AfrikaHaberler

Dakika Dakika 6 Şubat Mısır Kıyamı Haberleri

Aşağıdaki haberler 6 Şubat 2011 tarihinde sitemizin Afrika Haberleri bölümünde Mısır kıyamı ile ilgili olarak yayınlanmış haberlerin içeriklerinin birleştirilmiş halidir.

00:29 : ABD: Mübarek’in partisindeki istifalar memnuniyet vericidir

Hüsnü Mübarek’in liderliğini yaptığı Ulusal Demokratik Parti siyasi büro üyelerinin istifası Amerika’da memnuniyet yarattı.
Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Tommy Vietor, Hüsnü Mübarek’in oğlu Cemal Mübarek’in de aralarında bulunduğu iktidardaki Ulusal Demokratik Parti siyasi büro üyelerinin istifasının olumlu bir adım olduğunu söyledi.
Vietor, Amerika’nın Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in liderliğini yaptığı Ulusal Demokratik Parti üyelerinin istifasını, Mısır’da siyasi değişim yönünde atılmış bir adım olarak değerlendirdiğini ifade etti ve Mübarek yönetiminden başka adımlar beklediklerini belirtti.Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Tommy Vietor, Amerikan Başkanı Barack Obama’nın defalarca Mısır’da yönetim değişikliği kararının Mısır halkına ait olduğunu vurguladığını belirten Vietor, “Biz, yönetim değişikliği sürecini kolaylaştıran her türlü gelişmeyi olumlu karşılıyoruz” dedi.

00:32 : ABD: Mübarek geçiş sürecinde yerinde kalmalıdır

ABD Başkanı Barack Obama’nın Mısır’daki sorunun çözümü için görevlendirdiği temsilcisi Frank Wisner, Hüsnü Mübarek’in geçiş sürecinde cumhurbaşkanlığında kalması gerektiğini söyledi.Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen ve Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerin görüşüldüğü konferansa telekonferans yoluyla katılan ABD Başkanı Obama’nın Mısır Temsilcisi Frank Wisner, “Mısır anayasası son derece açık. Mısır anayasası, cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumunda onun yerine meclis başkanının geçmesini ve iki ay içerisinde seçimlere gitmesini öngörüyor” dedi.Bu tür bir yolun şu an sokaklarda gösteri düzenlemekte olan göstericiler tarafından kabul edilmeyeceğini belirten Wisner, bir sonraki aşamaya geçişin ön şartları konusunda ulusal konsensüs sağlanıncaya kadar, Hüsnü Mübarek’in cumhurbaşkanlığı makamında kalması gerektiğini ifade etti. Hüsnü Mübarek’in cumhurbaşkanlığında kalmasının hayati önemde göründüğünü belirten Wisner, bunun Hüsnü Mübarek’in kendinden sonra nasıl bir şey bırakacağını göstermesi için de bir fırsat olduğunu söyledi. Frank Wisner, geçtiğimiz hafta Kahire’ye giderek Mısırlı yetkililerle görüşmelerde bulunmuştu.

00:59 : Eymen Nevfel, Mısır zindanlarında kurtuldu

Mısır’da 25 Ocak 2011′de başlayan kıyam hareketi esnasında bir çok zindan basılarak mahkumlar serbest bırakılmıştı. Son gelen haberlere göre HAMAS yetkililerinden Eymen Nevfel’inde kurtulanlar arasında olduğu yönünde.Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı.

01:07 : Mısır, Rehber’in açıklamalarına tepki gösterdi

Yıllardır siyonizmin uşaklığını yapan Mısır rejimi dün (4 Şubat 2011 Cuma) Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney tarafından verilen cuma hutbesinde Mısır halkına destek olunmasına tepki gösterdi.
Günlerdir onmilyonlarca Mısır halkı tarafından yapılan gösterilerle protesto edilen Mısır rejimi hakkında açıklamalarda bulunan Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, Mısır rejiminin siyonist İsrail taraftarı ve Amerika’nın dümen suyunda ilerleyen bir rejim haline gelmesinin halkı alçalttığını belirtmişti.Mısır dışişleri bakanı yaptığı açıklamada bu söylemlerin tüm kırmızı çizgileri ihlal ettiğini bildirdi.

01:33 : ABD’nin Mısır’da kafası karışmış durumdadır

Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Barack Obama’nın Mısır’daki sorunun çözümü için görevlendirdiği Frank Wisner’in açıklaması konusunda geri adım attı. El-Cezire televizyonunun son dakika gelişmesi olarak duyurduğu haberinde göre Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, Amerikan Başkanı Barack Obama’nın Mısır’daki sorunun çözümü için görevlendirdiği Frank Wisner’in yaptığı açıklamanın onun kişisel görüşünü yansıttığını belirtti.Frank Wisner, Münih’te yapılan ve Ortadoğu’daki son gelişmelerin görüşüldüğü bir konferansta geçiş süreci boyunca Hüsnü Mübarek’in Mısır cumhurbaşkanlığında kalması gerektiğini söylemişti.El-Cezire televizyonunun haberine göre Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, Wisner’in Mübarek’in Mısır’daki yönetimin geçiş sürecinde Hüsnü Mübarek’in cumhurbaşkanlığında kalması gerektiğine ilişkin sözlerinin Amerikan politikasını yansıtmadığını söyledi.

06:49 : Siyonistler Mısır’a İslam’ın hakim olmasından korkuyor

Almanya’daki Yahudi Yüksek Meclis Başkan Yardımcısı Joseph Schuster, Müslüman Kardeşler’in Mısır’da iktidara gelmesinden sonra sözde Ortadoğu barış görüşmelerinin büyük yara alacağını söyledi.Schuster, Alman Haber Ajansı’na verdiği demecinde “Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in seslerini duyunca endişeleniyorum. Bugün Mısır’da meydana gelenler dün de İran’da meydana gelmişti” dedi.Nobel barış ödülüne layık görülen Muhammed Baradey’in Mısır’ı yönetmeye en layık(!) kişi olduğunu savunan Schuster, “Baradey eğer kazanırsa istikrarın güvencesi olacaktır. Mısır’da gerçek demokrasinin inşası, İsrail için olumlu sonuç olacaktır” dedi.Hüsnü Mübarek’in Filistinliler üzerindeki nüfuzunu da kullanarak bölge barışı için etkin rol oynadığını kaydeden Joseph Schuster, ‘Fakat bundan sonra nelerin olacağına şimdiden net yanıt vermek zor” dedi.İlerleyen haftalarda Ortadoğu’da köklü değişimlerin yaşanacağını ifade eden Schuster, Mısır’da yönetime gelecek kişilerin dini devlet kurmak istemesinin, İsrail’in bölgeden tecrit edilmesine yol açacağını söyledi.

07:35 : Hüsnü Mübarek rejiminin sütunları yıkılmaktadır

Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi, Hüsnü Mübarek liderliğindeki iktidar partisi üyelerinin istifasının hiçbir anlam ve değer taşımadığını açıkladı.Müslüman Kardeşler Hareketi’nin önde gelen liderlerinden Ferid İsmail, liderliğini Hüsnü Mübarek’in yaptığı iktidardaki Ulusal Demokratik Parti üyelerinin toplu istifasının yüzeysel ve anlamsız bir adım olduğunu belirtti.
Müslüman Kardeşler Hareketi Üyesi Ferid İsmail, aralarında Hüsnü Mübarek’in oğlu Cemal Mübarek’in de bulunduğu üst düzey isimlerin iktidardaki Ulusal Demokratik Parti’den istifa etmiş olmasının rejimin kendini kurtarmaya yönelik yüzeysel bir adım olduğunu belirtti ve “Bu toplu istifalar, Hüsnü Mübarek rejiminin sütunlarının yıkılmakta olduğunun göstergesidir. Mısır gençlerinin devrimi büyük bir deprem yaratmıştır ve rejimin sembolleri çökmeye başlamıştır” dedi.Ulusal Demokratik Parti’den yapılan toplu istifaların rejimin kendisini kurtarmaya yönelik son çabaları olduğunu belirten Ferid İsmail, bu adımların kendileri açısından hiçbir değer taşımadığını söyledi.

