
Üç Avrupa ülkesi İran ile yapılan Nükleer Anlaşma-BERCAM çerçevesindeki ihtilafların çözüm mekanizmasını başlattılar.
Fransa, Almanya ve Britanya Salı günü bir bildiri yayımlayarak Beyaz Saray’ın İran karşıtı siyasetlerine paralel olarak Amerika’nın ahitsizliklerine değinmeden ortak bir bildiri yayımlayarak şöyle bir iddiada bulundular: “İran’ın girişimlerinin göz önünde bulundurulması ile ve de bu ülkenin nükleer anlaşmadaki taahhütlerine bağlı kalmaması yüzünden ortak komisyona baş vuracağız. ”
Buna rağmen Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi Josep Borrel ise bu üç Avrupalı ülkenin kararına değinerek şöyle bir bildiri yayımladı: ” Bu karar gereğince oluşturulacak mekanizmanın hedefi ortak komisyon çerçevesinde anlaşmanın uygulanması ile ilgili meselelerin çözülmesidir. Bu doğrultuda ben de Avrupalı dışişleri bakanlarının bu çıkmazdan yapıcı diplomatik yollarla çıkması yönündeki Bercam Nükleer Anlaşmasını koruma stratejilerine odaklanmışım. ”
Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran ve 4+1 grubu ile İran İslam Cumhuriyeti arasında yapılan bir anlaşmaya dönüşen BERCAM nükleer anlaşmasında tahkim komisyonunun oluşturulma şekli anlatılmıştır. Bu belge ve anlaşmanın 36’ıncı maddesinde İran’ın taraf ülkelerin taahhütlerine bağlı kalmaması hususunda karşı taraflarla ihtilaf yaşaması durumunda tahkim kurumunun aktif hale geleceği ve oluşturulacağı anlatılmaktadır. Bu komisyon ilk başta anlaşmaya üye ülkelerin bakan yardımcılarının katılımı ile zaruret gereği de dışişleri bakanlarının katılımı ile düzenlenecektir. Aynı zamanda şikayetçi tarafın temsilcisi, şikayet edilenin temsilcisi ve bir de tarafsız bir temsilciden danışma heyetinin oluşması planlanmıştır. Bu heyetin kararının ve görüşünün bağlayıcı olmadığı söylenmelidir. Sonunda ise ülke ve ülkeler belirlenen süreye itirazları varsa konu artık Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi’ne devredilecektir.
BERCAM nükleer anlaşmasının 37’inci maddesinde ise Güvenlik Konseyi’ndeki oylama ve bu uluslararası kurumun İran aleyhindeki yaptırımların geri getirilmesi ihtimalinden de söz edilmiştir. İşte bu mekanizma, tetik mekanizması olarak tanınmaktadır.
Başka bir ifade ile üç Avrupa ülkesinin tahkim komisyonu oluşturma yönündeki kararı tetik mekanizması ile farklıdır. Aslında bu tahkim komisyonunda İran ve anlaşmada kalan üç Avrupalı ülke arasındaki ihtilaflar ele alınacaktır. Avrupalılar Tahran’ın kademeli olarak nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma girişimlerinin tahkim komisyonunun oluşturulmasına zemin hazırladığını söylüyorlar. Halbuki İran Amerika’nın bu anlaşma çerçevesindeki taahhütlerine bağlı kalmadığı ve ardından da Avrupalıların buna pratikte bir tepki göstermemesinden dolayı adım adım kimi taahhütlerini azaltarak taahhütlere bağlı kalma açısından bir dengenin oluşturulmasına çalıştı.
Amerika’nın BERCAM nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından ve de peşinden İran’a tek taraflı yaptırımların uygulanmasından sonra Tahran’ın bu anlaşmada açıklanan çıkarları ayaklar altına alındı ve Avrupalılar da İran’a bu çıkarlarını iade etme girişiminde bulunmadılar.
Şimdi de görünen o ki Avrupalılar BERCAM Nükleer Anlaşmasının 36’ıncı maddesine sarılarak İran İslam Cumhuriyeti’ni kendi taahhütlerini azaltma sürecini durdurmak ve bu yönde İran üzerinde baskı kurmak istiyorlar. Böylece BERCAM nükleer anlaşmasının Amerika başkanı Donald Trump’ın istediği bir anlaşma ile yer değiştirmesi için zemin oluşturmak istiyorlar. Halbuki son iki yıl tecrübeleri de İran’ın her baskıyı, karşılıklı baskı ile yanıtlayacağını ve kendi haklarının ayaklar altına alınması ve hukukuna kayıtsız kalınmasına sessiz kalmayacağını gösteriyor. Bu yüzden Avrupalılar tahkim komisyonu mekanizmasını tetik mekanizması yani Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi’nin İran’a yaptırımlarını geri getirme mekanizması olarak kullanmak isterlerse İran’ın da kesin tepkisi ile karşılaşacakları söylenebilir.
