İran

Bölge ülkeleri ile işbirliği, Fars Körfezi’nde gemicilik güvenliği için İran’ın stratejisi

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı hukuki ve uluslararası işler danışmanı Hüseyin Dehgani, BM 74. Genel kurul toplantısı yan etkinlikleri kapsamında düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı dışişleri bakanları toplantısında yaptığı konuşmada, Fars Körfezi’nde gerginliklerin yoğunlaşması konusunda uyarıda bulundu.

Dehgani gerginliklerin beklenmedik sonuçlarından dolayı endişeli olduğunu ifade ederek, “İran’ın Fars Körfezi’nde barışçıl önerilerin gerçekleştirilmesi bağlamında bölge ülkelerin görüşlerini incelemeye hazır olduğunu” vurguladı.
Geçen yarım asırda Fars Körfezi her zaman stratejik hesaplarda dünyanın en önemlli ve hassas bölgelerinden biri olmuştur. zengin enerji kaynakları ve de Hürmüz Boğazı’nın stratejik konumu, Fars Körfezi’nin dünya güçlerinin ilgi odağına yerleştirmiştir.
Maalesef bölgedeki bazı Arap ülkeleri Amerika’nın kışkırtmaları ile bölgeye güvenliği ithal etmeye çalışıyorlar ve bu bağlamda yüz milyarlarca dolar değerinde silah satın alıyorlar. Fakat bölgedeki tüm güvensizliklerin kaynağı ise bizzat bölgedeki yabancıların varlığıdır. Bu arada söz konusu yabancı güçler her zaman karalama kampanyaları ve iranofobi akımını yoğunlaştırarak bölgedeki varlıklarını Fars Körfezi’nde gemicilik güvenliğini sağlamak bahanesi ile haklı çıkartmaya çalışıyorlar. Böylece bölgedeki gergin durumu daha da olumusuz şekilde etkiliyorlar.
Amerika’nın Fars Körfezi’ndeki müdahaleci ve gerginlik oluşturan girişimleri de bu bağlamda değerlendirilmelidir, üstelik Fars Körfezi’nin dış tehditlere hala maruz olduğunu gösteriyor. Bu yüzden güvneliğin korunması, bölge ülkelerinin işbilriği ve dayanışmasını gerektiriyor.
Hiç şüphesiz İran önemli ve stratejik adalara sahip olması ayrıca Fars Körfezi ve Umman denizinde en uzun kıyıya sahip olması nedeni ile fars körfzi ve hürmüz boğazının güvenliğini sağlamak için özel kapasietelere sahiptir.
Rusya askeri uzmanlarından Yuri Liyamin İran’ın bölge güvenliğini sağlama kapasitesine işaretle şöyle diyor: “bölgede İngiliz ve Amerikan askeri gemilerinin varlığı nedeni ile bu mesele tamamen mümkündür.”
Amerikalı siyasi analist ve üniversite hocası Denis Etler de Amerika’nın bölgede bir deniz koalisyonu kurma çalışmaları ve Amerika’nın amaçladığı hedefe işaretle şöyle diyor:
“Amerika, Avrupalı müttefikleri ve Amerikan güçlerinden oluşan güvenlik güçlerini tak yanlı olarak Fars Körfezi’ne dayatmak istiyor. Halbuki Fars Körfezi’nde her türlü güvenlik projesi aralarında İran’ın da bulunduğu tüm taraflarca onaylanmalı ve BM tarafından idare edilmelidir.”
Amerika ve İngiltere Fars Körfezi’ndeki varlıklarını haklı çıkartmak için bir senaryo peşindeler ve Fars Körfezi’ndeki hegemonyalarını korumak istiyorlar fakat Fars Körfezi yabancıların cirit attığı bir yer değildir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyit Ali Hamenei haziran ayında islami nizamın yetkilileri ve üç erk başkanları ile görüşmesinde şöyle dedi:
“Amerikalılar İran ile ilgili konuşmalarında, uluslararası normlar başlığı altında “bölgeyi istikararsızlaştırma” konusunu gündeme getiriyorlar, ki onlara cevap olarak her şeyden önce bölge meselelerinin sizinle ne alakası var, ikincisi bölgedeki istikrarasızlığın sebebi de siz ve uşaklarınızdır denmeli.”
İran İslam Cumhuriyeti birkaç on yıldır Hürmüz Boğazı güvenliğini en iyi şekilde sağlamıştır ve bu önemli sorumlulukta ise tüm Fars Körfezi ülkelerindeki komşuların işbirliğine vurgu yapmıştır.
Kuşkusuz İran her zaman bölgede başlıca aktör ve güvenlik ile istikrarın korunmasında anahtar konumundadır. İran Fars Körfezi ve Umman denizi’nde güvenliğin korunması amacı ile bölgesel diyalog kurumunun oluşmasını önerdi. İran ayrıca bölge ülkeleri arasında saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin BM genel kurulunda “umut koalisyonu” ve “hürmüz barış önerisi” başlıklarındaki önerisi de bu bağlamda gündeme geldi.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.