08:25 : Mısır rejimi: Hareketin arkasında İran var

Mısır halkının kıyamı ile sarsılan Mübarek rejimi, ülkedeki hareketin arkasında İran’ın olduğunu iddia etti.Mısır Devlet Televizyonu’nda 2 Şubat tarihinde canlı olarak yayınlanan “Mihver” adlı programda Tahrir meydanındaki halk ayaklanmasını değerlendiren Seyyid Ali isimli rejim sözcüsü, “Mısır İran Olmayacak” dedi.Mısır halkının kıyamının ardında İran’ın bulunduğunu iddia eden sözcü, “bugün Tahrir meydanında olanların büyük bir kısmının arkasında İran var. İran ülkemizi yakmak istiyor” dedi.Mısır halkı onmilyonluk kitleler halinde siyonizm uşağı rejimin devrilmesi için gösteriler düzenlemeye devam ediyorlar.

08:45 : Salihi ve İhsanoğlu Mısır’daki gelişmeleri ele aldılar

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ve İKT Genel Sekreteri, Mısır, Tunus ve Lübnan’daki gelişmeler hususunda görüş alışverişinde bulundular.Resmi temaslarda bulunmak için Tahran’a gelen İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, önceki gün Cumartesi İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi ile bir araya gelerek Mısır, Tunus ve Lübnan’daki gelişmelerin yanısıra İslam dünyası ve bölge meseleleri üzerinde görüş alışverişinde bulundu. Taraflar bu görüşmede bügünkü dünya şartları çerçevesinde İslam Konferansı Teşkilatı’na üye ülkeler arasındaki işbirliklerin geliştirilmesinin yollarını aradılar. Ekmeleddin İhsanoğlu ayrıca bu işbirliklerin yükselmesinden İran’ın gösterdiği çabaları takdir etti.

08:47 : Kassam komutanı Eymen Nevfel Gazze’ye ulaştı

Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS’ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları’nın önemli komutanlarından Eymen Nevfel, 3 senedir kaldığı Mısır zindanlarından kurtulduktan sonra akşam saatlerinde Gazze’ye ulaştı. Gazze’de binlerce Filistinli tarafından karşılanan Nevfel, Nusayrat’taki evinin önünde sevdiklerine hitaben bir konuşma yaptı.27 Ocak 2008′de Rafah sınırındaki duvarın yıkılmasından sonra temel ihtiyaçlarını karşılamak için giriş yaptığı Mısır topraklarında tutuklanmıştı. Hamas’a baskı uygulamak için Mısır kullandığı bir karta dönüşen Eymen Nevfel, aylar süren tecrit cezasına çarptırılmış, tek penceresine de duvar örülen havasız bir hücrede kalmıştı. Gazze’ye ulaşan Nevfel “Mücahidlerin yardımıyla kurtulduk. Zalimlere minnet etmeksizin kurtulduk. Koğuştan çıktığımız zaman dış kapının oraya geldik. Bize ateş açtılar. Bazı kardeşlerimiz yaralandı. O sırada halk, yardımımıza yetişti. Dış kapıyı kırdılar ve biz de kaçtık” dedi.

08:59 : Şehidler, rahat uyuyun! Mücadelemiz sürecek!

Amerikan Associated Press ajansının muhabiri Kahire’deki Tahrir Meydanında sokağı mesken tutan Mısırlı mücahid gençlerin direnişini anlattı: Kafaları sargılı genç adamlar Tahrir Meydanı’nın bir ucundan diğer ucuna doğru ilerliyordu. Hüsnü Mübarek’in milisleriyle iki gün süren savaşın yaralı ve muzaffer gazileri… Kafası sargılı bir çocuk uzaklara doğru bakarak eliyle zafer işareti yapıyordu. Birkaç kişi Çarşamba ve Perşembe günü yaşanan çatışmalarda taş ve sopaların hedefi olup hayatını kaybedenler için sloganlar atıyordu: “Ey cennetin kapısındaki şehidler, rahat uyuyun! Mücadelemiz sürecek!”Önceki akşam (4 Şubat 2011 Cuma) hava kararırken 100 bin kişi civarındaki kalabalık sakin sakin meydanda dolaşıyordu. Genç bir adam elindeki kurabiyeleri çevredekilere dağıtarak sanki yoldaşlarını yeni savaşa hazırlıyordu. Aniden meydanın çevresinde birbirine çarpan demir sesleri duyuldu. Bir grup genç adam ellerindeki demir çubukları demir parmaklıklara vura vura koşa koşa meydandan çıktı ve şehrin merkezine doğru giden caddeye yöneldi. Yüzlerce Mübarek milisi Talat Harb Meydanı’ndan Tahrir Meydanı’na doğru ilerliyordu. 28 yaşındaki mühendis Kerim, “Ne zaman yaklaşmaya başlasalar biz de ‘geliyorlar!’alarmı veriyoruz” dedi.Her tarafta asfalt yollar yumruk boyunda parçalara ayrılmış durumdaydı. Bir grup kanlı dövüşçü meydana girene kadar iki taraf da taşları birbirine attı. Bir halkla ilişkiler şirketinde görevli olan 35 yaşındaki Baha Kialani, “Onlara vurmuyorlar, onları dövmüyorlar” dedi. Adamı orduya teslim edecekleri söyleniyordu. Bir grup genç blog yazarı sosyete köşesi olarak bilinen noktada toplanmıştı.40 yaşındaki din öğretmeni Alaa Muhammed, kollarındaki yara izlerini göstererek güvenlik güçlerinin 1994-2006 yılları arasında “siyasi faaliyetleri” için tutuklandığı dönemde kendisini kollarından astığını anlattı. Muhammed, “Sadece Müslümanları hapse atıyorlardı” dedi. Zaman zaman kulaklarından elektrik şoku verildiğini de anlatan Muhammed, “Kolaysa kulağınızdan elektrik verilince dayanın da görelim. Beni Allah korudu” dedi…

09:03 : Arap ülkelerindeki kıyamlar, İran İnkîlabının sonucudur

İran Adalet Bakanı Seyyid Murtaza Bahtiyari, Arap ülkelerinde yaşanan halk kıyamlarının, İran İslam inkılabı ve bu inkılabın büyük mimarının sayesinde gerçekleştiğini vurguladı.Meşhed kentinde bir açıklama yapan Bakan Bahtiyari, Mısır ve Tunus’ta despot rejimlere karşı yaşanan halk kıyamlarının İslami nizamın büyük mimarının akılcı tedbirleri ve İslam inkılabının bereketi sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Adalet bakanı Bahtiyari, günümüzde bölge milletlerinin arasında büyük bir değişime şahit olduklarını, bölgedeki bazı devletlerin kendi milletlerinin yanında yer almadığı gibi halkın İslami düşüncelerine karşı mücadele de ettiklerini, tüm bu halk kıyamlarının da bundan kaynaklandığını vurguladı.

