ArabistanKuzey Amerika

Büyük Şeytan ABD’nin Desteğini Alan Suud Rejimi, Nükleer Silah Peşinde

Resmi kanallar üzerinden yayınlanan bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın nükleer silah geliştirmek için bir ajansı yok, ancak gayri resmi haberler, Suudi Arabistan’ın defalarca başka ülkelerden nükleer silah almaya çalıştığını gösteriyor.

Suudi Arabistan’ın ilk nükleer araştırma reaktörü projesinin inşaatı 6 Kasım 2018’de Veliaht Prens Muhammed Bin Selman tarafından başladı. Bin Selman’ın 2030 yılına kadar Suudi Arabistan’da birkaç nükleer santral kurmak için kararlı olduğu belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi ile ilgili tehditleri tavan yaptığı bir sırada, Bin Selman,  CBC televizyon kanalında yayınlanan “60 Dakika” adlı programında yaptığı açıklamada, Riyad’ın nükleer silah peşinde olmadığını, ancak İran’ın nükleer silah üretmesi halinde Suudi Arabistan’ın de mümkün olan en kısa sürede nükleer silah elde edeceğini söyledi. İran İslam Cumhuriyeti kendi nükleer faaliyetlerini nükleer anlaşma uyarınca kısıtlarken Bin Selman’dan bu açıklama geldi.

Ancak Suudi Arabistan’ın yaklaşım ve girişimleri incelendiğinde, Bin Selman’ın sözlerinin eskiye dayanan bir geçmişi olduğunu ve bu ülkenin defalarca nükleer silah elde etmek için çalıştığını gösteriyor.

Batılı ülkelerin istihbarat servisleri, İsrail’in Suudi Arabistan’ı nükleer başlık geliştirebilmesi için desteklediğine inanıyorlar. Ocak 2012 yılında, Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Wen Jiabao, Kral Abdullah Bin Abdul-Aziz ile yaptığı görüşmede Suudi Arabistan ile nükleer programın geliştirilmesi için iki taraflı bir anlaşma imzaladı.

Son aylarda da ABD Temsilciler Meclisi bu bağlamda bir rapor yayınlayarak, bilen kişilerin meclisin denetim komisyonuna Donald Trump yönetiminin güvenlik ve hukuk çekincelerini umursamadan Suudi Arabistan’a bir an evvel çok gelişmiş nükleer teknoloji transferi yapmaya çalıştığını ifşa ettiklerini bildirdi. 

Raporda, ABD’nin Suudi Arabistan’a  gelişmiş nükleer teknoloji transferi yapmasının Batı Asya’da nükleer silahların yayılması ve istikrarsızlığa yol açabileceği konusunda Denetim Komisyonu Başkanı uyarılarda bulunmuştur.

10 Nisan tarihinde de Cumhuriyetçi ve Demokrat olmak üzere bir grup temsilci, ABD yönetiminden Suudi Arabistan ile nükleer enerji alanındaki işbirliğini açığa çıkarmasını isteyen bir tasarı hazırladılar.

Sözkonusu tasarı, Bloomberg’in kanıt ve görüntü sunarak, Suudi Arabistan’ın Riyad’daki Kral Abdul-Aziz Teknoparkı’nın güneybatısında yer alan ilk nükleer reaktörünün inşaatının sona erdiğini ve bu ülkenin yakın gelecekte uranyum veya plütonyum zenginleştirme işlemine başlayabileceğini duyurmasının ardından hazırlandı.

Ancak mesele şu ki, bu reaktör, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından kontrol edilmiyor. Suudi Arabistan NPT’yi imzalamıştır.

ABD Dışişleri Bakanı ve Enerji Bakanı, hangi Amerikan firmalarının Suudi Arabistan’a nükleer bilgi sunma konusunda çalıştığını açıklamıyorlar.

Bu nedenle Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörler, Trump yönetimini Suudi Arabistan ile nükleer ilişkisini ortaya çıkarmaya zorlayacak tasarılar onaylamaya çalışıyorlar.

ABD Enerji Bakanı daha önce yaptığı açıklamada, Donald Trump yönetiminin Suudi Arabistan’ın askeri olmayan nükleer projelerinde Amerikan firmalarının işbirliği için 6 ruhsat verdiğini söylemişti.

Burada sorulması gereken esas soru şu ki, İran ile barışçıl nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilen ABD yönetimi niçin Suudi Arabistan tarafından silahların yayılmasının yasaklanması anlaşmasının ihlal edilmesine karşı çıkmıyor.

Başa dön tuşu
Kapalı