AsyaHaberlerİranOrtadoğu

Cevad Zarif’in Çin Ziyareti; KOEP’in Amerika olmaksızın devamı yönünde ilk adımdır

Amerikanın Kapsamlı Ortak Eylem Planı KOEP’ten çıkması ardından İslami İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif, dün gece siyasi ve iktisadi bir heyet başkanlığında ABD’nin nükleer anlaşmadan çıkmasını ve KOEP’in kaderini görüşmek üzere Çin’e gitti.

İran dışişleri bakanı, Pekin’de temaslarını tamamladıktan sonra Moskova’ya gidecek ve Rus yetkililerle Amerika’nın uluslararası nükleer anlaşmadan çıkması konusunda yaşanan son gelişmeler hakkında görüş alış verişinde bulunacak.

Zarif, gelecek salı günü de Brüksel’e gidecek ve Fransa, Almanya, İngiltere dışişleri bakanları ve ayrıca Avrupa Birliği dış siyaset sorumlusu Federica Mogherini ile nükleer anlaşmanın geleceği konusunda görüşmeler yapacak.

İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, Almanya ve Avrupa Birliği Trump’ın nükleer anlaşmadan çıkmasına karşı tepki gösterdiler ve bu ülkeler Amerika olmaksızın da nükleer anlaşmanın devam edeceğini bildirdiler.

Uzmanlardan bazılarına göre nükleer anlaşma üyesi üç Avrupa ülkesi İngiltere, Fransa ve Almanya’nın KOEP’in ekonomik kazanımlarının korunması için ne kadarlık bir bedel ödeyecekleri ve bu hususta direnecekleri sorgulanmaktadır. Bu mesele oldukça ciddi bir mesele olup Avrupa’nın KOEP nükleer anlaşmasında kalmaları bu mevzuya bağlıdır. Aslında Avrupa ülkelerinin tutumunda bir takım belirsizlik ve kuşkular mevcuttur ve onlara da gerekli garanti almaksızın güvenmenin Amerika’ya olan güveninin bir nevi tekrarlanması olacağı belirtilmektedir.

“Togs Spiegel” gazetesi bu konuda şöyle yazıyor:

-“Almanya başbakanı Angela Merkel Almanya’nın Münster kentinde yaptığı konuşmada, KOEP nükleer anlaşmayla ilgili Amerika ile tartışmada, Avrupa’dan aşırı derecede beklentinin olduğu hususunda uyarıda bulunarak, “Biz kendimizi olduğumuzdan daha güçlü göstermemiz gerekir, Avrupa tek başına kendini barış gücü olarak gösteremez” demiştir. Merkel, “Buna rağmen BM Güvenlik Konseyi’nde oy birliğiyle kabul edilen bu anlaşmadan tek taraflı çekilmek doğru değil. Bu durum uluslararası düzene duyulan güveni zedeliyor” dedi. Washington’ın tartışmalı kararının ardından çoğulculuğun “gerçek bir krizde olduğunu” gördüğünü ifade eden Merkel, “Herkes aklına eseni yaparsa bu dünya için kötü bir haber” şeklinde konuştu. Transatlantik ilişkilerin devamından yana olduğuna da işaret eden Merkel, uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesi görevinin acil olduğunu kaydetti.

Almanya Maliye Bakanı da Merkel’in bu açıklamalarına destek vererek, Alman hükümetinin İran’a karşı yaptırımlar konusunda Alman firmalara destek verecek güçte olmadığını belirtmiştir.

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier, aynı zamanda Trump’ın nükleer anlaşmadan çıkmasını eleştirerek ABD’de çalışan Alman şirketlerini koruyacak yasal yollara sahip olmadıklarını hatırlattı ve “Biz şu anda İran’da faaliyet gösteren veya göstermek isteyen Alman şirketlerine yardımcı oluyoruz ve kanuni yollar dahil, tavsiyeler veriyoruz” dedi.

Fransa, Almanya ve İngiltere hükümetlerinin meseleye ihtiyatlı yaklaşmalarına rağmen Çin ve Rusya nükleer meseleyle ilgili olarak Amerika karşısında daha net ve kararlı tavır takınmaları dikkatlerden kaçmamıştır. Nükleer KOEP anlaşması, İran’ın dünya meselelerini çözüme kavuşturmak yönünde bölgesel ve uluslararası teamüllerde büyük kapasite ve potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bunun için İran’ın yanında kalmak, BM Güvenlik konseyinin iki büyük devleti Rusya ve Çin için önemli bir masrafa yol açmamakta ve bu devletler bölge ve dünya barışında İran ile yakın teamül ve işbirliğini sürdürerek Amerika’nın dünyadaki tekelci tutumuna engel olabilirler.

Çin dışişleri bakanı Wang Yi, nükleer anlaşma KOEP’in devam etmesinin nükleer silahsızlanma yasağı anlaşmasını ve bölgesel barış ve istikrarı güçlendireceğini belirterek, KOEP%in korunması ve devam etmesi, bu anlaşma altında imzası bulunan tüm tarafların sorumluluğu dahilinde olduğunu ve dünyanın da bunu arzuladığını bildirdi.

Stratejik güvenlik meselelerine paralel olarak özgür dünya ticareti açısından da Amerika’nın tekelci girişimleri karşısında durmanın büyük bir önemi var. Daha doğrusu Washington’a kadar ortak tutum, dünya çıkarlarını savunmak, İran’la olan nükleer anlaşmaya destek vermektir. Tahran, Trump’ın açıklaması ardından, KOEP’te kalmasının, karşı taraf ülkelerin İran’ın çıkarlarının korunması yönünde verecekleri garanti ve desteklerine bağlı olduğunu bildirmiştir. Özellikle İran’ın artık ekonomik kapasite ve gücü, KOEP anlaşması öncesine oranla çok daha güçlenmiş ve farklılık arzetmektedir. Diplomasi gücü, tüm yolların Washington’la sonlanmadığını göstermesi gerekir. Ekonomik açıdan, dünya Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ile sınırlı değildir ve Amerika kesinlikle bu nükleer oyunda kaybeden taraf olacak.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Mayıs 2022 (20) içerik yüklenmiştir.