09:03 : İngilizler, Mısır’daki gelişmeler karşısında afalladı

Mısır gelişmelerine karşı net tavır belirleyemeyen İngiltere yönetimi, Amerika’yı izleyerek İran’ın nükleer programı hakkındaki eski yaftalarını tekrarlamakla yetindi.İngiltere’nin ne Başbakanı, ne de Dışişleri Bakanı, Mısır’da yaşanan halk ayaklanmasına karşı net bir tavır ortaya koyamaması, İngiliz diplomasisinin zafiyetini gözler önüne serdi. Bu çerçevede Londra yönetimi, dış politikadaki zafiyetini örtbas etmek için, Mısır’daki gelişmeler karşısında ne düşündüklerini açıklayacakları yerde, İran’ın nükleer programı ile ilgili eski tutumunu yeniden gündeme getirdi. İngiltere Dışişleri Bakanı, İran’ın nükleer programının amaçları hakkında derin kaygı duyduklarını ileri sürdü. İngiltere Dışişleri Bakanı Yardımcısı da İran’a ciddi müzakere yapması için baskı uygulamanın zaruri olduğunu belirtti. İngiliz basını bile hükümetin bu şaşkınlığını “Hükümet aptallaştı!” şeklinde yorumlayarak, şimdi İran’ın değil, ikinci bir İran olmaya doğru hızla koşan ve herkesi de arkasından sürükleyen Mısır halkının inanılmaz ayaklanışını konuşmanın sırası!” değerlendirmesinde bulundu.

09:05 : Müslüman Kardeşler diyaloğa girmeye karar verdi

Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi Genel Mürşidi Muhammed Bedii, dün yayınladığı yazılı mesajında “Halkın çıkarları ülkemizin bağımsızlığı ve dış güçlerin müdahalesine engel olmak için başta gençler olmak üzere tüm siyasi örgütleri kapsayacak kapsamlı diyaloğa girmeye karar verdik” dedi.Açıklamasının devamında Bedii, diyalog masasına başta Hüsnü Mübarek’in istifası ve halkın kanını akıtanların yargılanması, meclisin feshedilmesi, olağanüstü hal kanununun iptali, geçici ulusal birlik hükümetinin kurulması, partilere ve cemaatlere özgürlük getirilmesi, siyasi tutukluların özellikle de son gösteriler sonrasında tutuklananların serbest bırakılmasını talelleriyle oturacaklarını söyledi.

09:15 : Hüsnü Mübarek, ABD’nin çok iyi dostudur

Eski ABD Başkan Yardımcısı Richard Cheney, Mısır’ı 30 yıldır yöneten cumhurbaşkanı için, “Hüsnü Mübarek, ABD’nin çok iyi dostudur” dedi.California’da eski başkanlardan Ronald Reagan’ın 100. doğum yılı töreninde konuşan Cheney, “Mısır köklü müttefikimizdir” ifadesini kullanarak, Mısır’daki durumla ilgili dikkatli olunması gerektiğini belirtti. “Bu konuda gizli diplomasi sürdürülmektedir” diyen Cheney, ABD Başkanı Barack Obama’ya da “kamuoyu önünde Mübarek’e baskı yapılmamalı” diye seslendi.

09:26 : Hüsnü Mübarek’in istifa etmesi isteğinden vazgeçmedik

Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi İrşad Mektebi üyesi Mahmud İzzed, dün gece el Cezire televizyonuna yaptığı açıklamasında Mısır Müslüman Kardeşler Hareketinin isteklerinin yerine getirilmesinden sonra diyaloga karar verdiklerini ifade ederek “Halkımıza karşı saldırılara son verilmesini, halkımıza saldıranların yargılanmasını istedik. Bunu olumlu karşıladılar. Sivil gösterilerin güvence altına alınmasını istedik. Bı şartı kabul ettiler. Şerefli ordunun bu hareketin yanında yer almasını istedik. Bunu da kabul ettiler. Bunlar diyaloga başlamak için şartlardır. Biz bu diyalogta halkımızın isteklerini sunacağız. Bunların başında da Cumhurbaşkanının istifası var.Biz bundan vazgeçmedik” dedi.

09:34 : Mısır, Siyonist işgal devletinin ihtiyaçlarını gideriyor

Müslüman Kardeşler Cemaati Basın Danışmanı Cemal Nassar, Mısır’dan Siyonist işgal devletine doğalgaz taşıyan boru hattına yapılan saldırının Mısır halkının doğalgaz elde etmede çektiği sıkıntının sonucu olduğunu söyledi. Nassar, Mısır Hükümeti’nin Siyonist işgal devletinin doğalgaz ihtiyacının yüzde 40′ını çok düşük bir ücretle karşıladığına dikkat çekti.
Konuyla ilgili bir bildiri yayınlayan Nassar bildiride “Mübarek rejimi, yiyecek bir lokma ekmekten mahrum kendi halkının ihtiyaçlarını göz ardı ederek Siyonist işgal devletinin ihtiyaçlarını gideriyor” dedi. Doğalgaz boru hattına saldırıyı kimin gerçekleştirdiği hakkında herhangi bir tahminde bulunamayacağını ifade eden Nassar, saldırının Mısır halkının Mübarek rejiminin uygulamalarına duyduğu öfkenin bir ürünü olduğunu kaydetti. Saldırıyı Hamas’ın Mısır’da Müslüman Kardeşler’i desteklemek için yaptığını öne süren Siyonist işgal devletinin iddiasını yalanlayan Nassar şöyle dedi: “Hamas’taki kardeşlerimiz Mısır’da yaşananların ülkenin iç sorunu olduğunun ve kendileriyle bir ilişkisi bulunmadığının farkındalar. Ayrıca Hamas’ın askeri faaliyetleri Filistin topraklarıyla sınırlı. İsrail’in ithamları Müslüman Kardeşler başta olmak üzere Mısır muhalefetine ve Mısır-Hamas ilişkilerine zarar vermeyi hedefliyor.” Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Batı’nın Mübarek rejimini desteklediğini söyleyen Nassar, Mübarek rejiminin siyasi ve ekonomik olarak işgal devletini desteklediğini bildirdi.

09:43 : Kıyamların kaynağı, İslam İnkılabından olgu alan İslami uyanıştır

İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, bölgede meydana gelen son gelişmelerin İslam inkılabından olgu alan İslami uyanış olduğunu söyledi.Kazım Celali, bazı ülkelerde baş gösteren İslami uyanışın özgürlüğe kavuşmak ve diktatör sultasından kurtulmaktan harekete geçtiğini dile getirdi. İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü, İslam eksenli olarak şekillenmekte olan bölgedeki bu hareketin İslam inkılabından olgu aldığını konuşmasına ekledi.

09:49 : Joe Biden, Ömer Süleyman ile görüştü

Amerikan devlet başkanı yardımcısı Mısırlı meslektaşı ile yaptığı bir telefon görüşmesinde bu ülkede reformlar doğrultusunda bir takım önlemlerin alınmasını istedi.ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman’ı aradı. Biden, telefon görüşmesinde Süleyman’a Mısır yönetiminin, barışçıl protestoların şiddet eylemleri ve tehditlere neden olmamasının sağlanmasından sorumlu olduğunu söyledi.Yapılan telefon görüşmesinin ardından Beyaz Saray konu ile ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada; Biden’in, Süleyman’a, Amerika Başkanı Barack Obama’nın Mısır’daki son şiddet olaylarını kınadığını hatırlatarak, tüm taraflara itidal çağrısında bulunduğu belirtildi.Ayrıca Amerikan yönetiminin ardından Amerikan Kongresi de Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’e baskısını artırdı. Amerika Senatosu Mübarek’e, “iktidarı kapsayıcı bir geçici hükümete devretmesi” çağrısında bulunan bir karar taslağı hazırlandı.Mısır halkının son günlerdeki yönetim aleyhtarı sessiz eylemlerinde 150′yi aşkın insan hayatını kaybetmiştir.

