
İslam İnkılabı öncesi Pehlevi rejimi sözde güvenlik örgütü başında yer alan ünlü işkenceci Perviz Sabeti yıllarca köşeye çekilerek yaşamasının ardından 11 Şubat günü Amerika’nın Los Angeles kentinde ailesi ile beraber bir gösteriye katıldı.
Bu şahıs Pehlevi rejimi sözde güvenlik aygıtı SAVAK’ın tanınan çehrelerinden ve bu örgütün birinci dairesi başkanı sayılırdı. Mevcut İbret Müzesi’nin yer aldığı sözde sabotaj ile mücadele komitesi hapishanesi de onun kontrolü altındaydı. Perviz Sabeti ise Hicri Şemsi 1337’de yani SAVAK’ın oluşturulduğu yıllardan itibaren bu dehşet verici sözde güvenlik aygıtının üyesi haline geldi. SAVAK on kadar daireye sahipti. Üçüncü genel müdürlüğü ise iç güvenlikle ilgiliydi. Sabeti ise Hicri Şemsi 1352’de SAVAK dönem başkanı Nimetullah Nasiri tarafından üçüncü genel müdürlük başkanlığına seçildi. Hiyerarşik yapıya göre o SAVAK’ın ikinci ismi haline geldi ancak yetkilerinin genişliği yüzünden Hicri Şemsi 50’li yıllarda Şah Rejimi’nin en önemli şahsiyeti haline geldi.
İran İslam Devrimi’nin zirvesinden sonra 9 Aban 1357’de Perviz Sabeti İran’dan kaçtı ve 33 yıl sustu. Tahran’daki SAVAK’ın son başkanının devrim karşıtı mitingdeki tepkiye yol açan varlığı dikkate alındı. Hicri Şemsi 1390’da İran’da 1388 olaylarından sonra ilk kez bir röportaj verdi. Ancak 22 Behmen 1401’de tam da Devrim zaferinin yıldönümünde Perviz’in kızı Pardis Sabeti, Twitter sayfasında, Parviz Sabeti’nin de hazır bulunduğu Los Angeles’taki devrim karşıtı mitinge katılan ailesinin bir fotoğrafını paylaştı.
Son dönemde İran’da yaşanan karışıklıkların ve kaos olaylarının ardından Amerika’daki devrim karşıtı mitingde Pehlevi rejiminin en önemli güvenlik sembolünün bariz varlığı dikkat çekicidir. Zaten İran’da 1401 sonbaharında çıkan kaos olaylarında, münafıklar terör örgütü, ayrılıkçı gruplar, kralcılar ve en ilginci Savakiler ve Savak üyeleri aileleri gibi devrim karşıtı grupların unsurları aktif olarak mevcuttu. İran halkı nezdinde hiçbir itibarı olmayan Muhammedrıza Pehlevi’nin oğlu Reza Pehlevi liderliğindeki iflas etmiş monarşist grupların da başkenti olan Washington DC gibi bazı Amerikan şehirleri de dahil olmak üzere çeşitli yerlerde toplantılar düzenleyerek pozisyon almaya çalışmaları dikkat çekicidir. Şimdi de Los Angeles toplanması ile kendilerini ciddi bir muhalefet adayı olarak göstermeye çalışıyorlar.
Ancak İran halkının kraliyet sistemine olan nefreti düşünüldüğünde, Amerika’daki devrim karşıtı mitinglerde güçlü bir varlığı olan kralcıların İran’da yeri yoktur. Önemli olan nokta, tanınmış bir işkence örgütü yetkilisi olan Perviz Sabeti’nin, Şah rejimi muhaliflerinin ve mücahit isimlerinin bastırılması, işkence edilmesi ve öldürülmesindeki asli ve yadsınamaz rolü ortadadır. Bu, Pehlevi rejiminin belgelerinde açıkça ifade edilen bir konudur. Perviz Sabeti, yetkilerinin kapsamı nedeniyle ikinci Pehlevi rejiminin en güçlü güvenlik görevlisi olmuştu.
Siyasi tutuklulara yönelik ortaçağ işkencelerine bizzat katıldı ve onlara karşı en kötü işkenceleri kullandı. Pehlevi rejiminin üst düzey yetkilileri, Hicri Şemsi 1353’ten beri halka vahşice tavırları ile hayvandan daha kötü muamele edildiğini açıkça itiraf etmektedirler. İşte bu dönem Perviz Sabeti’nin İran’daki güvenlik yönetimine denk geldi. Uluslararası Af Örgütü 1975’te (1354) dünyanın en kara insan hakları ihlalleri sicillerinden birinin Pehlevi rejimine ait olduğunu açıkladı. Şimdi Perviz Sabeti, devrim karşıtı mitinge katılarak İran halkının özgürlük ve insan haklarını sözde savunmak istemektedir.Halbuki kendisi zaten suçludur. Bu şahıs Pehlevi rejimine karşı muhaliflere ve savaşçılara karşı yirmi yıl boyunca insanlık dışı eylemler ve işkence yapmaktan yargılanması gereken bir canidir. İran ulusunun özgürlüğünün sözde savunucularının Los Angeles mitinginde sürekli varlığı, İslam Cumhuriyeti sistemine karşı savaşmak için devrim karşıtı gruba katılan insanların utanç verici sicilinin onlar için hiçbir önemi olmadığını gösteriyor. Bu da gösteriyor ki, “kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla İran milleti için özgürlük ve adalet talep eden yurtdışındaki İslam Cumhuriyeti muhaliflerinin iddiası temelsiz ve yanlıştır.
