AzerbaycanErmenistanİşgalci İsrail RejimiKuzey Amerika

Bakü ve Erivan’ın Yeni Tur Ateşkes Anlaşması ve Farklı Boyutları

Karabağ savaşı taraflarının ateşkes anlaşmalarına kayıtsızlığına rağmen Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan makamları 18 Ekim Pazar 00’dan ateşkes ilan ettiler.

Ermenistan hükümeti Cumartesi akşamı, Azerbaycan Cumhuriyeti ile yeni ateşkesi açıkladı. Bu yeni anlaşma Pazar günü 00’dan başlamış oldu. Daha önce ise Azerbaycan Cumhuriyeti hükümeti insani ateşkesin sağlanmasına onay vermişti.

Ermenistan hükümeti tarafından ateşkes, geçen hafta Cumartesi günü tarafların Moskova arabuluculuğunda ateşkes anlaşması imzalamasından sonra açıklandı. Moskova aracılığı ile yapılan anlaşma sadece 5 dakika sürmüştü ve hasım taraflar da bir birlerini ateşkesi bozmakla suçlamıştı. Tarafların ithamlar yöneltmesi aslında hasım tarafların çatışmaları yeniden başlatması anlamına gelir. Buna rağmen Bakü ve Erivan arasında insani ateşkesin başlamasının açıklanması ile Ermenistan savunma bakanlığı Azeri-Ermeni temas hatlarında durumun huzurlu olduğunu bildirmişti. Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan ilk kez Mayıs 1994’te ateşkes anlaşması imzalamışlardı.

Minsk grubu liderlerinin arabuluculuğu ile imzalanan bu ateşkes anlaşması ilk baştan beri temel bir sorun taşıyordu. Bu sorun da ateşkes kurallarının denetlenmesi için belli bir mekanizmanın belirlenmemesi idi. Bu yüzden de geçen 25 yılda hasım tarafların her biri diğer tarafı ateşkesi ihlal etmekle suçladı.

1994 yılı sonrası varılan ateşkes anlaşmalarının tümü Rusya’nın arabuluculuğu ile gerçekleştirildi. Buna rağmen bu anlaşmaların hepsi ayaklar altına alındı ve ihlal edildi. Böyle bir ortamda kimi çıkar sahibi ülkelerin özellikle de kimi maceracı ülkelerin bölgedeki milletlerin huzurunu kaçırmak istediği görülüyor.

Örneğin Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun açıklamaları bu ülkenin Minsk grubuna üye olmasına karşın bu grubun eş başkanlarından biri olmasına rağmen hala çifte standartlı tutum sergilediğini gösteriyor. Mike Pompeo son dönemde Atlanta eyaletinin yerel medyasına verdiği röportajında üçüncü tarafların Karabağ münakaşası hususundaki rolünü eleştirerek şöyle bir açıklamada bulundu:” Türkiye Karabağ münakaşasına müdahalede bulunmuş ve Azerbaycan Cumhuriyeti’ne kaynaklar sunmuştur. Bu girişim ise bu çatışmalardaki tehlikeleri daha da arttırmıştır. Ermeniler ise Azerbaycanlıların yaptıkları karşısında kendilerini savunabilirler. ”

Amerika dışişleri bakanının tarafsızlığı ihlali sayılır. Azerbaycan Cumhuriyeti hükümeti de bu ihlale sessiz kalmamış ve tepki göstermiştir. Bu hususta bir de Siyonist Rejim İsrail’in rolü göze çarpmaktadır. Irkçı Siyonist Rejim farklı yollara baş vurarak Kafkasya’daki gayrı meşru hedeflerini gerçekleştirip istikrarsızlık yaratmaya çalışıyor. Bu hususta Siyonist Rejim İsrail ile Türkiye arasında da bir rekabet ve karşılaşma söz konusudur. Bu rekabet de kimi bölgesel aktörlerin bölgedeki düzeni tekrar ayarlamaya çalışmalarından söz edilmesine yol açmıştır.

Siyonist Rejim Amerika’nın bölgedeki ortağı olarak diplomasi yolu ile bölge sorunlarını çözmeye çalışan İran, Türkiye ve Rusya’nın ekseninde bulunan bölgede parazit görevi yapmakta ve Washington’un istikrarsızlaştırıcı hedefleri çerçevesinde çalışmaktadır.

Rus siyasi uzman Leonid Savin ise bu hususta İRNA’ya verdiği röportajda şöyle bir açıklamada bulundu:” İsrail Rejimi geçmişte de gizlice Azerbaycan Cumhuriyeti’nde askeri olarak sızmaya çalıştı. Bu yüzden İsrail’in kışkırtmaları ile Karabağ münakaşasının alevlenmesi de mümkün. Bir yandan İsrail Azerbaycan Cumhuriyeti’ne daha fazla silah satmak istiyor, diğer yandan da Kafkasya bölgesinde savaş ve çatışma kaynağı oluşturmak istiyor. ”

Amerika ve İsrail’in Kafkasya bölgesindeki bu hareketlenmesi ise İran İslam Cumhuriyeti’nin her zaman çatışmaları durdurmaya, tolerans gösterilmeye ve diyalogların başlatılmasına vurgu yaptığı sırada başlamıştır.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.