09:50 : Mısır kıyamı diktatörlüğe sıkılmış bir kurşundur

İran İslam Nizamının Maslahatlarını Belirleme Kurumu sekreteri Muhsin Rızai, Mısır’daki halk kıyamının gerçekte Ortadoğu’da geleneksel siyasi sisteme sıkılmış bir kurşun olduğunu söyledi.Mısır gelişmeleri ve bunların bölge üzerindeki yankılarına temas eden Rızai, Mısır halkının kıyamının şu ana kadar büyük bir başarı olduğunu belirterek bu durumun kuşkusuz bölgede de çok büyük gelişmelerin yaşanmasına vesile olacağını kaydetti.Rızai, Mısır’da halk kıyamının zafere ermesi halinde uluslar arası bütün ilişkilerin de yeniden gözden geçirileceğini ve bu durumun da uluslar arası arenada da büyük gelişmelere yol açacağını söyledi.Mısır halkının zafere ermesi halinde siyonist ve terör rejimi İsrail’in de büyük bir bataklığa saplanacağını belirten Rızai, Mısır’daki bu depremin en az 10 yıl bölgede etkisini göstereceğini bildirdi.

10:28 : İskenderiye halkı çirkin oyunlara kanmayacaktır

İskenderiye’den BBC Arabic’e konuşan Mısırlı gençlerden Yasir Fethi: “İskenderiye’de değişen ve değişmeyen şeyler var. Değişmeyen şey “Hüsnü Mübarek’in gitmesi gerektiğidir. Bu sabit talebimiz asla değişmedi. Değişen tek şey, Hüsnü Mübarek rejimine karşı artan öfkedir. Mübarek, insanlara karşı çirkin bir oyun oynamaktadır. İskenderiye’de gösteriler devam ediyor. Dün 1 milyondan fazla kişinin katıldığı gösteri düzenlendi. Gündüz işe giden akşam gösterilere katldı. Gündüz gösterilere katılanlar yiyecek ve içecek almak için evine gitti. Gençleri, vatana karşı olmak, ihanetle, ülkeyi harabeye çevirmekle suçluyorlar. Bu kesinlikle doğru değil.Bu gösterilere katılanların ya kardeşi ya abisi ya babası ya oğlu şehid oldu. İnsanların bunu unutması mümkün değil. Hayat normale de dönse halk, Mübarek’in istifası talebinden geri adım atmayacak.Mübarek’in hiçbir meşruyeti kalmadı. Ülkedeki kaosun, karışıklığın sebebi, Mübarek’in kendisidir.”

10:34 : Halkın taleplerinden geri adım atılmayacaktır

Mısır’daki siyasi hareketler, bugün Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman’la diyalog görüşmesine başlıyor. Görüşmeye Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi de katılıyor. Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi adına Ömer Süleyman’la kimin görüşeceği, İrşad Mektebi’nde düzenlenecek toplantı sonrasında karar verilecek. El Cezire televizyonuna konuşan Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi liderlerinden Cemal Nassar “Biz, halkın taleplerini yetkililere sunacağız. Halkın taleplerini yerine getirmekte ne kadar ciddi olduklarını görmek istiyoruz. Halkın taleplerinden bizlerin geri adım atması asla mümkün değildir” dedi.Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi, halkın beklentilerini rejime iletmek amacıyla Ömer Süleyman’la görüşmeyi kabul ettiğini duyurmuştu.

10:51 : Mısır kıyamı, İşgalci İsrail rejimini tedirgin etti

İşgal rejimi Siyonist İsrail medyası, Mısır halkının Hüsnü Mübarek yönetimi aleyhindeki kıyamının, Beyt’ul Mukaddes’de de ağır güvenlik önlemlerinin alınmasına neden olduğunu yazdı.Siyonist rejim basınında yer alan haberlere göre Mısır halkının Hüsnü Mübarek aleyhindeki kıyamının giderek büyümesi ardından siyonist rejimin Beyt’ul Mukaddes’de kendi polis birimlerine yayınladığı çok gizli bir genelgeyle Beyt’ul Mukaddes’de tam hazırlık içinde olmalarını istedi.Siyonist rejimin bölgedeki yayılmacı ve işgalci siyasetlerinin asıl destekçisi ve müttefiki konumunda olan Hüsnü Mübarek aleyhindeki halk kıyamının giderek bölgeye yayılması ardından siyonist rejim güvenlik güçleri de başta Beyt’ul Mukaddes olmak üzere tüm işgal altındaki topraklarda Filistin halkının da gösteri ve yürüyüş düzenleyecekleri korkusundan güvenlik önlemlerini artırmışlardır.

11:20 : Mısır kıyamı Mısır halkının kontrolündedir

Mısır’ın başkenti Kahire’nin Tahrir Meydanı’ndan mesaj gönderen Mısırlı genç Muhammed Ghanem “Bu mesajı Mısır’ın kalbinden, Tahrir Meydanı’ndan yazıyorum. Suratımdan yaralandım. Yüzümde bir bant var. Şimdi halk yönetiyor. Hiçbir partinin burada yönetimi yok, hepimiz Mısırlıyız. Bu olayı bitirecek bir tek senaryo biliyoruz: Mübarek gitmeli, partisi iktidarı terk etmeli sonra onlarla mahkemelerde onları yargılamak için buluşuruz. Her şeye en baştan başlamaya hazırız. Bu rejim yıkılmalı.”

11:30 : Milyonlarca Mısırlı Direniş Haftası’na hazırlanıyor

Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda toplanan yüzbinlerce Mısırlı, Cuma günü milyonlarca kişinin katıldığı gösterilerin ardından Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’i görevi bırakmaya zorlamak üzere bir hafta sürecek “direniş haftası”na başladı. Bu hafta içerisinde Pazar, Salı ve Perşembe günleri yine milyonların katılacağı protesto gösterileri düzenleneceği kaydedildi. Görgü tanıkları, meydanı dolduran protestocuların çoğunun uzun süreli bir direnişe hazırlandığını ve yanlarında battaniye ve yiyecek getirdiğini söyleyerek, büyük bir kısmının bugün (6 Şubat Pazar) yapılacak milyonluk protesto gösterisi için geceyi meydanda geçirdiği belirtildi. El-Cezire kanalına açıklamada bulunan kaynaklar, Mısırlı Hıristiyanların bugünkü Pazar ayinini Tahrir Meydanı’nda yapacağını bildirdi. Görgü tanıkları, göstericilerin meydanın ana girişlerinde kontrol noktaları oluşturdukları ve rejim yanlısı “baltacılar”ın olası bir saldırısına karşı koymak için hazırlık yaptıklarını söyledi. Öte yandan, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in partisi Ulusal Demokratik Parti’nin üst düzey yönetim kadrosu, protestoculara karşı bir iyi niyet gösterisi amacıyla istifa etti. Mısır devlet televizyonu verdiği haberde, Cumhurbaşkanı Mübarek’in parti genel başkanlığından istifa ettiğini duyurdu. İstifa edenler arasında, Mübarek’in oğlu Cemal Mübarek ve Genel Sekreter Safvet Eş-Şerif’in de olduğu kaydedildi.

11:47 : Mısır siyasi partileri Ömer Süleyman’la görüşüyor

Mısır’daki siyasi hareketlerle Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman arasındaki görüşme, 11:00’de başladı. Tahrir meydanında bulunan milyonlar başta olmak üzere ülke genelindeki onmilyonlar rejimle müzakereye sıcak bakmıyor.
Hüsnü Mübarek’in yardımcılığına getirilmiş olan Ömer Süleyman yıllardır istihbarat başkanı olarak halka karşı işlenen cinayetlerin en büyük sorumlusu olarak görülmektedir.

12:32 : Kifaye Hareketi: Rejimle müzakereleri kabul etmiyoruz

Al Alam TV televizyonuna konuşan Kifaye Hareketi liderlerinden Kerime Hafnavi: “Tahrir meydanının boşaltılmaması için onbinlerce kişi dün geceyi de meydanda geçirdi. Şimdi direniş haftasının başındayız. Hüsnü Mübarek gidinceye kadar direnmek dışında başka bir seçeneğimiz yok. Biz, asla geri adım atmayacağız. Dün, bizi meydandan çıkarmak için çalıştılar ama başarılı olamadılar. Rejimle herhangi bir müzakereyi asla kabul etmiyoruz. Müzakerenin anlamı şehidlerin kanını satmaktır.”

