başta İslam ülkeleri olmak üzere dünya ülkeleri Trump’ın bu kararına şiddetle karşı çıkarak ilk önce BM Güvenlik konseyine taşımış ve burada 15 üyeden 14’ünün olumlu oy kullanması karşılığında ABD tarafından veto edilmiş ve ardından Türkiye ve Mısır tarafından BM Genel Kuruluna taşınmıştı.

Şimdi anlaşıldığı kadarıyla Bahreyn dışişleri bakanı bu açıklamalarıyla bir takım Arap yönetimlerinin de Kudüs kararnamesine olumlu oy kullanması ve bu kararnamenin dünyadan çok büyük destek görerek tasvip olunmasından derin bir kaygı ve korku içinde olduğunu gösteriyor. Bu gibi gerici bazı bölge rejimleri aslında kendi varlıklarını, işgal rejimi İsrail’in varlığının devam etmesine bağlamış ve onların yok olmasıyla kendi rejimlerinin de çökeceğini hissetmekteler. Fakat ne Amerika ve ne de siyonist İsrail rejimi, Bahreyn gibi gerici bölge rejimlerini kendi halklarından kurtaramayacaklardır.

Hazreti Seyyid Imam Ali Hamaney`in belirttiği gibi bölge ve uluslararası alandaki hızlı gelişme ve olaylar muhtelif meselelerle ilgili bilinç ve yorumlama kabiliyetinin artması ve bağımsızlığı gerektirmektedir.

Diğer yandan şurası kesindir ki Bahreyn, Amerika ve Arabistan olmaksızın kendi halkını sindirmeye ve sultasını sürdürmeye muktedir değil. Bunun için de kendi bekasının karşılığında söz konusu yönetimlerin emir kulu olması ve onların dediğinden dışarı çıkmaması doğaldır. Sürekli olarak İran’ı hedef alması ve İran aleyhindeki açıklamaları da zaten bu durumdan kaynaklanıyor ve Amerika ve siyonist İsrail rejiminin dikte ettiği siyasetleri bölgede dillendiriyor.

Bahreyn dışişleri bakanının Kudüs meselesini tali bir mesele ve İran’a karşı düşmanlığı temel mesele olarak tanımlaması en basit değerlendirmeyle Bahreyn makamlarının idraksizliğini, olayları gerektiği gibi yorumlayamamaları ve akılsızlıklarından kaynaklanmaktadır. Bu açıklamaların bir diğer yüzü ise Bahreyn ve benzeri öteki gerici bölge rejimlerinin Amerika ve İsrail’e hizmette bir kusur etmemeye çalışmalarıdır.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Eylül 2021 (10) içerik yüklenmiştir.