12:39 : Eymen Nevfel’i Gazze’de binlerce kişi karşıladı

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı Şeyh İzzeddin El-Kassam Tugayları komutanlarından Eymen Nevfel, dün akşam (5 Şubat Cumartesi) Gazze Şeridi’ne ulaştı. Mısır zindanlarında üç yılı aşkın bir süredir tutulan Nevfel’i Gazze’de binlerce kişi karşıladı. El-Kassam Tugayları komutanı Eymen Nevfel Gazze Şeridi’ne Rafah Kapısı’ndan giriş yaptı.
Eymen Nevfel’in Mısır’da Hüsnü Mübarek rejiminin devrilmesi ve Mübarek’in görevi bırakması talebiyle başlatılan gösterilerin ardından Mısır cezaevlerinden salıverilen tutuklu ve mahkumlarla birlikte serbest bırakıldığı kaydedildi.
Hamas hareketi üyelerinden ve Gazze halkından binlerce kişinin Eymen Nevfel’i En-Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki evinin önünde beklediğini ve Nevfel’in tekbirlerle ve İslami marşlarla karşılandığını bildirdi. Mısır güvenlik güçleri, Eymen Nevfel’i 27 Ocak 2008′de ablukadan bunalan binlerce Gazzeli ile birlikte günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere Mısır topraklarına girdiğinde gözaltına almıştı. Mısır güvenlik güçlerinin cezaevinde bulunduğu süre içinde Nevfel’e ağır işkenceler yaptığı ve direniş güçleri tarafından esir tutulan Siyonist asker Gilad Şalit hakkında bilgi edinmeye çalıştığı kaydedildi.

13:17 : Tahrir meydanında milyonlar şehidlerini anıyor

Mısır kıyamının 13.gününde 6 Şubat 2011 gününü Şehidler Günü ilan eden Mısır halkı ülke genelinde onmilyonluk gösterilere başladı.Tahrir meydanında toplanan milyonlar cemaat halinde kılınan öğle namazının ardından rejim aleyhtarı gösterilerine başladı.Toplumun her kesiminden katılımlar devam ederken, Mısır hristiyanları da yoğun bir şekilde kıyama destek vermeye devam ediyor.

13:44 : Rejimle müzakere halkın kıyamına hizmet etmiyor

Kifaye Hareketi liderlerinden Abdulhalim Kandil yaptığı açıklamada “Halkın, Mübarek gitmeden rejimle müzakareye karşı çıktığı bir dönemde siyasi partilerin Ömer Süleyman’la müzakereye başlaması, halkın kıyamına hizmet etmiyor. Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi, ilk müzakereden sonra hata yaptığını, yolun çıkmaz sokak olduğunu anlayacak. Biz, 10 hareketle toplanıp, Mübarek gitmeden önce müzakerelere katılmama kararı almıştık.” dedi.

14:49 : Mısır borsası yarın da açılmayacak

Mısır’da yaşanan gösteriler nedeniyle borsada Salı günü de işlem yapılamayacak. 13.gününe giren protestoların dünya borsalarına yüz milyar dolardan fazla kayıp yaşattığı bildirildi.Mısır’da bugün bazı bankalar açılırken, halen bir çok fabrika kapalı durumda.

14:52 : Parti çıkarları halkın çıkarlarının önüne geçmemelidir

Kifaye Hareketi liderlerinden Bahaeddin Şaban yaptığı açıklamada “Mısır’daki kıyamın gücü, herhangi bir parti ya da grubun kontrolünde olmamasıdır. Muhalefetin rejimle müzakereyi kabul etmesinin sebebi, parti çıkarlarını halkın çıkarlarına öncelemesidir.” dedi.

15:16 : Mısır’da anayasadaki değişiklikler için komite kurulacak

Mısır’da iktidar ile muhalefet grupları, anayasada değişikliklerle ilgili olarak mart ayına kadar bir komitenin kurulmasında anlaştı.Mısır Hükümet sözcüsü Magdi Radi, önümüzdeki ayın ilk haftasına kadar anayasada yapılması gerekli değişiklikleri hazırlayacak bir komitenin kurulacağını açıkladı. Sözcü, yargı erkini ve bazı siyasileri kapsayacak bir komitenin kurulmasında anlaşma sağlandığını belirtti. Hükümetin muhalefetle görüşmesine Müslüman Kardeşler ile 25 Ocaktan bu yana düzenlenen gösterilerde yer alan bazı gruplar katıldı. Siyasi partiler görüşmelere katılırken halkın rejimle müzakere yapılmaması istediği bildiriliyor.Bu arada etkili hareketlerden olan 6 Nisan ve Kifaye müzakerelere kesin bir dille karşı çıktı.Mısır’da bugünkü görüşmeyle, 50 yıl sonra ilk kez iktidar, Müslüman Kardeşler Hareketi ile masaya oturmuş oldu.

15:35 : 6 Nisan: Müzakereler Mısır halkını bağlamıyor

6 Nisan Gençlik Hareketi yaptığı açıklamada “Hükümet ile muhalefet arasındaki ittifak bizi bağlamıyor. Mübarek’in gitmesi talebinde kararlıyız. Mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir.” dedi.6 Nisan Gençlik Hareketi 13.gününe giren Mısır kıyamının en önemli yönlendirici hareketlerinden bir tanesidir.

15:44 : Rehber İmam Hamaney’in Mısır Kıyamı Hutbesi

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in 4 Şubat 2011 Cuma günü İran İslam Cumhuriyeti’nin başkenti Tahran’da okumuş olduğu cuma hutbesi:
Bimillahirrahmanirrahim.
Dünyanın dört bir yanındaki İslam ümmetinin evlatlarına selam olsun. Bugün İslam dünyasında büyük ve geleceği değiştirebilecek olaylar oluyor. Bu olaylar bu bölgedeki kibirlenme denklemini İslam’ın ve halkların lehine değiştirebilir, onur ve izzeti Arap ve İslam halklarına geri verebilir, Batı ve Amerika’nın köklü halkların üzerine onlarca yıldır indirdiği zulüm, zelil kılma ve aşağılanma tozunu silebilir.Bu mucizevî olay Tunus halkıyla başladı ve zirvesine şanlı Mısır halkıyla ulaştı.İslam ve Batı dünyası nefesini tuttu. Her birinin kendine göre sebepleri var. Herkes büyük Mısır’da, son yüzyılın üstün şahsiyetlerinin, Muhammed Abduh, Seyyid Cemal, Saad Zağlul, Ahmet Şevki, Abdunnasır, Hasan el-Benna’nın Mısır’ında, 1967 ve 1973 Mısır’ında olacakları bekliyor.Herkes Mısırlıların kararlılık bayrağının ne kadar yükseleceğini gözlüyor. Bu bayrak -Allah göstermesin- aşağıya inecek olursa bundan sonra karanlık bir döneme girilecek ama zirvede dalgalanırsa göklere erişecek.Tunus halkı Amerika’nın uşağı, dine düşmanlığını açıkça ilan eden hain liderini kovmayı başardı. Ama bunun istenen bir sonuç olduğunun zannedilmesi hata olur.İşbirlikçi rejim baştakilerin gitmesiyle düşmez. Baştaki sembolik kişilerin yerine diğerleri gelirse hiçbir şey değişmez aksine bu insanların önüne koyulan bir tuzaktır.
İran’daki büyük İslam devriminde defalarca halkımızı böyle bir tuzağa düşürmeye çalıştılar. Ama halk bilinçli davrandı ve büyük lider düşmanların tuzağının farkında olduğu için bunu sonuçsuz bıraktı ve yoluna devam etti.Mısır ise benzersiz bir model, çünkü İslam dünyasında benzeri olmayan bir ülkedir. Mısır İslam dünyasında Avrupa kültürüyle ilk tanışan ve yine bu kültür saldırısının ve ona karşı koymanın tehlikelerini ilk fark eden ülkedir.Mısır II. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsız bir devlet kurmuş, Süveyş kanalının millileştirilmesinde ulusal çıkarlarını savunmuş, bütün gücüyle Filistin tarafının yanında yer almış ve İslam dünyasında Filistinlilerin sığınağı olarak bilinen ilk ülkedir.Seyyid Cemal Mısırlı değildi ama Müslüman Mısır halkının dışında büyük derdini anlayacak kimse bulamadı. Mısır halkı siyasi ve dini mücadele alanlarında liyakatini kanıtladı ve şerefli konumunu tarihe yazdı.Muhammed Abduh ve öğrencileri, Saad Zağlul ve ona tabi olanlar sıradan kişiler değillerdi. Onlar cesur, üstün ve Mısır’ın onlar ve onlar gibilerle haklı olarak övündüğü bilinçli kişilerdi.Kültürel, dini ve siyasi bu derinliğiyle Mısır Arap dünyasında liderlik makamına oturdu. Mısır’daki mevcut rejimin işlediği en büyük suç bu ülkeyi bu yüce konumdan Amerika’nın bölge düzeyindeki siyasi oyununda bir kukla konumuna düşürmesi oldu.Bugün Mısır halkında gördüğümüz bu patlama, işbirlikçi diktatörün halkına karşı işlediği bu ihanete verilen en güzel cevaptır. Bugün meydanlar Mısır halkının intifadasıyla ilgili bin bir çeşit yorumla çalkalanıyor. Bu alanda herkes kendi kabını dolduruyor ama Mısır halkını tanıyan herkes Mısır’ın bugün onurunu ve izzetini müdafaa ettiğini çok net anlıyor.Mısır onurunu iki paralık eden ihanetlere uğradı. İzzetin zirvesinde olan bir halkı onun düşmanlarının gururunu okşamak ve büyüklük taslamak için zelil ettiler. Mısır’ın Filistin davasına karşı olan tavrı, Mısır’ın konumu için önemli bir model teşkil ediyor. Filistin onlarca yıldır bölge sorunları içinde ilk sırada yer alıyor. Bu bölgenin sorunları ve araçları, hiçbir ülkenin kendisini Filistin davasından bağımsız olarak düşünemeyeceği bir şekilde birbirine bağlı ve iç içedir.Sadece iki yön vardır. Ya Filistin’e ve onun haklı davasına destek verilir ya da karşı cephede yer alınır. Bölge halkları ise başlangıçtan itibaren tavırlarını bu taraftan yana koydular. Herhangi bir rejim Filistin davasına destek vermeye yönelince halkının ve Müslüman-Arap halkların sevgisini kazanır.Mısır 60’larda ve 70’lerin başlarında bunu denedi ama karşı safta yer aldığında halk buna karşı çıktı. Mısır’da devlet ile halk arasında Camp David Anlaşması’ndan sonra derin bir uçurum oluştu.Mısır halkı 1967 ve 1973’te Filistin’e yardım etmek için değerli ve kıymetli olan her şeyi feda etti ama liderlerinin Mısır’ın Siyonist düşmanın vefalı bir müttefiki olacak kadar Amerika’ya itaat ettiğini ve onun işbirlikçisi olduğunu kendi gözleriyle gördü.Amerika’nın Mısır liderlerine hükmetmesi bu halkın, Filistin’e yardım için harcadığı bütün çabaları boşa çıkardı, Mısır rejimini Filistin’in amansız düşmanı Siyonistlerin ise en büyük hamisi haline getirdi. Mısır’ın ortağı Suriye ise uğradığı yoğun Amerikan baskısına rağmen 67 ve 73 savaşlarında bağımsız konumunu korudu.
İşbirlikçi Mısır rejimi tarihte ilk defa Mısır halkının, hükümetini İsrail’in Gazze’ye karşı açtığı savaşta İsrail safında yer alırken ve sadece yardımlarla değil düşman cephesini desteklemede aktif olarak çalışırken görmesine sebep oldu.
Tarih Hüsnü Mübarek’in, 22 gün boyunca devam eden kesintisiz bombardıman altında kadınların, erkeklerin ve çocukların öldüğü Gazze savaşında ve savaş öncesi ve sonrasında Gazze’ye uygulanan ambargoda İsrail ile Amerika’nın yanında yer aldığını unutmayacak.Mısır halkı o günlerde ne zorluklar yaşadı. Televizyon kanalları Filistinli kardeşlerine yardım edebilmek için imkân bulamadıklarından ötürü ağlayan Mısırlıların duygularını bize aktardı.Bu halk bundan daha fazlasını kaldıramaz, artık canına tak dedi. Kahire ve diğer Mısır şehirlerinde gördüklerimiz, hain, işbirlikçi ve İslam düşmanı bu rejimin tavrı karşısında senelerdir özgür Mısırlı kadın ve erkelerin kalbinde biriken düğümün ve kutsal öfkenin patlamasıdır.Müslüman Mısır halkının uyanışı, İslami ve özgürlükçü bir harekettir. Ben İran halkı ve İran devrim hükümeti adına Mısır ve Tunus halkını selamlıyor ve Allah’tan sizlere zafer bahşetmesini niyaz ediyorum. İntifadanızla övünüyor ve gurur duyuyorum.Mısırlı ve Tunuslu kardeşler! Şüphesiz ki halkların dirilişi coğrafi, tarihi, siyasi, kültürel şartlarına bağlıdır. Mısır, Tunus ve başka bir ülkede 30 sene önce İran’da olan büyük İslam devrimi benzeri bir şeyin olmasını bekleyemeyiz. Ama ortak noktalar da yok değildir. Her bir halkın deneyimleri diğer halklar için faydalı olabilir.
İçinde bulunduğumuz koşulda faydalı olabileceğini düşündüğümüz tecrübeler şunlardır:İlk olarak: Halkların dirilişi aslında iki irade yani halkın iradesiyle onun düşmanlarının iradesi arasında süren bir savaştır. Hangi taraf daha güçlü ve kararlı ise, zorluklara daha çok tahammül edebiliyorsa sonuçta kazanan o olur.Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Şüphesiz rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vaat olunan cennetle sevinin” derler.Âlemlerin rabbi resulüne şöyle sesleniyor: “İşte onun için sen davet et, emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma.”Düşman güç kullanarak ve aldatmacayla sizin iradenizi zayıflatmaya çalışıyor. İradenizin zayıflamasına karşı dikkatli olun.İkinci olarak: Düşman hedeflerinizi gerçekleştiremeyeceğinize dair içinize umutsuzluk düşürüyor. Ama ilahi vaat şöyle diyor: “Biz ise o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları mukaddes topraklara varis kılmak istiyorduk.” Allah’ın vaadine tam olarak güvenin zira o şöyle buyuruyor: “Allah ona yardım edenlere yardım edecektir. O güçlüdür, azizdir.”
Üçüncü olarak: Düşman tam teşekküllü güvenlik güçlerini üzerinize salıyor ki insanlar arasında korku ve kaos oluşsun. Onlardan korkmayın, sizler bu paralı uşaklardan daha güçlüsünüz. Sizler şuan Allah’ın ayetinde buyurduğu duruma benzer bir aşamadasınız: “Sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüze galip gelirler.” Sizler Allah’a tevekkül edip kaosun, terörün ve saçmalıkların üstesinden gelmek isteyen gençlere güvenebilirsiniz.Dördüncü olarak: Halkların diktatörler ve işbirlikçi liderlerle mücadelede sahip oldukları önemli silah birlik ve kaynaşmadır. Düşman bin bir yol deneyerek sizin aranızı ayırmaya çalışıyor. Bunun için ayrılık noktalarını bulup çıkarıyor, sapkın sloganları gündem ediyor ve hain başkana alternatif olsun diye güvenilir olmayan isimleri ortaya atıyor. Din ve ülkeyi düşmanın işbirlikçilerinin şerrinden koruma merkezinde kaynaşmanızı koruyun. “Topluca Allah’ın ipine tutunun ve ayrılmayın.”Beşinci olarak: Amerika ve Batı’nın oynadığı role ve sizin dirilişinizde uyguladıkları siyasi manevralara güvenmeyin. Bunlar günler önce bu düzenbaz rejimi destekliyorlardı şimdi ise onu korumaktan ümitlerini kestikten sonra “halkların hakkı” senfonisini çalmaya başladılar. Bunlar bununla işbirlikçileri diğerleriyle değiştirmeye, kendi işbirlikçilerini size dayatmak için bazı yüzlere ışık tutmaya çalışıyorlar. Bu halkların duygularıyla oynamaktır. Bunu kabul etmeyin, bağımsız, halkçı, Müslüman bir rejimin istikrarından daha azına razı olmayın.Altıncı olarak: İçinde bulunulan durum din âlimleri ve mücadele tarihleriyle Ezher ulemasından net bir şekilde destek bekliyor. Halk, devrimine camiler ve Cuma namazlarından başladığı ve Allah-u Ekber sloganını atmaya başladığı vakit, ulemanın daha net bir tavır alması beklenir ve bu yerinde bir beklentidir.Yedinci olarak: İsrail’le en az iki savaşa girme madalyonunu göğsünde taşıyan Mısır ordusu, bugün büyük tarihi bir imtihanla karşı karşıya. Düşman onu kitlelere baskı uygulamaya sevk etmek istiyor. Bu olursa -Allah göstermesin- bu ordu için onulmaz biri yara açar. Mısır ordusu önünde titreyenin Mısır halkı değil İsrail ordusu olması gerekir. Mısır halkının evlatlarından oluşan Mısır ordusu inşallah kitlelere katılacaktır. O zaman bu tatlı tecrübe Mısır’da bir kez daha tekrar edecek.Sekizinci olarak: Mısır halkının iradesine karşı 30 yıldır işbirlikçi liderleri destekleyen Amerika şuan Mısır meselesinde nasihatçi ya da arabulucu konumunda olamaz.Bu konuda Amerika’nın atacağı her adıma ve vereceği nasihate şüphe gözüyle bakın ve güvenmeyin.Kardeşler! Mısır halkının uyanışının siyaset ve yönetici seçkinler topluluğu tarafından koordineli ve istişareli bir şekilde yönetildiğini çok net bir şekilde anlayabiliriz. Allah’tan onlara yardım etmesini niyaz ediyoruz. Burada zikrettiklerimiz bizim tecrübelerimizdir. Ben de din kardeşiniz olarak ve dini yükümlülükten hareket ederek size bu tecrübeleri sundum.Ey Mısırlılar! Düşmanın medya boruları 30 sene önce “İran müdahale etmek istiyor, Mısır’da Şiiliğin yayılmasını, velayet-i fakihliği Mısır’a ihraç etmeyi istiyor” dediği gibi şimdi de sesini yükseltecek. 30 senedir bu yalanlarla kulaklarımız doldu. Bunun amacı halkların arasına nifak sokmaktır bazı işbirlikçiler de bunları tekrarlamaktadır. “Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak.”Bu bağlar bizi, İslam’ın bize yüklediği sorumluluğu eda etmekten asla alıkoyamaz. Sözlerimi böylece noktalıyor ve hem kendim hem de sizler için Allah’tan bağışlanma diliyorum. Bismillahirrahmanirrahim. Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu.

16:21 : ABD ve Kanada halkları Mısır kıyamına destek verdi

Dün Amerika’nın bazı kentlerinde binlerce kişi Mısırlı göstericilere destek vermek amacıyla gösteriler düzenledi.Associated Press; dün New Orleans’ta federal binanın dışında toplanan binlerce kişi Mısır Başkanı Mübarek’in yönetimden çekilmesini isteyerek Mısırlı protestoculara taleplerini gerçekleştirene dek gösterilerini sürdürme çağrısı yaptıklarını duyurdu. Bununla birlikte Atlanta’da yüzlerce kişi CNN televizyon binasının önünde bir gösteri düzenledi. Seattle’de ise Mısır asıllı göstericiler Mübarek’in gitmesini talep eden pankartlarla gösteri düzenlerken Kanada’da yüzlerce kişi Montreal sokaklarına döküldü. Quebec, Ottow, Tooronto, Halifax ve Vancouver kentleri benzer gösterilere tanık olurken göstericiler Mısır Konsolosluğuna yürüdü. Farklı uyruklardan oluşan bir topluluk ise Mısırlı göstericilerle dayanışma amacıyla Avrupa Birliği Merkezinin karşısında toplandı.

16:45 : Kahire’de en az 2 milyon kişi gösteri yapıyor

Mısır kıyamı 13.gününe girerken bugün (6 Şubat 2011 Pazar) ülke genelinde düzenlenen gösterilere onmilyonlarca kişinin katılmaya devam ettiği bildirildi.Mısır’ın başkenti Kahire’de en az 2 milyon kişinin gösteri yaptığı bildirildi. Kahire’nin girişlerinin kapatılmasına ve bir çok sıkıntı çıkarılmasına rağmen Mısır halkı akın akın meydanlara gelmeye devam ediyor.

16:53 : Mübarek gitmedikçe müzakere yapılmayacak

Tahrir meydanındaki Mısırlı gençlerden Nevvara Necm, El Cezire’ye yaptığı açıklamasında “Tahrir meydanı, Mübarek gitmediği sürece müzakerelere karşı çıkıyor” dedi.6 Nisan Gençlik Hareketi’de “Ömer Süleyman’la görüşmeyeceğiz.” şeklinde açıklama yaptı.

16:57 : Mansura kentinde yüzbinler gösteri yapıyor

6 Şubat 2011 Mısır Şehidleri Günü dolayısıyla düzenlenen onmilyonluk gösterilere Mansura halkı yüzbinlerce kişi ile destek veriyor.Mübarek rejiminin devrilmesi isteği ile başlayan Mısır kıyamı 13.gününe girerken halk her geçen gün daha da artan bir katılımla gösterilerini sürdürmeye devam ediyor.

17:29 : Ezher şeyhi Rehber’in açıklamalarına tepki gösterdi

Korsan rejim İsrail’in uşaklığını yapan Mısır rejimine karşı bugüne kadar hiçbir olumsuz açıklama yapmayan ve Batılı ülkelerin Mısır’ın içişlerine karşı müdahalesine sessiz kalan Ezher Şeyhi Ahmet El Tayyib, Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in açıklamalarına tepki gösterdi. Ezher Şeyhi Ahmet El Tayyib İran’dan Mısır’ın içişlerine karışmamasını istedi.

17:38 : Zalimlere rağmen cezaevinden kurtulmayı başardık

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı Şeyh İzzeddin El-Kassam Tugayları komutanı Eymen Nevfel, Mısır zindanlarından kurtulup dün akşam (5 Şubat Cumartesi) Gazze Şeridi’ndeki evine ulaşmasının ardından yaptığı açıklamada, zalimlere rağmen serbest kalmayı başardıklarını söyledi. Nevfel, karşılamaya gelen binlerce Gazzeli vatandaşın arasında yaptığı açıklamada, Mısır zindanlarındaki esareti boyunca kendisine destek veren basın-yayın organlarına ve çeşitli faaliyetler düzenleyen Filistin halkına teşekkür etti. Mısır’daki cezaevinden çıkışları sırasında nöbetçi askerler ve gardiyanların açtığı yoğun ateşle karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Nevfel, bu sırada hafif şekilde yaralandığını söyledi. Mısırlı tutukluların ailelerinin müdahaleleri ve yaşanan dramatik olayların sonucunda serbest kaldıklarını belirten Nevfel, Mısırlı tutukluların ailelerinin cezaevini basarak nöbetçilere ve gardiyanlara ateş açtıklarını bildirdi. Mısır güvenlik güçleri, Eymen Nevfel’i 27 Ocak 2008′de ablukadan bunalan binlerce Gazzeli ile birlikte günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere Mısır topraklarına girdiğinde gözaltına almıştı. Cezaevinde bulunduğu süre içinde direniş güçlerinin elinde bulunan Siyonist asker Gilad Şalit hakkında bilgi almak amacıyla Nevfel’e ağır işkenceler yapıldığı belirtildi.

18:04 : Mısır halkı Tahrir meydanında geceleyecek

Mısır kıyamı 13.gününe girerken bugün (6 Şubat 2011 Pazar) ülke genelinde düzenlenen gösterilere onmilyonlarca kişinin katılmaya devam ettiği bildirildi.Mısır’ın başkenti Kahire’nin Tahrir meydanında yüzbinlerce kişi gösteri yapmaya devam ederken, bugün onbinlerce kişinin meydanda geceleyeceği bildirildi.Tahrir meydanına onbinlerce battaniye getirilirken, çadırların sayısı da artırıldı.

18:21 : Mansura’da gösterilere 250 bin kişi katıldı

6 Şubat 2011 Mısır Şehidleri Günü dolayısıyla düzenlenen onmilyonluk gösterilere Mansura halkı en az 250 bin kişi ile destek veriyor.Mübarek rejiminin devrilmesi isteği ile başlayan Mısır kıyamı 13.gününe girerken halk her geçen gün daha da artan bir katılımla gösterilerini sürdürmeye devam ediyor.

22:00 : Müslüman Kardeşler yapılan görüşmeleri değerlendirdi

Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi Genel Mürşidi Muhammed Bedii, bugün Ömer Süleyman’la Müslüman Kardeşler ve diğer bazı siyasi hareketlerin temsilcileri arasında gerçekleştirilen görüşmeleri değerlendirdi.Bedii’nin yazılı açıklamasının tam metni:Dün yaptığımız ve ilke, ortam, şekil ve konu bakımından diyaloga karşı tavrımızın ne olduğunu izah ettiğimiz açıklamaya ek olarak ve ilk diyalog turunun tamamlanmasından sonra, geleceğini belirlemede özgür olan Mısır kamuoyunun görüşüne ve halkın hakkına bağlı kalarak son derece şeffaf ve dürüst bir şekilde tavrımızı ve bu turda olanları sunuyoruz.-Bizler yüce Mısır halkının bir parçası olduğumuzu vurguluyoruz, ondan ayrılmamız ve sorumluluğumuzu üstlenmede ya da iyi ve kötü günde, fedakârlıkta bu halkın yanında olma görevimimizi yerine getirmede ihmalkâr davranmamız mümkün değildir.-Bizler dokusunun bir parçası olduğumuz Mısır halkının bütün isteklerinden yana aldığımız tavrı değiştirmiyoruz.-Biz bu istekleri doğrudan yeni yetkililere iletmek ve onların bunlara karşılık vermede ne kadar ciddi olduklarını ölçmek aynı zamanda da halkımızın ve ülkemizin rejimin inatçılığı nedeniyle daha fazla zarara girmesine engel olmak için bu diyaloga girmeyi kabul ettik.-Bu diyaloga girmemiz devrimin, halkın ve vatanın menfaati içindir. Biz bu devrimin devam etmesini, hedeflerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden emin olmak için istiyoruz.-Biz ulusal, siyasi, halkçı ve genç güçlerin birleşmesini çok istiyoruz. Bu nedenle bu diyalogun toplu yani bu mübarek devrimde çok büyük katkısı olan gençlerin de başında bulunduğu vatanın bütün gruplarının temsil edileceği bir şekilde yapılmasını şart koştuk ki yetkililer halkın görüşünü ve görüş birliğine varılmış isteklerini duysun. Bazı güçler diyalogun bu turuna katılmamış olsa da bir sonraki turda muhakkak olacaklardır.-Halk ile rejim arasında kaybedilen güveni biraz olsun canlandırmak için diyalogun şuan ki ortamdan farklı bir ortamda geçekleşmesini istedik. Bu nedenle halkı tatmin etmek, ciddi olunduğunu ve diğer isteklere karşılık verme hüsnüniyetinin taşındığını kanıtlamak için kanuni ve anayasal uygulamalara gerek duymayan pekçok ıslahatın hemen yapılmasını istedik.-Özel bir gündemimiz yok ve yalancıların iddia ettiği gibi dalgaya kapılmak istemiyoruz. Defalarca iktidarı istemediğimizi, hiçbir makamda gözümüzün olmadığını ve aynı zamanda başkanlık için aday göstermeyeceğimizi söyledik.-Bu diyalogda üzerinde anlaşılan en önemli noktalar şunlardır:*25 Ocak’ta başlayan halk hareketinin onurlu ve ulusal bir hareket olduğunun kabul edilmesi.
*Göstericilerin can güvenliğinin sağlanmasının ve onların, isteklerinin yerine getirildiğini gözlemlemek ve düşüncelerini ifade etmek için herhangi bir zamanda barışçı gösteriler yapma hakkının olduğunun kabul edilmesinin zorunluluğu.
*Güvenlik koşullarının düzeltilmesi ve herhangi bir seçim öncesi olağanüstü halin kaldırılması.*76, 77 ve 88. maddelerin değiştirilmesi ve yönetime barışçı geçiş sürecinin gerektirdiği diğer anayasal değişiklerin yapılması.*Yargı üyeleri ve bazı siyasi şahsiyetlerin katılımıyla bir komisyonun kurulması, bu komisyonun anayasal değişiklikleri, mart ayının ilk haftasında süresi dolacak olan ve anayasayı tamamlayıcı bazı kanunlarda yapılması gerekli olan mevzuat değişikliklerini önermesi ve incelemesi.*Yolsuzluk yapanların takibe alınması ve güvenliğin çökmesine sebep olanların sorgulanması, gençlere ateş açılmasını emreden ve ateşi açanların hemen yargılanması.*Basın organlarının ve iletişimin serbest bırakılması, faaliyetlerine kanun hükmünü aşan hiçbir sınırlama getirilmemesi, sonrasında da halkın devrimini karalamaya yönelik basın kampanyalarının durdurulması.*Bağımsız ve halk içinden şahsiyetleri ve halk hareketlerinin temsilcilerini barındıran, anlaşmaya varılan şeyin güvenilir bir şekilde uygulanmasını takip eden ulusal takip komisyonunun kurulması.Halkın diğer isteklerinde anlaşmaya varılamadı. Biz halkın isteklerinin yanındayız. Son söz halkındır.Biz bu diyaloga diğer tarafla eşit statüde girdik. Bu diyalogun devam edip etmeyeceğini belirleyecek olan, özgür irade ve rejimin halkın isteklerine cevap verip vermeyeceğidir. Bütün bunlar ve milyonluk gösteri halkın isteklerinin gerçekleşmesi için devam etmektedir. “Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah’tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.” (Ali İmran: 200)

Başa dön tuşu
Bugün 03 Şubat 2023 (14) içerik yüklenmiştir.